iett şoförünün hoş olmayan davranışları

entry32 galeri0
    1.
  1. durakta beklerken tam olarak nerede duracaklarını bir türlü kestiremediğimiz trafik budalaları. (istisnalar hariç)
    0 ...
  2. 2.
  3. 500 es'e ( davutpaşa - tuzla arası ) mecidiyeköy dendiği zaman şöför akbil basar arkasından siz basarsınız böylece 80 yeni kuruş düşer. karşıya giden otobüslerde genelde böyledir.

    biz de iki tane davutpaşa'dan mecidiyeköy'de inecek olan eleman olarak bende akbil bulunmamaktadır. arkadaş da şöföre söylemeden bi kere basar akbili. böylece 1.60 lira düşer. şöföre deriz 2'miz de m.köy'de inecez.

    ama gel gör ki şöför 10 dk olmaz der..niye? bilmem..
    0 ...
  4. 3.
  5. otobüsün içinde insan değil mal olduğunu düşünerek vasıta kullanmaları.
    0 ...
  6. 4.
  7. yollar biraz sakindir, istanbulun tepelerinden birinde yavaş yavaş yaz sıcağında gidilmektedir, şoför arkadaş ve biletçisi, ki bunlar halk otobüslerinde yol boyu muhabbet eden bir ikili olurlar, koyu muhabbetlerine bir an ara verir. otobüs durmuştur, durak falan değildir, hayırdır diye bakınan ben, ilginç bir olaya şahit olur. biletçi arkadaş az önce geçtikleri marketten üzerine oturacağı bir kilim satın alır, sözde koşarak geri döner, şoförle agalahahagugu şeklinde gülüştükten sonra yola devam edilir. tabi canım ne demek, siz alışverişi yapın pazara falan gidin, biz bekleriz...
    0 ...
  8. 5.
  9. sıcak havalarda otobüsün klimasını açmamak.
    2 ...
  10. 6.
  11. 29.
  12. Az önce başıma gelen diyalogtur. taksimden beşiktaşa son araç 24.00 da kalkmaktadır. şahsım bunu bildiğinden ve her hafta aynı hattı Yalova dan gelirken kullandığından taksime gelip durağa ilerler. Durakta bekleyen otobüsü görüp camı tıkladığımda içeriden belli belirsiz sözler duyup şaşırdım. bir daha tıklayıp "kaptan siz gidiyorsunuz değil mi?" diye sorduğumda o muhteşem cevap geldi:
    "yok kardeşim 20 dk sonra kalkacağım ben."
    bu cevaba rağmen sakin olan şansım yine kibarca :
    "Tamam bekleyeyim ben "
    diyince şoförün kendisi ve öne oturmuş dalkavuğu gülmeye başladılar. Benim de 2 saatlik sallantılı deniz yolculugumla zayıflayan sabrımin son tanelerini tüketmiş oldular. Haliyle "insan" sıfatından çıkıp saldırgan sıfatıyla "ne yapacaksınız 20 dk dışarıda mi bekleteceksiniz beni ?!" diye sorunca, bam telimin 2. gerilmesine sebep olan o muhteşem cevap gecikmedi.
    "iyide akbilim açık degil "
    yanıtsa kendisinin cevap verme niteliğini elinden alırcasına ve zafer doluydu :
    "kardeşim akbil basmayacağım mı dedim sana?! ben anladım kaptan ver bana beyaz masanin numarasını sen..." dememle, "tamam kardeşim geç otur ya" cevabi ve sakinleşme gecikmedi. Acaba neden insanlıktan anlamamıştı bu gün kaptan? oysa olabildiğine çözüm odakliydim ve kıyafetimde de hiç suriyeli havası yoktu. Sırtımdaki çantam, elimdeki valizim ve yorgun suratimla uzun bir gün geçirdiğimi paylaşıyordum kendisiyle...
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük