öldü, komada, yoğun bakımda haberlerine bir kenara koyarsak bu adamın kime ne zararı vardı da linç yiyor? anlamak mümkün değil. burası da ekşi'nin küçük bir kopyası mı ne? adam entelektüel seviyede. bunu kabul edelim. sinema, spor, tiyatro, uluslararası politikada iki la edemeyecek adamlar gelmiş hıncal abiyi yerin dibine sokmuş.hhe defne'ye laf söylemiş. adamın 90 yıllık gazetecilik duayenliğinden aklınızda bu mu kaldı?
ha bir de bu adam gs'li diye gömen embesil seviyeden biraz yüksek zekaya sahip renktaşlarım(ben de fenerliyim) var. onlar zaten kurtarılamaz cehaletin eşiğinde.
Defne joy Foster fetoya fetö dedi diye başta Gökçek bu kıza saldırdı Twitter'dan. Sonunda kadın fetocu Mehmet Altanın oğlu tarafından öldürüldü. Öldüren kişi aynı zamanda Hıncal Uluçun akrabasıydı. Hıncal yeğenini savunmak için su testisi su yolunda kırılır diyerek ölen genç kadına çamur attı. Futbol benim umurumda değil. Bu yüzden bu kibir abidesi adamdan nefret ediyorum.
kavga etmediği ve buna rağmen dostum demediği bir ben varım herhalde oda hiç karşılaşmadık ondandır. yaşlandıkça huysuzlaşan bir yapısı vardı. Doksanların şen şakrak olur olmaz gülen Hıncal uluç gitgide alıngan asık suratlı sürekli ona buna çatan huysuz bir ihtiyara dönüştü. On sene önce ölse her ölüm yıldönümünde anılır yadedilir biri olabilirdi ama bu gün en yakınları ve ona ustam hocam diyenler bile mesafeli. eskiden olumlu ılımlı yazılar yazarken son zamanlarda tam tersini yapan bir yapıda idi.
Defne Joy foster'ın ölümünden sonra "su testisi su yolunda kırılır" gibi bir açıklama yapmıştı. Önceden her ölüme üzülürdüm, şimdi değerli hislerimi idareli kullanıyorum.
bundan onbeş yıl önce emekli olsa hiç bir şeye karışmasa ölümü ülke çapında daha çok üzüntüye sebep olurdu. Ama yaşlandıkça inatçılığı sivir dili artık çekilmez noktaya gelmişti en yakınları onu idol görenler ağabey bilenler bile yaka silkmişti oda iyice inada bindirdi. işinde en iyilerden biri idi. ama illa farklı olacağım saplantısı onu yedi bitirdi. Ölümündede kendi inadı sebep oldu. Doktorlara güvenmedi illa kendi doktorumu isterim diye yurtdışındaki doktorunu günlerce bekledi. Tedaviyi geciktiren ve hastalığını geri dönülmez noktaya götürende bu inadı oldu. Ne diyelim Allah yakınlarına sabır versin. kapıyı kendi anahtarı ile açmak kitabı çok güzeldir tavsiye ederim.