ibretlik ateist hikayeler

entry1 galeri0
    1.
  1. Değişik ortamlarda görülen inanç tartışmalarından gına geldi diyenlere özel; ayrıca da mantık tarafı neredeyse hiç olmayan, ibretlik dini hikayeler adı altında geçen hikayelere ironik alternatif hikayeler bütünü.

    Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri herşeyden habersizmiş. Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında olup biteni farketmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri tanıdıkça mutlulukları artmış.

    Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe koyulmuşlar. Öyle ya, hayatın kaynağı neymiş? işte bunu araştırırken karşılarına anneleriyle onları birbirine bağlayan kordon çıkmış. Bu kordon sayesinde hiçbir zahmet çekmeden, güven içinde beslenip büyütüldüklerini tesbit etmişler.
    “Annemizin şefkati ne kadar büyük! Bize bu kordonla ihtiyacımız olan herşeyi gönderiyor.”
    Dokuzuncu aya yaklaştıklarında bu işaretleri daha kuvvetli hissetmeye başlamışlar. Durumdan telaşlanan ikizlerden birisi diğerine sormuş:
    “Neler oluyor? Bütün bunların anlamı nedir”
    Öteki daha sakin ve aklı başındaymış. Üstelik, bulundukları bu dünya çoğu zaman ona yetmiyor; duyguları daha geniş bir âlemi arzuluyormuş. O cevap vermiş:
    “Bütün bunlar, bu dünyada daha fazla kalamayacağız anlamına geliyor.”
    Ve eklemiş: “Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz.”
    “Ama ben gitmek istemiyorum” diye haykırmış kardeşi. “Hep burada kalmak istiyorum.”
    “Elimizden gelen birşey yok. Hem, belki doğumdan sonra hayat vardır.”
    “Bize hayat veren o kordon kesildikten sonra bu nasıl mümkün olabilir ki?” diye cevaplamış öteki. “Bize hayat veren kordon kesilirse nasıl hayatta kalabiliriz, söyler misin bana? Hem, bak bizden önce başkaları da buraya gelmiş ve sonra da gitmişler. Hiçbirisi geri gelmemiş ki bize doğumdan sonra hayat olduğunu söylesin. Hayır, bu herşeyin sonu olacak.”
    Bütün bunları söyledikten sonra eklemiş:
    “Hem, belki de anne diye birşey de yok!”
    “Olmak zorunda” diye itiraz etmiş kardeşi. “Buraya başka türlü nasıl gelmiş olabiliriz, nasıl hayatta kalabiliriz ki?”
    “Sen hiç annneni gördün mü?” diye üstelemiş öteki. “O belki de sadece zihinlerimizde var. Bir annemiz olduğu düşüncesi bizi rahatlattığı için onu belki de biz uydurduk.”

    Böylece, anne rahmindeki son günleri derin sorgulamalar ve tartışmalarla geçmiş.
    Sonunda doğum anı gelmiş çatmış. ikizler dünyalarını terkettiklerinde gözlerini başka bir dünyaya açmışlar ve birisi sevinçten, diğeri ise kederden ağlamaya başlamışlar. Çünkü anne dedikleri varlık gerçekmiş, ve doğumdan önce kendisine inanmayan oğluna doğumdan itibaren yıllarca çeşitli işkenceler yapmış, inana oğluna ise dünyanın dört bir yanından türlü türlü yemekler, içkiler getirtmiş; roma, paris, moskova, moldova, baltık ülkeleri demeden eskort kızları bulup oğluşuna sunmuş...

    kıssadan hisse: böyle bir annenin var olduğunu düşünüyorsanız eğer eyyy ateist kardeşlerim, tanrının var olduğu fikrine de kendinizi alıştırın; eğer olamaz diyorsanız, ateist kalmaya devam edin. zira tanrının merhametinin sadece küçük bir kısmı annelere verilmişse, bir annenin bile sınırlı merhametinden oğluna kendisine özellikle doğumdan önce inanmadığı için işkence edemeyeceğini, böyle bir ütopya gerçek olsa da annenin gülümseyerek "a benim şaşkoloz yavrum, inanmadın demek, seni aptal" deyip sarılacağını düşünüyorsanız, sonsuz merhametli tanrının sizi yakacağı fikrinin saçmalığını anlarsınız.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük