yargıya, polise yani devlete güveniyor olmak lazım en başta. şöyle bi zihnimizi boşaltıp düşünmemiz lazım, bugün mahkemeye çıkacak olsak her hangi bir sebepten, adil yargılanacağımızı biliyormuyuz? yani kısacası adalete güveniyormuyuz? tamam orospu çocuklarını asalım eyvallah, sonrası? bugün kürsüden bir dizi hakkında yargıya ayar veriliyorken, o yargının bizi nasıl tarafsız yargılayacağına güvenebiliriz?
ömür boyu hapse çarptırılan bir suçlu belli bir zaman sonra affa uğrayıp serbest bırakılabilir. bu yüzden müebbet hapis caydırıcı değildir. ama idam olursa affı yok geri dönüş yok yusuf yusuf.
insanlara yaşama şansı verilmelidir. ancak hapse attığınız kişi evde yaşar gibi hayatını devam ettiriyorsa tabi ki suç işleme konusunda caydırıcı olmaz. ağır suçlar işleyen birisi kapatılmalı güneş görmeyene insan görmeyen bir yere ki biraz yaptığı yanlışları düşünme fırsatı bulsun. zaten ölüm bile her zaman caydırıcı birşey değildir. teröristler canlı bomba olarak bile yüzlerce insanın hayatına kastedebiliyor. eğer ki idam gibi bir cezalandırma gelirse kurunun yanında yaşlar da yanacaktır. suçlu suçsuz ne olduğu anlaşılmadan bir çok insan bok yoluna gideceklerdir.
kürt açılımı diyerek doğudaki kürt vatandaşların oyunuda kapatalım edasıyla yapılan ve ölmüş terörü zirveye çıkaran rezaletten sonra yeni bir oy toplama çabasıdır efendim ancak.
idam cezasını uygulayan devletlerin suç oranlarına bakın oranlar düşmemiş hatta yükselmiştir. bana idam cezası suçluyla aynı dili konuşup işin kolayına kaçmak gibi geliyor.. hatta devletler suçlu sayısının şişmesini önleyip maliyetleri azaltmak için bile idam cezasını uyguluyor olabilir...