benden bi bok olmaz tribine girdiğim zaman vücudum hemen reaksiyon veriyor ve iclal aydın moduna geçiyorum. mutfak camının penceresinden, küçük tüp'ten neyin ucuz romantizm örnekleri çıkarıyorum.
örneklerim "hep zor zamanlarımda hatırlarım seni küçük tüp, hep şişko tüp bitince. ben de aynı senin gibiyim şu pencere kenarında, biri gelsin beni hatırlasın diye umarsızca bekliyorum." gibi manyakça bir raddeye ulaştığında ise saçmaladığımı farkedip yeniden kendim oluyorum.
ve benden bi bok olmaz tribimden eser kalmıyor. kendimi değerli hissediyorum.
akp yandaşı gibi bir izlenim yaratıyor. ancak çok tatlı bir kadın. herşey güzel olacak tavırları bazen sıksa da. çok seviyorum kendisini. çok güzel.
ne desem yetmez derler ya... öyle işte.
maalesef kanal d'de kadın programı sunmaya başlamıştır. ismine de hayat ağacı koymuş.
"kocanız sizi aldattı mı, sen aldattın mı, aldatsa napardın" gibi bayat konuları tartışmakta ordaki iki lafı bir araya getirmekten aciz cahil cühela kadınlarla. boyuna ahkam kesip, millete ahlak, etik dersi veriyorlar. canlarım yha. esra ceyhan eksiğini -ne kadar eksik denebilir ama bilmiyorum- gidermesi için çıkartılmış sanırım.
ama çok şans vermiyorum bu programa. izdivaç proragmlarının karşısında direnemez.
ayrıca şunu da beirteyim; kadın kuşağından bıktık halk olarak. bu format iyice baydı. çekilmez br hale geldi. asıl bunları görmesi gereken yapımcılar bunu göremiyor mu? kadın programı diyorsunuz ama kadınlara, onları geçtim yaşlı ev hanımı teyzelere dahi hitap etmiyor yaptıklarınız.
severim kendisini. hele bir zamanlar yanlış hatırlamıyorsam tv 8 de bir program yapardı. mest olup izlerdim onu ve konuklarını.sonra bir şeylere küsüp gitti.
ama şimdi aynı tadı alamadım. konular çok basit yüzyıllardır tartışılagelen ve hiç bir yere bağlanamayanlardan. erkekler neden aldatır dan tutunda kadın neden öfkelenir e kadar. çok oturtamadım iclal aydın a bu format dedikleri şeyi. eskisi gibi güzel videolar hazırlasa, hoşsohbet adamlarla hayat üzerine konuşsa. zaten yeterince sıkıcı boğucu kadın programı varken bunlara alternatif bir seçeneğimiz olsaydı.he hacı?
Michael Jackson'la arasına kimsenin girmemesini isteyen kadın sahiden böle bir imkanı olmasını canı gönülden dilerdim zira Jackson'ın 2002'de verdiği röportajında;
''Görünmez olayım birde karşıma gazetecileri çıksınlar yeter. O kameranın camını yüzülerinde parçalara ayırmayı öyle çok istiyorum ki...'' diyenekten bir sözü bulunmaktadır.
Ne hayra geçerdi bu isteğini iclal Aydın'ın üzerinde deneseydi.?
yapay bir meleklik, sahte bir iyi niyetlilik ve kurgusal bir canayakınlık varmış gibi geliyor bu kadında.ne yaparsa yapsın, iyi bir yazar, iyi bir programcı, iyi bir oyuncu, iyi bir sunucu olsun yinede bende uyandırdığı o sahtelik duygusunu öldüremiyor.
çok sempatik, sevecen, iyi niyetli, pozitif...gibi görünüyor. ama böyle görünenler gerçekte tam tersi olabiliyor. sanki iclal aydın da öyle gibi geliyor insana...kaprisli, yapmacık, sinsi, kıskanç...tabi olmayabilir de...öyleyse de şaşırtmaz ama...ama güzel kadın. ses tonu da fena değil.
Doktora gitmeye karar veriyorum. Arkadaşlarıma soruyorum "Tanıdığınız iyi
bir kulak burun boğazcı var mı?" diye. "N'oldu ki?" diye soruyor
arkadaşlarım. "Kaşınıyor kulağım" diyorum. "Uyuyamıyorum geceleri, kulak
kaşınmasından!" Bir doktorun adını söylüyor bir tanesi. "Çok iyi
doktordur"
diyor. "Kimsenin çözemediğini çözer, iyileştiremediğini iyileştirir."