bi boka benzemeyen film. gereksiz yani. zaman kaybı da denilebilir. aynı konuda olan örnekleri daha bir izlenilesidir. konu itibariyle hep bilindik olan amerikanlıların dünyanın içine sıçması ve daha sonra amerikalıların dünyayı tekrar kurtamasıdır. hayır madem içine sıçtın, bırak bari bir türk yada bir mısırlı falan kurtarsın anasını satim.
hayatımın filmidir! sonundaki redemption songs, çok zor ağlayan beni, içli içli ağlatmıştır. will smith oyunculukta ne kadar çok yetenekli olduğunu bu filmde bir kez daha kanıtlamıştır. çok çok güzel bir filmdir!! Bob marley felsefesi vardır, bob marley'in şarkıları çalar.
Kesinlikle mesajlara ve will smith'in sözlerine dikkat edilmeldir. çünkü, çok şey vardır içinde.
--spoiler--
the people who trying make this world worse, are not taken a day off. How can i? Lighten up the Darkness!
--spoiler-- *
harcadığım zamana yazık filmlerinden biri daha. spoiler
filmden aklımda kalan sahneler:
-filmin sonunda will smith in mutantlara sizi tedavi edebilirim dediğinde hiç birinin kendini dinlememesi ve yaşadıgı hayal kırıklığı.
-will smith in mutantlara "kendimi size yar etmem ulan" bakışı atıp bombayı patlatması.
başrolünü will smith'in oynadığı enteresan film..kanserle ilgili bir virüsün insanların üzerindeki etkisiyle kahramanımız mutasyona uğramış insanlarla savaşa mecbur kalır..oldukça güzel olan film.
Dün gece Beyoğlu emek sinemasında patlıcan.com.tr davetlisi olarak arkadaşımla ön gösterimini seyrettiğimiz, başrolünde will smith'in olduğu gerilim/aksiyon türündeki filmdir. Bana 28 days after'ı hatırlatmıştır. Bu yönüyle senaryo olarak çok özgün bir niteliği olmasa da will smith oyunculuğuyla seyirciyi heyecanlandırmayı bilmiştir. Özellikle filmin sonuna doğru mutantların Robert Neville'ın (Will Smith) evini bastığı sahne,akabininde Anna ve oğlunun masa altında durup tavandaki mutanttan gizlenmesi,ardından mutantların kırılamaz camı kırmak için devamlı cama dalmaları ve will smith'in elinde el bombasıyla hissiz bir şekilde beklediği sahne süperdi.
Senaryo olarak bir ayrıcalığı yok ama en azından will smith'in oyunculuğu adına izlenmesi gereken bir filmdir. En azından sinemaya gidip vaktinizi ayırabilceğinizi söyleyebilirim...
oyuncusundan yönetmenine, efektinden kurgusuna kadar ne kadar kasarlarsa kassınlar 28 days laterdeki yalnızlık hissini yaşatamamış vasat yapım. will smith hatrına izlenebilir.
--spoiler--
filmin ortalarında tedavi için evine getirdiği kadının iyileşip sevişeceklerini düşündüren film. ama olmadı. sonrasında gelen kadınla sevişirler diye düşündüm o da olmadı.
--spoiler--
not: neden spoiler kullanmam gerektiğini hala anlamış değilim.
28 gün sonra kadar kötü bir film olmasa da 28 gün sonraya çok benzeyen bir film. tek farkı burdaki zombilerin güneşe çıkamaması durumu. ayrıca 3 senede newyork'u afrikaya çevirmişler biraz saçma olmuş. ama izlemeye değer tabi.
harika efektlere harika oyunculuğa harika senaryoya sahip bir film olmuş. birazcık gerçekçilik payı katarak izlenirse filmin atmosferine girilirse gerçekten çok etkileniyorsunuz. yalnız her şey iyi güzelde filmi korsan alıp izledim ve alt yazılar genelde güzel olmasına rağmen bir şey dikkatimi çekti ve en heycanlı yerinde gülmekten yarıldım. çeviriyi yapan arkadaş koyu müslüman sanırsam. sizin için resmini çektim buyrun bakın..
film tam hareketleniyor derken meğerse finaline geldiğimizi farkettiğimiz ortalama film.
belki izlemeden önce bize çok övüldüğü için de hayal kırıklığı gibi algılamış olabilirim.
Finali açık bırakıldığından devamının gelebileceğini söyleyebiliriz fakat ben insanların şehir dışına çıkarılması esnasında köprüyü kimin ve neden bombaladığını halen anlayamadım.