evini satıyor, yusuf turanlı da bunu arayıp "bir kısmıyla hayır yaparsın..." diyor. bu arkadaş da gidip imamla konuşuyor "evimin parasıyla hayır yapayım mı" diye...
he amk siz salaksınız ya, herkesin de bunu yiyecek kadar yani en az sizin kadar salak olmasını bekliyorsunuz.
yıllarca ibrahim toraman'la beraber aynı takımda * futbol oynayan kişidir.
yusuf turanlı'ya göre "o poşette ibrahim toraman'ın forması var"
soru : yıllarca beraber futbol oynayan ve arkadaş olan futbolcular neden birbirinin formasını almak için aracı koysunlarki?
edit: bir arkadaşım uyardı, yusuf turanlı'ya göre o poşette "ibrahim akın için sattığı evin parası var" ibrahim akın'a göre "ibrahim toraman'ın forması var".
ilk ifade : "evet şike yaptım, fenerbahçe'den para aldım"
sonra : "savcı beni zorladı, tehdit etti, ben şike yapmadım, para almadım"
aziz yıldırım : "ibrahim akın kumar konusunu örtbas etmek için şike konusunda ilk önce yalan söylediğini bana metriste ifade etti."
kanun : varsayalım hakikaten savcının tehdidiyle o ifadeyi vermiş olsun; ibrahim akın o ifadeyi verirken yanında avukatı vardı ve ifadenin altında avukatında imzası var. dolayısıyla kaçışı yok.
not: bu benim görüşüm değil, fenerbahçeli bir avukat arkadaşımın görüşü.
çelişki : konu tek, farklı görüş ise üç. yani çelişkiler yumağı... yani kesin olan bir şey varsa o da üç ifadeden en az ikisinin doğru olmadığıdır.
hakkında ne erman, ne serhat, ne de şürekası herhangi bir delil bulamamış adamdır.
o sebeple avukatını bile bağladılar akşam canlı yayına.
ama suç sende ibo, bunlarla ne laubali oluyorsun ki! onlara kalsa türk futbolunu kurtaracaklar yıllardır! onlar en temiz yayıncı çünkü! peeh size be, ben de yedim a.q.!
--galatasaray sözlük--
hakkında söylenen her şeyi siktir edelim. sadece fahri tatan'la olan konuşması bile kendisinin fenerbahçe'den şike parası aldığını ıspatlıyor.
hadi poşetle para değil toraman'nın formasını aldın -sanki toraman'ı tanımıyorsun ve kendin alamıyormuşsun gibi. ki o toramanla hafta içinde kupa finali oynayacaksın-,
hadi tam bu olayların arifesinde hocayla makarasına konuştun, bu konuşmadan tam 4 dakika sonra yusuf turanlı'ya "ok verildi" mesajını da makarasına attın - yersen amına koyim-,
idari tedbir kararını kaldırma talebi reddedilmiş;
"...şike ve teşvik primi eylemlerinde bulunduğu şüphesiyle Kurulumuza sevk edilen ibrahim akın hakkında 06.01.2012 tarihinden itibaren idari tedbir uygulanmasına karar verilmiştir. ibrahim akın vekili 03.02.2012 tarihli dilekçesinde idari tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş olup, yapılan inceleme neticesinde idari tedbir kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir..."
iddianame' de beşiktaş'la ilgili bölümde, kupa maçını satması karşılığında yarış atı istiyor ibrahim. soder one isimli arap atını istiyor. o isimde jokey kulübü'ne kayıtlı bi at olmadığı gibi, ismini karıştırdığı at, aslında bir ingiliz tayı.
işin ekstra matrak tarafı...
iddianamede bahsi geçen herkesin stada girmesi yasaklanırken, ibrahim'in istediği beygir, hipodroma girdi, yarıştı, banko favoriydi, anca sekizinci olabiliyor.
talihsiz bi topçu bu i̇brahim... sevap yapmak için 100 bin euro'ya anlaşıyor, vere vere 50 bin dolar veriliyor, rüzgârın oğlunu istiyor, eşek çıkıyor. tahliyesini talep ediyorum.
bu olaylardan sonra performansı sürekli şüphe uyandıracak futbolcu. iyi oynarsa teşvik, kötü oynarsa şike yapmakla suçlanacak. futbol hayatı en azından süper ligde bitmiştir. alt liglerde oynarken futbolu bıraktığını gazetelerin spor sayfalarında küçük bir haberle duyulması olasılığı yüksektir.