yakınlarda meydanda kafa uçururuz biz. o yöne doğru gidiyoruz. idam da gelir, el kesme de gelir, insan taşlama da gelir. akp nin kafasını bilmiyor gibi konuşmayın. akp kendi düşüncesine ne uyuyorsa onu yapar. görmek istedikleri tablolar bunlar. ayrıca halkın önünde de idamlar olsun ki hem halkın kan isteği gitsin hem de ibrete alem olsun. tam ilk çağ kafası orta çağ da da vardı bu gerçi. ülke git gide gericiliğe gidiyor.
idam cezası bir çözüm değildir. Başka bir açıdan daha bakmanızı istiyorum. Peki bu cezayı uyguyacak olan kişilerin psikolojileri ne olacak? Robot mu bunlar?
Bununla ilgili araştırmaların olduğunu da okumuştum. Psikopat tiplere bile dönüşebiliyorlar.
Bu ceza o kadar istisnai bir ceza ki kolay kolay asla uygulanmamalı. Uygulansa da asarak, işkence ederek falan değil.
Ölüm cezası bu! Çocuk oyuncağı değil. Kurtlar vadisi izlemeye benzemez. Ya bu ceza ileride hak etmeyenlere uygulanırsa. Adalet ne zaman hakkıyla sağlanabilmiş ki?
Devletin bekasının bireylerin refahından ve adalete olan inancından üstün ve mühim tutulduğu toplumlarda idam cezaları oldukça tehlikelidir. Bunun sebeplerinden bir tanesi şudur devlet bu halde kendisine yönelik tehditleri bastırmak için bireylere yönelik tehditlerde öngördüğü yaptırımlardan misliyle ağır yaptırımlar öngörmektedir. Bunun dışında diğer bir husus da siz idam cezasını infaz ettiğinizde ölmüş olan sanığı yeni bir delil ortaya çıkması halinde geriye getirmeniz mümkün değildir. O vakit de kalkıp aa pardon bu feto(ö) hainmiş, bu askeri liseliler kahramanmış, Balyozcular kahramanmış, kandırılmışız falan derseniz üzerler. Zira insan odaklı sosyal bilimlerin tümünde hata kaçınılmazdır ancak her hatanın telafisi mümkündür. Bütün bunların haricinde ak parti seçmenine sataşmadan önce şunu da belirtmekte fayda vardır ki her iktidar sahibi idam cezasını muhalif sesleri bastırmak için kullanmıştır buna meclisin asli kurucu partisi halk fırkası da uygulamıştır. Yeniden yürürlüğe girerse şimdi veya daha sonra bu noktada kullanılmayacağının garantisi olamaz. Ancak terör suçlarında çok dar kapsamlı bir uygulama alanı yaratılabilir; sizin de her hareketiniz terörist hareket olarak yorumlanabilir. Yaşamak AiHS' de öngörülmüş en temel insan hakkıdır. Bu sebeple ademoğluna fazla olan ceza infaz biçimidir.
cumhurbaşkanımız yolunu açtı, başlasın tartışmalar!
büyük ihtimalle yakın gelecekte ülkemizde uygulanacak olandır. bir yandan yıkıcı ve sorumsuz özgürlüğe terk edilen alanının sınırlarının nasıl ve nerede çizileceği gibi büyük bir meselesi olan bir dünyada yaşıyoruz. şeriat dediğimiz sistem olsa en azından sınırlar belli olacak ve kendi içinde yerine oturan bir takım dinamikler sayesinde suistimal ihtimali daha düşük olacak. Ancak dediğim gibi, özgürlüklere, demokrasiye, insan haklarına fetiş derecesinde vurgu yapılan dünyamızda böyle bir cezanın suistimali pek tabii mümkün, bahsedilenlerle birlikte var olarak mevcudiyetin tutarsızlığını daha da arttıracak bana kalırsa. diğer yandan bombaların patlamasıyla parçalanan uzuv parçalarını duyduğumuzda yahut gördüğümüzde yüreğimden bu iğrençlik için geçen karşılığın idam olduğunu teslim etmem gerekir. yalnızca o da değil, özgecan gibi pek çok masumun haberini aldığımda da içimden geçen bu. tabi mesele bunlarla da sınırlı değil. daha düşünülecek çok ciheti var durumun. hayırlısı neyse o olsun inşallah.
Devletin bekasının bireylerin refahından ve adalete olan inancından üstün ve mühim tutulduğu toplumlarda idam cezaları oldukça tehlikelidir. Bunun sebeplerinden bir tanesi şudur devlet bu halde kendisine yönelik tehditleri bastırmak için bireylere yönelik tehditlerde öngördüğü yaptırımlardan misliyle ağır yaptırımlar öngörmektedir. Bunun dışında diğer bir husus da siz idam cezasını infaz ettiğinizde ölmüş olan sanığı yeni bir delil ortaya çıkması halinde geriye getirmeniz mümkün değildir. O vakit de kalkıp aa pardon bu feto(ö) hainmiş, bu askeri liseliler kahramanmış, Balyozcular kahramanmış, kandırılmışız falan derseniz üzerler. Zira insan odaklı sosyal bilimlerin tümünde hata kaçınılmazdır ancak her hatanın telafisi mümkündür. Bütün bunların haricinde ak parti seçmenine sataşmadan önce şunu da belirtmekte fayda vardır ki her iktidar sahibi idam cezasını muhalif sesleri bastırmak için kullanmıştır buna meclisin asli kurucu partisi halk fırkası da uygulamıştır. Yeniden yürürlüğe girerse şimdi veya daha sonra bu noktada kullanılmayacağının garantisi olamaz. Ancak terör suçlarında çok dar kapsamlı bir uygulama alanı yaratılabilir; sizin de her hareketiniz terörist hareket olarak yorumlanabilir. Yaşamak AiHS' de öngörülmüş en temel insan hakkıdır. Bu sebeple ademoğluna fazla olan ceza infaz biçimidir.
dince olan cümleleri geçer isem gaddarca ve ilkelce geliyor bana. yani bir insan ne kadar kötü şey yapar ise yapsın öldürülmemeli bence. tamam bazen bazı kişilere acı çektirmek istiyorum ama bu fazla. ve affedersiniz ama oturdukları yerden idam diye yırtınanları samimi bulmuyorum. sırf acılılar diye kimsenin canına karşılık can ile bedel ödenmez. o kişi ölünce ne olacak ? hım düşünüyorum bana da ''oturduğum'' yerden konuşmak kolay mı geliyor diye ama hayır. benim için en değerli kişi dahi ölse böyle düşünmeye devam ederdim. çünkü ölen öldü. evet öldüren devamında başkalarını da öldürebilir belki ama bunun önlemini almak da yetklilere düşüyor ve şu zamanda suçluları bulmak o kadar da zor değil, istediklerinde. derin devlet saçmalıklarından da bıktım açıkçası. sokaklarda, mitinglerde ilkelce idam diye haykıranları gördükçe yüzlerine kusasım geliyor. iğrenç ve yıkıcı bir düşünce tarzı. bence önce siz aklınıza mukayet olun idam isteyenler.
apo piçi kendi eceliyle ölmedikçe bu ülkeye idam gelmez . kendimizi kandırmayalım. keşke gelse de imralıda keyif çatan o piç ve vatan hainleri kurbanlık gibi sallansalar.
ceza değildir. çünkü ölen kişi artık acı çekmez ya da herhangibir duygu hissetmez. yani aksine ölümü bir kurtuluş olarak yorumlayabiliriz.lakin yaşayan insan acı, utanç ve üzüntü duyabilir. birisine bir ceza verilecekse o kişinin acı çekebileceği bir ceza verilmelidir. acıyı, utancı ve üzüntüyü yaşatabilecek cezalardan biri de hayatını kapkaranlık bir hücre içerisinde tek başına geçirmek olabilir. hayatını hiç kimseyle konuşmadan, bir yere gitmeden, içindekilerini paylaşamadan, anlatamadan, istediğin yemeği yiyemeden, istediğini yapamamaktan ve daha birçok temel ihtiyaçlardan mahrum kalmak bir insana verilebilecek en büyük cezadır.
o yüzden idam olsa olsa bir kurtuluş olur, ceza olmaz. çünkü ölen insan artık hiçbir şey hissetmez.
bir de idam cezasının doğruluğunun ya da yanlışlığının başka ülkelerde uygulanıp uygulanmamasıyla değil, akla danışarak karar verilebilir. dünyanın bir yerinde bu var, uygulanıyor demek ki bu doğru ya da dünyada bunu uygulayan yok, doğru olsa uygulanırdı demek ki bu yanlış demek aklımızı devre dışı bırakmaktır.
önceki hafta arkadaşlarla antalya-kaş'a gittik tatil amaçlı.
6 eski arkadaş bir ev tutup deliler gibi eğlenecektik. tuttuğumuz ev kaş cezaevinin hemen üst kısmında ve cezaevinin bahçesini bir çok açıdan görüyordu.
öğlen saatlerinde sıcak bastırınca klimasız durulamıyor. dışarısı sıcak olduğu için akşama kadar evde demleniyorsun.
neyse diyeceğim şu,
biz 6 eski arkadaş ya hadi akşam olsa da çıksak diye sıkılırken o insanlar -suçları ne olsun insan olarak düşünün çok kısa-
ne yapıyor. bir insanın özgürlüğünün kısıtlanmasından daha büyük bir ceza yok diye düşündürttü bana.
çocuk tacizcileri,tecavüzcüler vs. en adi insan için bile bence hapis yeterince ağır bir ceza.
şimdi o çocuğu taciz eden götoğlanını idam edeceğiz ve sözde diğer tarafta yargılanacak. ya öyle değil ise?
ver buna müebbet hapis, aftan yararlanma hakkını da kaldır. bence daha ağırı yok.
apo gibi değil ama demek istediğim. hiç sosyalleşemeden yaşasın orada.
yargı sistemi gelişmiş ülkelerde uygulandığı ve sadece belirli suçlarla sınırlandırıldığı takdirde caydırıcılığı bulunan bir cezadır. Müdafaanın söz konusu olmadığı Adam öldürme, pedofili, tecavüz gibi suçlarda idam cezası uygulanması toplumun refahı için önemlidir. Fakat Türkiye gibi yargı sisteminin olmadığı ülkelerde idam cezası uygulanması demek devleti yönetenlerin eline bir kitle imha silahı vermek demektir. Çok değil yaklaşık 5 yıl önce ülkemizde idam cezası uygulansa idi şu an kahraman dedikleri Ergenekon balyoz sanıklarının çoğu asılmıştı. Bunun hesabını kim verecekti? Zaten vatana ihanet suçu yargıya taşınmadan devletin, ihanet suçunu işleyenleri dünyadan silmesiyle sonuçlanmalıdır. Bunun dışında bahsettiğim gibi, çocuk istismarcıları, tecavüzcüler, vahşi duygularla Adam öldürenlerin tek cezası idam olmalıdır.
Her zaman tartışma konusu olan bir cezadır. Kimi asla olmaması gerektiğini kimisi ise sistemde her daim var olması gereken bir ceza olduğunu savunur.
idam cezası yaptırım açısından mükemmeldir. Nitekim işin sonunda hayat meselesi olduğunu bilen suçlu kişi yapacağı korkunç işten bu sebeple vazgeçebilir. Her suç bakımından olmasa bile bazı ağır suçlar, örneğin çocuk tecavüzleri ve akabinde öldürme suçları için var olması gerekmektedir.
az önce cumhurbaşkanı tarafından tekrar dile getirilmiştir. parlamentonun bunu artık tartışmaya açması gerekiyor dedi.
ve idam cezasının sadece fetö için değil pkk içinde gerekli olduğunu söyledi.
idam cezası yerine madenlerde işçi olarak çalıştırılıp, hem masum insanların ölmesinin önüne geçilebilir hemde ekonomiye katkısı olur amına koyduğumun yaratıklarının.