arkalarında aslında hiçbir devlet güvencesi yoktur. hukuki olarak "alayına gider" yapabilirsiniz. ancak ana durağa yakın bir yerdeyseniz, kavga etmeyiniz. sayıları ani bir yükseliş gösterebilir.
1970 lerde her otobüste birde biletçi bulunur ve yolcu ile muhatap olurlarmış.
şu anda 2 kişinin yükünü taşıdıklarından, her ne kadar onay verilmese de yadırgamamak gerekne davranışlardır.
yaz ayların içerisinde, otobüs seyir halindeyken 'öf ulan bu ne sıcak' diyerek gömlek çıkartmaya çalışmaları yada hiç gömlek giymeden domates lekeli fanilaları ile yola çıkmaları.
öndeki hayvan kadar eminönü tabelasını görmeyipte gelip eminönüne gidermi diye soran öküzlere hala sabırla cevap vermeleri...biletim yok içeriden akbil sorucam deyip te ikinci durakta inerek kaçan o. çocuklarını hala otobüslere almaları.
hoş olmayan davranışlar yerine gutup ayusu davranışlar desek daha makul olur.
otobüs duragında başka bir halk otobüsü varsa ve yolcuları vakumlar gibi dolduruyorsa, arkadaki otobüs şoförü gaza gelip öndekine çarpabilir, sonra biraz geri alıp tekrar çarpar, sonra tekrar tekrar çarpar. Üstüne atlayan yolcuları başından savmaya çalışarak çarpmaya devam eder. istanbul'da görülmemiş şey değildir.
yaşlı teyze(60-65 yaşlarında): -evladım. 4. etap'tan geçer mi?
Şoför demeye bin şahit isteyen şahsiyet: -geçmez teyze 2. etap'ta duruyor ama sen istersen koşarak gidersin. hahahahaah...
terbiyesizliğin bu kadarı... toplum içinde bu kadar küçük düşmek hiç hoş değil allah akıl fikir versin ne diyeyim...
inmek üzere olan kişinin inmesini beklemeden montu ,çantası vs... ile kapıya sıkıştırmak. dolayısıyla inmesine izin vermemek, daha da ileri durumlarda sürüklemek.
otobüse bindiğinizde pasonuzu unuttuğunuzu farkedersiniz. şöför: bidahaki durakta durduğumda inip bilet alıp gelirsiniz deyip sizi durakta unutup gider! benim başıma gelmiş bir olay. hala o şöförü arıyorum
kar ,kis ,sogukta otobusun kapisinda bekleyen onlarca insan varken yavasca, dalga gecer gibi kapiyi kapatip onunuzden gecip gitmeleri ve en erken yarim saat sonra donmeleri...****