dileğimi diledim. Kağıda yazdım. Birini asiye attım birini de gül ağacının altına gömdüm. ilk kez böyle bir eylemde bulunuyorum. Eğer gerçekleşirse editlerim artık bu entryi.
Anladığım kadarıyla evrim sürecinin bir parçası ve doğada kendiliğinden oluşandır. Az önce balkondayken dışarıdan patlama sesi duydum. Bir baktım çöpteki bir şeyler patlayıp çöpten dışarı fırlamış, sokağın ortasında yanıyor. Sonra çöpten çıkan bir kedi üstünden zıpladı geçti. Az evvel de sağdan soldan bir iki çocuk çıktı,üstünden atlıyorlar. Takipteyim.
eskiden halk arasında mevsimler genel olarak kasım (kış) ve hızır (yaz) olmak üzere ikiye ayırılırmış. 6 mayıstan başlayıp 4 kasıma kadar olan 186 günlük süre hızır günleri adıyla yaz mevsimini, 8 kasımdan 5 mayısa kadar olan 180 günlük süre ise kasım günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır.
bugünkü takvime göre 8 kasımda başlayan kasımın 46sında kırkgün anlamına gelen erbain, 86sında 50 gün anlamına gelen hamsin tamamlanır ve böylece kışın en soğuk zamanları sayılan 90 gün geçmiş olurmuş. i̇nanışa göre kasımın 105inde (20 şubat) birinci cemre havaya, 112sinde (27 şubat) ikinci cemre suya, 119unda (6 mart-şubatın 29 çektiği dört senede bir 5 martta) üçüncü cemre toprağa düşer. cemreler ile beraber yazın başlangıcı olan hıdırellez için de geri sayım başlar.
hızır a.s'nin gül dalına elini sürdüğü, insanlara yıllık rızklarını dağıttığı gündür.
bu gece yazın dileklerinizi kağıda, gül ağacına asın. sabah gidip yazdığınız kağıt yerindeyse buruşturup su birikintisine atın.
gitmişse zaten yapacak bir şey yok.
bir de dışarıya bir şişe su, bir iki bozuk para koyun.
suyu içersiniz, şifa olur.
bozuk paraları da cüzdanınızın alakasız bir yerine koyun unutun. hızır eli değen para bereketlidir, bütün sene parasız kalmazsınız.
ateşin üzerinden atlamaya çalışın. atlarken de dilek tutun. hatta ateşin üzerinde bir iki saniye durup dileğinizi öyle tutun.
evde adaçayı yakın, hem nazarı bereketsizliği atar hem de rahatlatır. adaçayı yaktıktan sonra son küllerin üstünden 3 kere yürüyerek geçin. üstünüzdeki basiretsizliği atar.
bir de neye inanıyorsanız ondan isteyin istediğinizi.
Hızır a.s gelip kendilerine yardım edeceliğine inanılan bayram çok farklı dilek dileme versiyonları mevcut ağaca kurdele bağlama, kuyuya para atma bizim memlekette pis su kanalizasyonuna para atıp dilek tutuyorlar biri de sırıta sırıta topluyor.
kaç senedir gül ağacının dallarına ve altına ne yazıp koyduysam tutmadığı için artık bu sene hiç bir aktivitede bulunmayacağım sözüm ona dileklerin kabul olduğu gün.
sadece bir gün kalmış olan gün. yarın akşam dileklerimizi gül ağacının dibine asıp, sabah gün doğmadan dileklerimizi denize atmaya gideceğiz. her sene tekrarlanan bir ritüel. umarım hiç bitmez.
(#15394022) (#15396817)
baharın gelişini kutlamak amacıyla yapılan bir gelenektir. mahallelerde ateşler yakılır ateşin üzerinden atlanır, gitarlar çalınır şarkılar söylenir, dilekler dilenir.
ayrıca mezopatamya ve anadolu kültürüne has olarak bilinen bu kutlama 2010 yılında unesco tarafından başlatılan çalışmayla insanlığın somut olmayan kültür mirasları arasına girmiştir.
diğer dinlerdeyse bugünün karşılığı olarak (bkz: st. georges) bilinmektedir.
yılın en güzel günü. tüm diğer dini ve milli bayramlardan bile daha anlamlı. insanın doğadan geldiğini ve doğaya gideceğini hissettiği ve doğayla bir olduğunu hissettiği gün.
Önce bi ateş yakcan, sonra dilek tutcan, sonra ateşten atlican, sonra dilegin yazılı olduğu kağıdı gül ağacının dibine gömcen, sonra sabah kalkıp o kağıdı denize atcan, sonra muhtardan ikametgah kağıdı iki fotorafla, nüfus sureti çıkartıp..
Bu ne amınakoyim ya. Gider çalışır kazanır, ne diliyorsam para biriktirir alırım. Daha kolay aq.
izmir'de, çocukluğumda ve erken gençliğimde sabahlara kadar eğlencesi süren, erken ortayaşımda antalya'da esamesi okunmayan, yaşadağım sitedekilere önayak olup zorla sevgilime ateş yakmak içn odun getirttiğim gün. bu sene de ateşten atladım bu sene de gün doğmadan denize gideceğim. *
edit: imla
edit: yine imla.