400 bin müslümana etki ettiği söylenir, Zamanında Cengiz hanıda islama davet etmişlerdi ama o sadece kabul etmedi fakat hülagu han resmen islamı bitirmek istemiştir, bağdatı aldığında ne kadar alim varsa öldürmüş, ne kadar kütüphane ve bina varsa yaktırmış ve yitirmiştir, öbür tarafta işi zor.
Barbar kelimesini mö Polislerde yaşayan sofistler kullanmışlardır.
Poliste yaşamayan herkes için (ki poliste vatandaş olmanın da şartları vardır) barbar kelimesini kullanmışlardır.
Bu durumda hülagü ve cengiz han için barbar kelimesi ezik bir yunan düşüncesidir.
Yaptıklarını tasdik etmiyorum ama dünyayı yönetmek için kültüre ihtiyaç duyulmaz.
Onlar için hakimiyet önemlidir ve hakim olmuşlardır.
Karısını, anasını, bacısını araplara peşkeş çeken bir arap g.tünü kondiklese elhamdülillah diyecek şerefsizlere mesai yaptıran, arap halifesine dansöz kıyafeti giydirip oynatan sonra da atına ezdiren ulu hakan.
"önüne gelen her yere saldırmak" bozkır imparatorluklarının karakteri değildir. hülagü han'ın iran üzerine yaptığı sefer de planlanmış bir harekettir. moğolları başıboş, sırf eğlence için kafasının estiği yere saldıran kişiler zannetmek, yüzyıllar boyunca türkler ile iç içe yaşayan bu halkın cihan hakimiyeti mefküresinden bi haber olmak demektir. verim açısından düşük ve iklim açısından son derece sert bir bölgede yaşayan türk/moğolların, sırf yağma için yerleşik bölgelere yaptıkları akınların dahi, ürün temin etme şeklinde bir amacı vardır.
"önüne gelen her yere saldırmak" merkezi birlikten yoksun, herhangi bir devlet yapıları veya kurma potansiyeli olmayan, dışa kapalı ve vahşice yaşayan kabilelerin özelliğidir. kendi gelenekleri ile birlikte türk devlet geleneğini benimseyerek yönetimde özellikle çin ve uygur soylu kişilere yer veren moğolları bunun dışında tutmak gerekir. ki haklarında pek fazla ön yargı bulunan moğolların sarayında, bizzat han'ın önünde tüm dinlerin temsilcilerinin sözlü tartışma yaptığını carpini'nin seyahatnamesinde takip edebiliyorken, onlara böylesine "medeniyetsiz" bir yakıştırma yapmak yanlıştır.
cengiz le birlikte atamdır.
din, ülkelerin kullandığı bir argümandır.
asıl olan ait olunan millettir.
tarihte hıristiyanla hırıstiyanın savaştığı pek çok savaş vardır. demek ki önce millet.
ayrıca milletle, devletin dine yaklaşımları farklıdır.
devlet insan değil ki imanı olsun. devlet koca bir şirkettir. çıkarı neredeyse oraya yönelir. bu uğurda her şeyi kullanır.
"en sevdiği işkence olarak, kimi zaman zevk için kimi zaman bir "suçlu"yu konuşturmak için, kişinin canlı canlı derisini yüzdürüp açık yüzeye tuzlu su döken orta asyalı hükümdar.
askerleri, atlarının boynuna çentik atarak bir parça akıttıkları kanı koyun bağırsağına doldurup ateşte ısıttıktan sonra bunu içer ve bu gıdayla bir hafta savaşırlarmış.
bunu gören batılı bir seyyah bu gücün karşısında durmanın imkansız olduğunu yazmış."