bir rivayete göre, çürük coni (bkz: johnny rotten) 20 şubat 1976 günü efsanevi manchester lesser free konserinde seyircisine şöyle bir bakıp 'umarım konser çıkışında evinize gider, annenizin kurabiye kutusundaki bütün parayı çalıp kendinize gitar alırsınız ve grubunuzu kurarsınız' lafindan ilham almistir ian curtis.ian curtis tüm bir insanlık tarihi için, insanın midesini yumruklayan, yüzünü gözünü şişiren melankolik bir müzik yarattı. tüm zamanların en büyük albümlerinden üçüne ("transmission", "unknown pleasures" ve "closer") sahiptir.ama nasıl punk ikonu sid vicious'ın yoksunluk krizleri sex pistols'ı yiyip bitirdiyse, ian curtis'in sara krizleri de joy division'ı parçalamıştır. fiziksel acıya ve ilaçlardan gördüğü hasara dayanamayan ian curtis, joy division'ın amerika turnesine iki gün kala, 18 mayıs 1980 günü, werner herzog filmi 'stroszek'i seyredip iggy pop albümü "idiot"ı dinledikten sonra kendini asmistir. bugün acılar içinde kıvranarak şarkı söyleyen,kendisine 'gotik' diyen ne kadar depresif frontman varsa hepsinin öncüsü ian curtis'dir.
“Sessizlik” içinde, 23 yaşında intihar etmiştir. Epilepsi krizlerinden bıktığı için ve karısıyla da problemleri olduğu için intihar ettiği düşünülüyor. Değişik bir ses tonu var, yaşasaydı da yeni şarkılar yapsaydı reiz. Erken gidenlerden, saygıyla anıyorum. Umarım mutludur şu an.
çok genç yaşta evlenmiş, hata yaptığının farkına varmış ama sorumluluğu üzerinden atamamış, bir başkasına aşık olmuş, onu ne bırakabilmiş ne de tamamen onun olabilmiş, 2. dünya savaşından sonra hızla sanayileşen bir şehirde doğup, dönemin sancılarını tamamen içine almış, ve en sonunda "şu anda çoktan ölmüş olmayı isterdim.artık hiçbirşeyle baş edemiyorum." notunu bırakarak kendisini asmış büyük insan.
"bir insan intihar etmeliyim diyorsa etmelidir" demiş ve 23 yasında post punk ikonuyken intihar etmiş, tüm zamanların en iyi söz yazarlarından biri olan joy division solisti.
ayrıca paul banks in sesinin cok benzedigi idol insan..
Onun söyledikleri kelimeler müziğinin dışındaydı, sahne ona ait değildi sanki. Kendi yalnızlığına haykırıyordu şarkılarını. Sürekli mutsuz ve hayattan bıkmış tavırları onu daha da farklı kılıyordu, sesinde de vardı bu durum, "hey millet, ben yalnız biriyim ve yazdığım şarkılar aslında benim hayalimdeki hikayem" der gibiydi. Hayatın ağırlığına, aşkın çıkmazlığına ve genç yaşta baba olmaya-ki asla iyi bir baba olduğunu söylememiştir- dayanamadan 23 yaşında veda etti.