ic ses veya degil bilmiyorum, ama butun gun biriyle konustugumu biliyorum. yalnizlik cok guzel derim hep, ben sectim derim, fakat sanirim icten ice bitiriyor beni. ve ben hala, iyiyim boyle diyorum.
arada yaptigimdir. bildigin sohbet ediyoruz. bir konuda sikistigimda veya ne yapmam gerektigini bilmedigimde imdadima yetisir. her soyledigi ortaya cikmasada bana akil vermekten cekinmez . deli oldugumu dusunebilirsiniz ama bazen cok mantikli hareket etmemi sagliyor kereta.
kendimle baş başa olduğum her an aralıksız yaptığım eylem. sadece uyurken ve çalışırken ara veriyorum ve cidden merak ediyorum, başka insanlar bunu ne sıklıkla yapıyor acaba?
yalnız bir adam için dost üçüncüsüdür.
dostoyevski
Genelde bizden daha mantıklı ve daha hoş konuşur ayrıca daha da düşüncelidir bu yüzden gerilmemize neden olur, sinir bozar. Yalnızlığı tam anlamıyla tatmış kişiler için olağan ve sevimli bir durumdur. Dışarıda sizi anlamayan o kadar çok kişi vardır ki yavaş yavaş içinize yönelirsiniz ve mutluluğu bu seste ararsınız. Ne kadar doğru olduğu tartışılır çünkü git gide yalnızlaşmaya, başkalarıyla birlikteyken onlarla konuşmak yerine iç ses ile konuşmaya başlarsınız ve özenle çevrenize bir duvar örersiniz, korunmak istersiniz belki de ama unutulmamalıdır ki kötü hissetmek, hiçbir şey hissetmemekten daha iyidir. insanız insan bu kadar basit işte mükemmel olmak zorunda değiliz hatalarımızla varız, iç sesimizle, dışarıdaki insanlarla birlikte varız.
bazen rahatlatır çünkü konuşma sonunda anlaşmaya varmışsınızdır. ama kararsız kaldığınızda anlaşamadığınız da resmen bir iç çatışmaya döner. ve içinizdeki o ibne ses sürekli o çözemediğiniz mevzuyu getirir önünüze defalarca ısıtılmış bir yemek gibi. her defasında daha iğrençleşir durum.