idam cezası

entry361 galeri6
    226.
  1. aciliyetle tck ya girmesi gereken husus. ülkenin refah ve güvenlik düzeyinin gelişimine anormal derecede katkı sağlayacaktır.
    1 ...
  2. 225.
  3. Tecavuz suclulari icin kesinlikle destekledigim yontem...
    2 ...
  4. 224.
  5. toplum vicdanını derinden sarsan her olayda (genç kız tecavüzleri/cinayetleri, şehit haberleri vs) tekrar gündeme gelir.

    2 sebepten dolayı idam cezası geri gelmemelidir:

    1) kapsamı genişletilme ihtimali: bugün sadece belli suçlar için başlatacağız diye idamı geri getirmek, yarın başka suçları da içine alacak şekilde genişletilebilir. bugün atıyorum bebeklere tecavüz edenlere idam cezası vermeye başlasa devlet, yarın hükümetin görüşüne göre din düşmanlarına, siyasi mahkumlara vs vermeyeceğini kim garanti edebilir?

    2) hata payı: idam cezası geri dönüşü olmayan bir cezadır. her ne kadar bugün kesinlikle emin olduklarımıza bu cezayı vereceğiz deseniz de, belli durumlarda insanlar masum olmalarına ramen hüküm giyebilirler ve eğer idam cezası uygulanırsa o insanı geri getirmenin hiçbir yolu yoktur.
    2 ...
  6. 223.
  7. şu an suçsuz onlarca insan müebbet yerken ve 'seni yanlışlıkla cezalandırdık kusura bakma' gibi açıklamalar yapılan bir ülkede kaldırılması isabet olan ceza.
    1 ...
  8. 222.
  9. Yargılama hatası neticesinde Telafisi olmadığı için doğru bir cezalandırma yöntemi değildir.
    0 ...
  10. 221.
  11. çin halk cumhuriyeti'nde hiç tereddütsüz uygulanır, özellikle uyuşturucu, cinayet ve tecavüz zanlıları üzerinde.
    0 ...
  12. 220.
  13. dikkat uzun yazı ! komikli, cinsel içerikli hiç değil. ona göre yani. bir, iki, üç başlıyorum:

    idam cezası, bilenin bilmeyenin gaza gelip istediği şey. sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Kanunilik ilkesi'ne göre suçu işlediğinde idam cezası yoksa idam cezası verilemez. ceza yasası geriye yürümez. geriye yürüse bile sanığın lehine olmalı. ağırlaştırılmış müebbet hapis idama göre daha hafif. daha can tatlıdır.

    ceza hukuku hocamız anlattırdı ki, ceza hukukunu suçlular geliştirir. yani dün suç olmayan bugün suç olabilir. bakınız "hacker"lık. 50 yıl önce suç değildi. yani kanunlar ve cezalar suçlulardan dolayı yenilenir.

    genelde kısas istenir. bu doğru bir uygulama değildir. hele dangalakça anayasaya kısas hükmünün eklenmesi höykürmek hiç doğru değil.
    bu konuda yazım : (bkz: anayasaya kısas hükmünün eklenmesi/#26697278)
    gaza gelmeden önce gerekli hukuk metinlerini okuyun. bir örnek vereyim:

    ölüm cezası tarihten beri var olan bir ceza. peki size bir soru: ölüm cezası olduğu halde bir insan neden bu suçu işler? cezanın sonucunu bilmiyor muydu ? elbette bilir. eğer cezalar tek başına caydırıcı olsaydı, dünyada bir kişi idam edilirdi ve herkes bundan ibret alıp bir daha yapmazdı. yani sallandırınca bir kişiyi her şey çözülürdü. eee bugün ışid ve pkk çatışıyor. birbirini kısas olarak cezalandırınca cayıyorlar mı? iran pejaklıyı asıyor. olay bitiyor mu ? afganistan, hindistan, pakistan sürekli idam cezası veriyor. hem de tecavüz cezasına. abd seri katili iğne ile öldürüyor. bir daha seri katil çıkmıyor mu?

    http://www.cnnturk.com/ha...-olan-ulkelerde-de-yaygin

    http://www.cnnturk.com/vi...-tecavuz-vakasi-yasaniyor

    ben idam yerine psikolojik şiddetten yanayım. ölüm çok kolay geliyor. delirtmeyecek ama süründürecek bu uygulamalar mevcut. açıkça söylenmese de bunun uygulamaları var.

    sonuç odaklı düşünmemeliyiz. suçu işleyen(ler)i öldürmek kolay. esas mesele, suçun işlenmemesi veya önlenmesi noktasında ne yapabiliriz ona bakmalıyız. suçun cezası ölüm dahi olsa insanı korkutmuyor. belki bu durumu kavrayamıyor bile. ceza vererek suçlular azalmaz. toplum eğitilmeli. önemli olan zihniyeti değiştirmek ve adaletin gücünü ortaya koyup suç işlerken bile o an adaletin gücü aklına gelmeli; kişiyi tereddüte düşürmeli. yine de suç işlerse o kişinin bileceği iş. Cesare Beccaria der ki, "cezanın ağırlığı idam dahi olsa caydırıcı değildir. insanları suç işlemekten caydıran, cezanın mutlak olarak kendisine uygulanacağını bilmektir." ceza ağır olmasa bile, suçunun tespit edilip koşullar ne olursa olsun yargılanacağını bilmesi duygusu olmalı. hatta yüksek makamlarda tanıdığı olsa da onu asla kurtaramayacağını bilmesidir.

    sevgisizliğe mahkum olmuş insan her şeyi yapar. nefret ortamında balık baştan kokuyor. devlet erki insana özellikle de kadına, çocuğa bakışını düzeltmelidir. her türlü aşağılama ve hor görülme sonrası bir de üzerine hukuk bu konuda hiçbir şey yapmazsa insanlar bundan cesaret alır. akp'nin icraatleri:

    (bkz: kız mıdır kadın mıdır bilemem)
    (bkz: ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum)
    (bkz: dekolte giyen kadınlara tecavüz etmek suç değildir)
    (bkz: tecavüze uğrayan anne ölsün çocuğun günahı ne)
    (bkz: tecavüze uğrayan doğursun gerekirse devlet bakar)
    (bkz: kadının tek kariyeri annelik olmalı)
    (bkz: kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor)
    (bkz: evdeki isler yetmiyor mu)
    (bkz: tecavüzcü kürtaj yaptıran kadından masumdur)
    (bkz: annen de olsa diz kapağının üstü tahrik eder)

    liste daha da uzardı da midem bulandı bu zalim ve iğrenç insanlardan. şimdi bunlar idam diye haykırıyorlar. be utanmazlar, önce adaleti; sonra insanların insanca yaşaması için mücadele edin. engelleyemediğin cinayete kılıf bulmak kolaydır! popülizm duygusuyla toplumun acılarından faydalanıp "idam gelsin" diye toplumu gazlamak yanlış. hele ki iktidar partisi iken, elini kolunu tutan yokken bol keseden sallama! bir insanı asınca her şey çözülmüyor. tek bir kişiyi günah keçisi haline getirip tüm toplum bu kişi üzerinden yargılanamaz. tek suçlu o kişi(ler) mi yoksa toplum, devlet bu olaya dahil mi ona bakılmalı.

    aynı cezası hukukuna sorduk. hocam sizin kızınıza kötü şeyler yapsalar ne olur dedik. her şeye rağmen hukuka güvenelim diyeceğim ama ülkenin durumu pek öyle değil. valla çocuklar, devletten önce yakalayabiliyorsam cezasını ben verirdim. yani önemli olan, mağdurun tatminidir. giden gelmeyecek; en azından onun cehennemi ben olayım da biraz olsun yüreğim soğusun düşüncesi var.

    bir konuyla alaka kurmadan, ilgili ve ilgisiz olarak şu kitaplara bir bakıverin:

    suç ve ceza(fyodor mihailoviç dostoyevski)
    bir idam mahkumunun son günü(victor hugo)
    surname(aziz nesin)
    6 ...
  14. 219.
  15. hem ab standartın(sanki ordayız demeyin iyice yobaz görürler) düşmek demektir hem de haksız idamların iftiraların önünü açmak demektir. ve tüm kanunlar gibi önceki suçlar için uygulanamaz.
    1 ...
  16. 218.
  17. 217.
  18. Öldürmek doğru bir sonuç değildir hadım etmekle doğru bir sonuç belki olur ama bence önünü kullanan arkasını meşgul edeceksin ki bak bak alim duyan yapar mi yapmaz mi..
    0 ...
  19. 216.
  20. geri gelmesi dahilinde katillerden çok düşünenlere uygulanacak olan ceza.
    0 ...
  21. 215.
  22. gelmesi durumunda suçlularla birlikte suçsuzlarınd a asılacağında sanırım bir mutabakat var.evet adalet sisteminin bu kadar kıytırık olduğu bir ülkede bu normal.idam yerine kıssas cezaları daha güvenilir durmaktadır.
    0 ...
  23. 214.
  24. bizim memlekette her şey iki ucu boklu değnek gibi....

    şimdi özgecan vahşice katledilince bakanlar dahil herkes idam geri gelsin diyor. vicdanen ben de katılıyorum buna...

    ama düşününce bizim gibi fırsatçıların yaşadığı ülkede idam bir geldi mi, ipin ucu kaçar ve siyasi idamlar yeniden başlar diye de korkuyorum. baksanıza idam olsaydı eğer ve fethullah başarılı olsaydı tayyip'i asmışlardı. ya da tam tersi şimdiki durumda başarısız olsalar tayyip bunları teker teker sallandırmıştı. olmaz demeyin, olsa hangimiz ses çıkarabilirdik ki?!
    1 ...
  25. 213.
  26. - hım!... mahkemeler. mahkemeler olduğu doğru. ya orada nasıl, mahkemeler daha mı adil?

    - bilmiyorum. bizim mahemelerimiz için çok iyi şeyler duydum. örneğin bizde ölüm cezası bile yok. (biz dediği rusya'dır ve ironi yapmaktadır.)

    - ya orada var mı?

    - evet. fransa'da, lion'da kendim gördüm. schneider beni oraya götürmüştü.

    - asıyorlar mı?

    - hayır, fransa'da kafa kesiyorlar.

    - ee... bağırıp çağırıyorlar mı, çığlık atıyorlar mı?

    - yok! nerde! her şey bir anda olup bitiyor. adamı yerleştiriyorlar ve bir makinenin üzerinden şöyle kocaman bir bıçak, ağır ve sağlam bir şey, adı da giyotin, aşağı doğru iniyor... kafayı kesip geçiyor, öyle ki gözünü kırpmana bile zaman bırakmıyor. asıl korkunç olan, hazırlıklar. ceza okunuyor, hazırlıkları yapılıyor, bağlanıp ölüm sehpasına çıkarılıyor: işte tüyler ürpertici yanı bu! çevreye halk doluşuyor. kimi kadınlar bile geliyor. gerçi oralarda kadınların bunu izlemesini hiç onaylamıyorlar.

    - kadınlara göre değil.

    - elbette değil! elbette! böylesine korkunç bir görüntü!... suçlu, akıllı bir adamdı: korkusuz, güçlü. adı da legro'ydu. olgun bir yaştaydı ve biliyor musunuz, ölüm sehpasına doğru çıkarken, ister inanın ister inanmayın, yüzü kireç gibiydi; ağlıyordu. böyle bir şey olabilir mi? bu korkunç bir şey! kim korkudan ağlar? o güne dek ağlamamış, kırk beş yaşında bir adamın korkudan ağlayabileceğini düşünememiştim bile! bu yalnızca çocuklara özgü sanmıştım. ya o anda söz konusu insanın içinde ne fırtınalar kopuyordur acaba? yüreği acıyla eziliyordur... bu, insan ruhuyla alay etmekten başka bir şey değildir! deniliyor ki: "öldürme!" ama o öldürmüş diye onu da mı öldürmek gerekir? hayır, hayır böyle olmamalı! söz konusu olayı göreli bir ay geçti; ama hala her şey gözümün önünde. en az beş kez düşlerime girdi.

    - uşak, neyse ki kafası kesilirken çektiği acı kısa sürmüş, diyebildi.

    prens ateşli bir biçimde yine başladı:

    - biliyor musunuz ne?.. şimdi sizin bu söylediğinizi herkes yineleyip duruyor. (uşak herkes, prens dosto. prens ile diğer herkese cevap veriyor dosto.) zaten giyotin denilen bu alet de işte bu yüzden yaratılmış. oysa benim daha o sırada aklıma bir düşünce geldi: ya böylesi daha da kötü ise? siz belki bu düşüncemi garip, üstelik de gülünç bulabilirsiniz... ama insanın düş gücü söz konusu düşünceyi de yaratabiliyor. şöyle bir düşünün: örneğin sana işkence ediyorlar; dolayısıyla yaraların var ve fiziksel acı çekiyorsun; bu da seni ruhsal acıdan alıkoyuyor; başka bir deyişle ölene dek yalnızca yaralarının verdiği acıyla uğraşıyorsun. oysa acının en büyüğü, yaraların ki değildir! acının en büyüğü, bir saat, sonra on dakika, ardından otuz saniye sonra ve de şimdi, hemen şu anda ruhun bedeninden ayrılacak ve sen insan olmaktan çıkacaksın, üstelik de bunu kesinlikle biliyorsun; en önemlisi de şu ki her şey kesin. başını bıçağın altına koyup bıçağın başına doğru nasıl kaydığını duyduğun o çeyrek saniyelik zaman dilimi ise, her şeyden korkunç. biliyor musun, bu benim uydurmam değildir. çok sayıda kişi de benimle aynı düşüncede olduklarını dile getirmişlerdir. ben bu düşünceye öylesine çok inanıyorum ki sözünü ettiğimiz konuya ilişkin kişisel görüşümü bildirebilirim: cinayet için cinayet işlemek, suçun kendisiyle kıyaslanamayacak ölçüde çok daha büyük bir cezadır. ölüm cezası verip bir insanı öldürmek bir haraminin işlediği cinayetten çok daha kötü ve korkunçtur. haramiler tarafından gece ormanda ya da herhangi bir yerde öldürülmek üzere olan insan son ana kadar kesinlikle kurtulabileceğine ilişkin umut besler; kimi kez, bıçak boğazını keserken bile kurban hala umut ediyor, haramilere yalvarıyor ya da kaçmaya çalışıyor. oysa ölüm cezasının gerçekleştirildiği sırada kesin bir biçimde kurtulma umudun elinden alınıyor; bu umudu taşıyarak ölmek ise, on kat daha kolay bir ölümdür. burada bir ceza söz konusu ve bundan kesinlikle kaçamayacağını bilmekten daha büyük ve korkunç bir acı dünyada yoktur. çatışma sırasında bir askeri silahların tam karşısına dikip üzerine ateş edin; o anda asker içinde hala bir umut taşıyacaktır; ana aynı askere kesinleşmiş ölüm cezası kararını okuyun: ya delirir ya da ağlar. insan doğasının böyle bir şeyi kaldıracak durumda olduğunu kim söyleyebilir? akli dengesini yitirmeden buna dayanabileceğini kim söyleyebilir? bu çirkin, gereksiz, yararsız yerme neden? belki de ölüm cezası kararını okuyup acıdan kıvranması için bir süre bıraktıkları sonra da yanına gidip: "al başını git, seni bağışladık!" deyip gönderdikleri bir adam vardır. (dosto'nun kendisi oluyor bu adam) işte bu adam bizi sözünü ettiğimiz konuda aydınlatabilir.

    (bkz: giyotin)

    (bkz: dostoyevski)

    (bkz: budala)
    0 ...
  27. 212.
  28. kaldırılmasını en çok pkk lıların sevindiği ve halende idam bir geri kalmışlıktır türküsünü söyleyenlerin korktuğu bir ceza türüdür apo nun idam edilmesine yaklaşılmışken pkk lıları saran bu hümanizmanın ve onları destekleyen ruhsuzların idama hayııır gösterileri halen kulaklarımda.

    e be eşşeoğlu eşşekler, idam cezasını isteyenleri faşistlikle suçlayanlar...

    aynı aileden 5 kişiyi katleden adamı neden 30 sene ben hapishanede bakayım? neden yükünü suşsuz insanlar çeksin? neden her bir boku siyasiniz için düşünecek kadar devekuşu beyinlisiniz? diye sormama neden olan ceza türüdür.
    0 ...
  29. 211.
  30. ihtiyacımız olandır şu günlerde. acımadan öldürüyorlar küçücük suçu günahı olmayan çocukları. tecavüz ediyorlar. sonrasında ödül olarak hapishaneye girip ekmek elden su gölden yaşıyorlar. ceza bunun neresinde? peki adalet?
    0 ...
  31. 210.
  32. gelmeli diyenlere rağmen gelmemeli. hatta akp ye rağmen. bsg amk. bu kadar mı meraklısınız isan öldürmeye. bana diyeceksiniz ki eğer bu kişi sizin yok efenim şununuza bununuza bunu yapsaydı gene mi gelmemeli? evet gelmemeli. bu konu hakkında ölümle yaşam arasında filmini izlemenizi tavsiye eder ve çeker giderim.
    ayrıca teorideki suçları ne yapacaksınız merak ediyorum.
    0 ...
  33. 209.
  34. idam, suçlu olana değil geride kalanlara cezadır.
    Kurtuluştur o çocuk katilleri, tecavüzcüler için. Bırakın atsınlar en leş ceza evlerine, gebertsinler orda pezevenkleri.
    0 ...
  35. 208.
  36. kisasa kisas ilkesine bagli olarak geri gelmeli. lazim yani.
    0 ...
  37. 207.
  38. Bir insanın hayatına kanuni koşullar çevresinde son vermeye denebilir. idam cezası caydırıcı olarak gelmeli.
    0 ...
  39. 206.
  40. Tecavuzcu ve çocuk katillerine yapilabilir.
    0 ...
  41. 205.
  42. Gelmelidir kesinlikle. Cezaevini barınak niyetine kullanan tecavüzcüler var. Assınlarda aleme ibret olsun şerefsizler. Milletin de önü acılmasın.
    0 ...
  43. 204.
  44. idam guzeldir vr medeni toplumlarda olmasi sarttir. ozellikle tecavuzculer istisnasiz asilmali ya da zehirle idam edilmelidir. zaten dunya ve ulke kaynaklari kisitli. en azindan yasama hakki olmayan bu tur insanlari oldurursek dunya kontenjani artar. oldurmek de kotu bir fiil olmaktan cikip yararli bir seye donusur.
    0 ...
  45. 203.
  46. gerekli ceza.. Zaten idam cezası olunca günde 10 insan idam edilmeyecek .. Caydırıcılığı olan bir ceza çünkü.. insanlar suç işlemeyecek.. Tabi derseniz olsun ben yine de vergilerimle o adamı hapiste beslemek istiyorum o ayrı..
    0 ...
  47. 202.
  48. yaşama hakkına karşı diyen sevgi pıtırcıklarının bir yakınının, orospu çocuğu bir pedofil tarafından istismara uğrayıp psikolojisi bozulduktan sonra sevgi pıtırcıklığına devam edip etmeyeceği merak konusudur.

    ee bu orospu çocuğunun da yaptığı bir haksızlık. kimsenin sebepsiz yere idam edildiği yok.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük