kültürümüze, örfümüze, adetlerimize sahip çıkmıyoruz unutuyoruz görmezden geliyoruz. eskiden anneannemler bugün için tatlılar pideler yapar, çocuklar ateş yakar, belediyeler şenlikler düzenlerlerdi. nevruzu kaptırdık. bari bugüne bu bayrama sahip çıkalım...
baharın başlangıcını simgeleyen aynı zamanda piknik günlerinin de başlangıcı sayılan gelenek. gerçi havalar yine soğuk. eskiden 6 mayıs denilince çayır çimen yerlerde piknikle kutlanırdı. geleneklerimiz ölüyor sanırım.
--spoiler--
hıdırellez dileğim dünya barışı, huzur ve kardeşlik. şaka lan şaka iphone 4, ipad 2, macbook pro, play station 3, nintendo wii bi de led tv.
--spoiler--
Hızır ile ilyas ın buluştukları 6 Mayıs ta güneş, Ülker Burcu na girer, yıl yaz ve kış olarak ikiye ayrılır. Bu gece ve sabahında Hızır ın yeryüzüne uğrayacağı, her yerin canlanıp yeşilleneceği, dokunduğu her şeyin ise bereket bulacağı düşüncesine dayanır hıdrellez kültürü.
yani hızır güneş dir ve güneş ilyas a yani toprağa ve suya düşer. toprakla ve suyla güneşin sıcaklığı buluşunca doğa dirilir.
sümerlerin günümüzden 6000 yıl önce temmuz tanrısı ile ifade ettikleri bu diriliş, günümüze hıdrellez olarak gelmiştir.
--spoiler--
efsaneye göre hızır arkadaşı ilyas ile birlikte iskender-i zülkarneyn'in maiyatinde bulunmuş ve ona kılavuzluk ederek zulumat ülkesinde ab-ı hayatı aramaya çıkmışlar. uzun maceranın sonra hızır ile ilyas bir punar kenarında oturmuşlar ve yanlarında bulunan pişmiş balıkları yerken hızır'ın elinden bir damla su balığa damlamış. balık o sırada canlanıp suya atlamış. onlarda suyun ab-ı hayat suyu olduğunu anlayarak kana kana içmişler. sınra iskender'e haber vermişlerse de tekrar suyu bulamamışlar. iskender ab-ı hayattan mahrum olmuş. böylece ölümsüzleşen hızır ile ilyas allah'ın emri ile dünyada sıkıntıya düşenlerin yardımına koşarlarmış. kıyamete dek sürecek olan bu görevi hızır denizde, ilyas ise karada yaparmış. her ikisi de senede bir gün buluşup beraberce kabe'ye hacca giderlermiş. onlar buluştukları güne hızır ile ilyas'tan bozma olarak ''hıdırellez'' denilir ki o günde insanlar kırlara çıkıp eğlenirler. mayıs ayının altıncı günü olarak bilinir.
--spoiler--
bu gecedir ve güzel, ruh dinlendirici bir gelenektir.
--spoiler--
sevdiğimle konyaaltı sahilinde güneşin doğuşunu ve sahile akın akın gelen insanları seyredeceğim, onların yüzündeki gülümsemeyi göreceğim. belki bir ateş yakılır, üstünden atlayacağım.
--spoiler--
yeni öğrendim .ee bu gece dilek dilemek şart oldu. en son çocukken eski mahallemizde atlamıştım ateşten .tarasada taştan yapılan evleri, bilezikleri hayal mayal hatırlıyorum.uğur getirir gibi bi his var içimde.bir arkadaşım da uyumadan elmanın kabuğunu hiç koparmadan soy yastığın altına koy hayatına girecek insanı rüyanda görürsün demişti.çok saçma sen bu söylediklerine inanıyor musun deyip gülmüştüm ama itiraf edeyim düşünmüyor değilim.
pazarlanmaya çalışılan bir gelenek.
yazık!
ne güzel şenlikler oluyordu.
herkese açık, herkes aşık.
şimdi kimi zihinsizler paralıyorlar.
varsın olsun
ne hızır kahrolur ne ilyas...
parayla saadet olmaz!
baharın başlangıcının bayramı. eskiden bugüne dek sobalar yanarmış ve evlerden sobalar bugün kaldırılırmış. bahar temizliği. ve son kez artık evler değil, sokaklar yanacak sıcaktan diyerek ateşler yakılır ve atlanırmış o ateşin üzerinden.
5 mayısı 6 mayısa bağlayan gecedir kutlanma zamanı. ve gece yazılıp gül dalına ya da gül köküne bırakıla dilek, sabaha karşı daha gün doğmadan denize bırakılır ki, hızır ile ilyas birleştiğinde deniz yarılır ve tüm dilekleri içine alırmış. ve rivayet o ki; dileklerin kabul olunur. yıllardan beri vaz geçmeden gerçekten inandığım tek şeydir. 5 mayıs gecesi ateşlerden atlanır, güller çalınır bahçelerden ve ateşten ilk atlayışınızda içinizden bir dilek tutarsınız,sonra sabaha karşı deniz kenarına gidip gül dalına astığınız dileğinizi ve ya dileklerinizi denize bırakırsınız. şunu biliyorum ki inanarak yaparsanız gerçekleşiyor tüm istedikleriniz. er ya da geç...
yeni umutların başlangıç günüdür.
yobazlıktır,
din adına yapılanına yobazlık diyen medya ve medyanın her dediğine kanan kitle, nedense hıdırellez şenliklerini adeta teşvik ediyor farkındaysanız,
insanlar çaputla bağlamışlar, herkes sarhoş olmuş ve muhabir bunları o kadar tatlı bir şeymiş gibi anlatıyor ki, sanırım müslümanlığa da bir noel monte etmeye çalışıyor birileri,
ve aynı muhabir diyor ki; "islam öncesi türk kültürü kutlamasıdır, hızır ve ilyas peygamberlerin buluşması diye kutlanır" hem islamiyet öncesi hemde peygamberlerin buluşması kutlaması!! ilginç yani,
hz.hızır ile ilgili kıssa kuranda detaylıca anlatılıyor oradan hakkında bilgi sahibi olunabilir, farzı misallere göre yorum yapmaya gerek yok.
izmir'de, çocukluğumda ve erken gençliğimde sabahlara kadar eğlencesi süren, erken ortayaşımda antalya'da esamesi okunmayan, yaşadağım sitedekilere önayak olup zorla sevgilime ateş yakmak içn odun getirttiğim gün. bu sene de ateşten atladım bu sene de gün doğmadan denize gideceğim. *
edit: imla
edit: yine imla.
Önce bi ateş yakcan, sonra dilek tutcan, sonra ateşten atlican, sonra dilegin yazılı olduğu kağıdı gül ağacının dibine gömcen, sonra sabah kalkıp o kağıdı denize atcan, sonra muhtardan ikametgah kağıdı iki fotorafla, nüfus sureti çıkartıp..
Bu ne amınakoyim ya. Gider çalışır kazanır, ne diliyorsam para biriktirir alırım. Daha kolay aq.
yılın en güzel günü. tüm diğer dini ve milli bayramlardan bile daha anlamlı. insanın doğadan geldiğini ve doğaya gideceğini hissettiği ve doğayla bir olduğunu hissettiği gün.