baharın gelişini kutlamak amacıyla yapılan bir gelenektir. mahallelerde ateşler yakılır ateşin üzerinden atlanır, gitarlar çalınır şarkılar söylenir, dilekler dilenir.
ayrıca mezopatamya ve anadolu kültürüne has olarak bilinen bu kutlama 2010 yılında unesco tarafından başlatılan çalışmayla insanlığın somut olmayan kültür mirasları arasına girmiştir.
diğer dinlerdeyse bugünün karşılığı olarak (bkz: st. georges) bilinmektedir.
sadece bir gün kalmış olan gün. yarın akşam dileklerimizi gül ağacının dibine asıp, sabah gün doğmadan dileklerimizi denize atmaya gideceğiz. her sene tekrarlanan bir ritüel. umarım hiç bitmez.
(#15394022) (#15396817)
kaç senedir gül ağacının dallarına ve altına ne yazıp koyduysam tutmadığı için artık bu sene hiç bir aktivitede bulunmayacağım sözüm ona dileklerin kabul olduğu gün.
Hızır a.s gelip kendilerine yardım edeceliğine inanılan bayram çok farklı dilek dileme versiyonları mevcut ağaca kurdele bağlama, kuyuya para atma bizim memlekette pis su kanalizasyonuna para atıp dilek tutuyorlar biri de sırıta sırıta topluyor.
hızır a.s'nin gül dalına elini sürdüğü, insanlara yıllık rızklarını dağıttığı gündür.
bu gece yazın dileklerinizi kağıda, gül ağacına asın. sabah gidip yazdığınız kağıt yerindeyse buruşturup su birikintisine atın.
gitmişse zaten yapacak bir şey yok.
bir de dışarıya bir şişe su, bir iki bozuk para koyun.
suyu içersiniz, şifa olur.
bozuk paraları da cüzdanınızın alakasız bir yerine koyun unutun. hızır eli değen para bereketlidir, bütün sene parasız kalmazsınız.
ateşin üzerinden atlamaya çalışın. atlarken de dilek tutun. hatta ateşin üzerinde bir iki saniye durup dileğinizi öyle tutun.
evde adaçayı yakın, hem nazarı bereketsizliği atar hem de rahatlatır. adaçayı yaktıktan sonra son küllerin üstünden 3 kere yürüyerek geçin. üstünüzdeki basiretsizliği atar.
bir de neye inanıyorsanız ondan isteyin istediğinizi.
eskiden halk arasında mevsimler genel olarak kasım (kış) ve hızır (yaz) olmak üzere ikiye ayırılırmış. 6 mayıstan başlayıp 4 kasıma kadar olan 186 günlük süre hızır günleri adıyla yaz mevsimini, 8 kasımdan 5 mayısa kadar olan 180 günlük süre ise kasım günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır.
bugünkü takvime göre 8 kasımda başlayan kasımın 46sında kırkgün anlamına gelen erbain, 86sında 50 gün anlamına gelen hamsin tamamlanır ve böylece kışın en soğuk zamanları sayılan 90 gün geçmiş olurmuş. i̇nanışa göre kasımın 105inde (20 şubat) birinci cemre havaya, 112sinde (27 şubat) ikinci cemre suya, 119unda (6 mart-şubatın 29 çektiği dört senede bir 5 martta) üçüncü cemre toprağa düşer. cemreler ile beraber yazın başlangıcı olan hıdırellez için de geri sayım başlar.
Anladığım kadarıyla evrim sürecinin bir parçası ve doğada kendiliğinden oluşandır. Az önce balkondayken dışarıdan patlama sesi duydum. Bir baktım çöpteki bir şeyler patlayıp çöpten dışarı fırlamış, sokağın ortasında yanıyor. Sonra çöpten çıkan bir kedi üstünden zıpladı geçti. Az evvel de sağdan soldan bir iki çocuk çıktı,üstünden atlıyorlar. Takipteyim.
dileğimi diledim. Kağıda yazdım. Birini asiye attım birini de gül ağacının altına gömdüm. ilk kez böyle bir eylemde bulunuyorum. Eğer gerçekleşirse editlerim artık bu entryi.
6 mayıs günü kutlanan,
geceden gül ağaçlarının altına konan bozuk paraların sabah cüzdanlardaki yerlerini alması için toplandığı,
camların önlerine hayırlı nasip için kilit konulduğu,
ateşler yakıldığı, 3 kere atlanıp dilekler dilendiği, sabahında hiç bulut olmaz rivayetinin göğe bakıldığında hakikate erdirildiği güzel neşeli bereketli gün.
Eski takvimlere göre kasım aylarının bitip, hızır aylarının başladığı gündür.
Sene kasım ve hızır ayları olarak 180-180 ikiye bölünmüştür, ve takvimlerden görebileceğiniz üzere yağmur, fırtına, kuş göçleri... hep bu takvim esası üzerinden tahmin edilir ve genel de de tutar...
Sevdiğim Kim Varsa, Kendim De Dahil,
Sevebileceğim Herkes De Dahil
SaĞLıĞı iYi oLSuN
Kalbi ritmini çalsın.
Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun.
Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın.
Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu,
bacaklarından güç eksik olmasın.
Kanı bol olsun, damarlarında
dönüp dönüp dolaşsın.
SeVDiKLeRiYLe BiRaRaDa oLSuN
Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın.
Lafları birbiriyle başlasın.
Nesi varsa, bölüşecek biri olsun; nesi yoksa,
bulup getirecek biri olsun.
Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun.
Sevgisinin tamamını harcasın.
Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın .
YaPMaKTaN BıKıP uSaNMaYaCaĞı BiR iŞi oLSuN
Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın.
ibadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi,
onu yapıp dursun. Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün.
Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün.
O başkalarının bunu gördüğünü,
dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın.
seVMeKTeN BıKıP uSaNMaYaCaĞı BiRi oLSuN
Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun,
başucuna koysun ama yalan uydurmasın.
O herşeyine, her haline tek tanık olsun.
Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun.
Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun.
Bütün şarkılar onu anlatsın.
Aşık olsun, sırılsıklam olsun.
Kurumasın.
NeŞeSi BoL oLSuN
Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin.
içinde birşey durup durup zıplasın.
Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın.
Gürültü çıkarsın, Saçma şeyler söylesin.
Çocuklukta en şımardığı ana,
sık sık gidip gelsin.
Nereye gidip geldiği bilinmesin.
DeĞiŞTiRMeK iSTeDiKLeRi DeĞiŞSiN
içte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın.
Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın.
Kapıda hep
kamyonu dursun.
Dilediği yere taşınsın.
Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun.
Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin.
BiRŞeY oNa SüRPRiZ oLSuN
Günlerinden bir günü, bir pakete sarılı olsun.
Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın.
Bu gün üçyüzaltmışbeş'ten herhangi biri olsun.
Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın.
Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın.
BiR HaYaLi GeRÇeK oLSuN
Bir hayale gözünü yumsun.
Peşinden koşup, onu sobelesin.
Hayalini kendinden saklamasın.
Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün olduğunu unutmasın.
amin*
Bu sezon iBBŞT'de izleme fırsatı yakaladığım oyun. Şehir tiyatrolarında da DT'de de ciddi iyi oyunlar var.Fırsat bulun,ayarlayın mutlaka bir kaç oyun izleyin. Neticede Tiyatro iyidir.
Hıdırellez den biraz bahsedelim: Firuze Engin'in henüz öğrencilik yıllarında yazmış olduğu metin anlamında güçlü bir oyun;kıskanmadım diyemem.iyi metin.Reji iyi,oyunculuklar başarılı,dekor iyi düşünülmüş.
Karakterler çok gerçekti.Sahnede hele bir "Tinke" izledim ki, oyunun son sahnesinde acıyla oynayışı,dans edişi vardı böyle insanın yüreğini ezen cinsten...
Yönetmen'in notundan,
"9/8 Hayatlar 1,5 Perde Aksak Oyun
Romanlar Londra'da 8 Nisan 1971 yılında toplanıp aldıkları bir kararı dünyaya duyurdular,Bize bundan böyle;Çingene,Cipsiy,Kıpti,Gitane,Zingarella,Çigan gibi bizi örseleyen sıfatlarla seslenmeyin. Bize ROMAN deyin, Romanca'da ROM:insan,ROMAN giden insan/göçen/göçebe demektir.
......
Ben bu oyunda bizim (aralarında doğup büyüdüğüm)Romanlarımızı anlatmaya çalıştım.Eksik,aksak,tamamlanamamış kahır ve acı bir hayat ve bu hayata direnebilmek için eğlenenen,eğlendiren,hayatla,düzenle ve kendileriyle dalga geçmeyi başaran Romanlarımızı.