müslümanin zenginleşmesine karşı çıkan müslümanin hep fakir kalmasindan yana olan kendisine islami yazar yaftasi yapiştirmiş kişi, habertürkte bir yazisinda peygamberimiz 2 rekat namaz kılardi diyen, sonrasinda işi abartip dört halifeden biri Hz. osman'a iktidar onu bozdu diyebilme cüretinde bulunmuş kişi.
katildiği bir programda "dinde zorlama yoktur" ayetini dinde faşizm yoktur şeklinde çarpitildiğida görülmüştür. ayni programda dinde eşitlik vardir adalet ikinci plandadir diyen sonrada medine bildirisinde adaletli yönetimden bahsedildiğini söyleyerek kendiyle çelişmeye düşen kişi.
kısaca bu şahsa göre zengin müslümanlar olmasa türkiyede herşey yolunda olacaktir. tüsiada tek kelime etmişliği yoktur lakin müsiada etmediği kalmamiştir.
müsiaddan cevap; müslümanin zenginleşmesinden korkmayin müslüman zenginleştiğinde daha çok yardim yapar.
bir şovmen olduğu artık ateistlerce dahi anlaşılmış olan müslüman görünümlü materyalist.neden materyalist:meleklere inanmaz, hiçbir metafizik kavrama inanmaz.suret-i haktan görünmeye çalışan bir zavallı.
sosyalizmin hedefleri için islam ı kullanmakta ısrar ediyor kendileri. ısrarla sosyalist olmadığını söylüyor ve fakat fikri yapısını "sosyal islam" sloganıyla afişe ediyor. e be muhterem islam kendi başına yetmez mi diye sorsam müsbet cevap vereceksin biliyorum. o zaman ne diye islam ın önüne başka şeyler koymaya gayret ediyorsun.
iktidarı elinde bulunduran islami camiaya sosyalist, kemalist, solcu yazarlarla birlikte hücum etmesi ise kendisi için talihsizliktir.
habertürk te söz sende programına çıkmış olan konuşması ve siyaset ile din hakkındaki yorumları takdire layık olan , gerçekten tek başına kendi düşüncelerini kanıtlama mücadelesi içinde olan saygıdeğer yazar. eleştirilerini ciddi anlamda çok doğru noktalardan ve ön plana çıkma amacı gütmeksizin yapıyor.takip edilmesi gereken bir yorumcu.
tipik bir karmatîdir. kitaplarını keyifle okumama rağmen, hala içinde bulunduğu çelişkinin farkında değildir. gerçi o çelişkiyi şeriati de farketmiyordu. kuran bazlı b felsefenin sınıfsız topluma ulaşmasının olanaksızlığını umarım bir gün farkeder. yine de kavrulduğu kabın şeklini almak yerine, kabı kendi şekline uydurmaya çalışması takdire şayandır. islam ve kapitalizm kitabı, son 10 yıllık süreci, "içerden biri"nin gözüyle görmek için okunulasıdır.
ilmi seviyesi erol yarar ile münakaşa etmeye yetmeyecek kadar sığ, genel olarak dini kurumlara (oruç, zekat, hac, kurban gibi) savaş açmış, kendini müslüman olarak tanımlayan, akp rüzgarına tutunamamış, tutunanları tu kakalamış, fakir sümüklü islamcıların mehdisi, şişko ve çirkin sosyalist. her sosyalist gibi hastayı değil hastalığı, insanı değil insanlığı kurtarmaya çalıştığı, mikro değil makro baktığı için falan filan gibi uzatıp değerlendirmeye gerek duyulmayacak, sıkıntılı, islam tarihi ile ilgili cahil değilse de müfteri ilahiyattan terk bir adamdır.
ne komünistlere ne de islamcılara yaranabilen ilmiyle de kalemiyle de adalet savaşı veren ve kendini yalnız müslüman olarak tanımlayan biridir aynı zamanda.
ihsan eliaçık için dindar komünist yakıştırması tutmuş durumda. islam'ın akla uygun olmayan masal yanını kabul etmemesi de gerçek bir cesaret örneği, adam gibi bir islam dini isteyenler açısından desteklenmeli. (inanmıyorsanız bile islam adına yapılan iyi şeyleri desteklemelisiniz diye düşünüyorum: eninde sonunda bir ucu gelip sizin hayatınıza dokunuyor, temas ediyor çünkü.)
şu yazısı tarafımdan alkışlarla karşılanmıştır:
"islamın allaha ve ahiret gününe iman
dışında metafizik boyutu bulunmuyor. yegâna metafizik
boyut allaha ve ahiret gününe imandır. ruh, melek,
şeytan, cinn vs. hepsi fiziki âlemde olan bir takım olay,
durum ve hallerin din dilindeki ifadeleridir. bunları eski
dünya dinlerinde olduğu gibi ruhanî, nuranî, ezoterik
varlık kategorilerine sokup oradan bir sır ve tılsım çıkarmaya
çalışmanın ve mistik heyecanı orada aramanın
manası yoktur." söz ve adalet dergisi
takdir ettiğim ilahiyatçı. kim ne derse desin adam dini iyi yorumluyor. bir defa dinin özünde bencillik yoktur. sömürü yoktur. katliam yoktur. yoktur oğlu yoktur yani. adam en azından yobaz değil. sosyalizm ile dinler arasında bir bağ kurmuş ki bu bağı kurması anormal değil. her peygamber kendi dinini yayarken o dönem kendi coğrafyasında var olan otoritelere de karşı mücadele etmiştir. hz musa mesela. kendi dinini yayarken mısır kralı ve tanrı olarak görülen firavun un iktidarını da sarsmıştır. işçi sınıfı hareketleri de böyledir. çok sağlam gözüken burjuva hükümetlerinin varlığını tehdit edebilir. dinlere yönelik bakış açısı ve getirdiği yorum farklı, ama doğru bir yorum.
dinde zorlama yoktur (bakara,256) ayetini olabilecek en yanlış şekilde değerlendirmiştir.
dinde faşizm yoktur şeklinde açıklamıştır.
dinin kabulunde ve dinin uygulanmasında zorlama olmadığını ifade ederek insanları yanıltmıştır.
devamı için (#12795867)
"hadi, ulan yürü be" falan oluyor insan fakat özellikle sifil in karşısındaki çaresizliği ve sifil den edinilen istifadeyle. islam ı sosyalizmin içine sokmak gibi belki iyi niyetli ama çok yanlış bir düşünce içine kapıldığını gördük. bildiğimiz gibi islam tamamen eşit olmayı savunmaz aslında. olmayın demez fakat zengine sen neden zenginsin diğeri fakir demez. ikisi de imtihandan geçiyorlar.
"bazan bir şeyi kerih görürsünüz. halbuki o şey sizin için bir hayırdır. ve bazan da bir şeyi seversiniz, halbuki o şey sizin için bir şerdir. ve allah teâlâ bilir, sizler ise bilmezsiniz." bakara-216.
bu açıdan da bakmak gerekir. abdülkadir geylani afiyet e de bela ya da kapılmamak gerektiğini, ikisinin de imtihan olduğunu söyler ve muhakkak ecirleri de farklı olacaktır.
eliaçık ın düşünce yapısı sosyal adalet, eşitlik, insanca yaşama adına değerli görüşler olabilir fakat ayetleri çarpıtarak ve bunları islam ın bir emri, hz. peygamber in bir sünneti gibi göstererek ifade etmesi sakıncalıdır. zekatın yetmeyip, eldeki fazla malın infak edilmesinin farz olduğunu söylemek sağlıksız bir yaklaşımdır.
eliaçık ın tasvip ettiğim bazı yönleri yok değil. kandil tartışması üzerinden savunduğu düşünceler gerçekten önemli. bir diğeri de "otel önü iftarları" yalnız dün sırrı süreyya önder de katılmış, bu noktada da gözümden düştü. diyalogcu oldular vesselam.