kendisine lanet edene, allah lanet etsin.
büyük halifedir.
adalet timsalidir.
kisra'nın kafasını budadığı içindir tüm bu iftiralar. hz. ömer'i öldüren mecusinin mezarına gidip şefaat dileyene, ömer'e lanet edene, halifenin hakkına girene allah lanet etsin.
bakın neymiş ömer'e duyulan nefretin sebebi, molla anlatıyor dinleyin.
"ey insanlar! ben haktan, adaletten ayrılırsam ne yaparsınız" diye sordu.
"ey ömer! sen eğrilir, haktan ayrılırsan seni kılıcımızla doğrulturuz" diye cevap verir ahaliden bir sahabe.
bunun üzerine halife ömer; "elhamdülillah, eğrilirsem beni kılıçlarıyla doğrultacak arkadaşlarım varmış" diyerek sevinir ve şükreder.
halifeliği döneminde hazinenin dolduğu zamanlar da olmuştu. ancak vefat ettiğinde kendisinin borçları vardı.
onun hakında ne söylesek, ne yazak cılız kalacak. desem demesemde eksik kalacak. acizane bir kaç şey anlatıp başlıgından gitmek istedigim büyük adam.mekanı titreten adam.pençeleri ile adaleti getiren adam(adam kelimesini bu büyük insanlara karşı kullanmak bana bazen agır geliyor)
bir buruk vaktiydi. dostu eslemi yanına alıp, bir dagın tepesine dogru çıkıyordu. güneş batmak üzereydi. güneşi izliyordu, belki güneşi özlüyordu. mırıldandı kendi kendine. dedi öyle ya! o bir akşam üstü güneşine benzerdi.eslem dedi! yoruldum artık biliyormusun? hatıralar birden eskiye dogru gidiyordu. yaşı 63 tü. yolun sonuna gelmişti. hilafet bitirmişti ömeri.tüketmişti. simsiyah saçları bembeyaz hale gelmişti ömerin. yük çok agırdı.bitiriyordu ömeri herdem, yeniden bitiyordu herdem.
dul kadınların un çuvalını taşırdı halife. gene birgün un çuvalı taşırken.halk söylenmeye başlamıştır.olacak şey degildir. ölçülere uymuyordu. ne kısralar ne kayserler veya herhangi bir imparator bunu yapmıyordu. ama koca iranın ve ırakın ve suriyenin devlet başkanı, sırtına un çuvalı çuval taşıyordu. olacak şey degildi.bir ara yanına oglu abdullah geldi. dedi ".uvalı bana ver baba" hiç bir şey söylemeden çekti gitti. sonra tekrardan "çuvalı bana ver baba" deyince, döndü acı bir tebeessüm "ne o abdullah, halifenin oglu utandınmı" dedi. nefsimi terbiye ediyorum. hadi işine git.
arıyorum be ömer. sevdanı arıyorum.güvercinleri arıyorum.
güleri arıyorum. o güle vurgun bülbülü arıyorum.
nerdesin ey ömer.
bıraktın bizi böyle.
sen gitin ya. adalette gitti.
devlet adamlıgıda giti.
biz'de böyle kaldık. arkanızdan baka kaldık. seraba bakar gibi. hayale dalar gibi.
onu ebu lulu adında bir zerduş (ateşe tapan) birisi şehit etmiştir. zehirli hanceri, sırtının bazı yerlerine saplamıştır.
son sözü. beni kabrime hızlı götürün. dünyanızı hiç sevmedim olmuştur
o vefaat etigi gün herkes bir şey söylemiştir. ama sözlerden bazıları vardır ki kayda deger.
"bugün dikenli agaçların bile hz.ömere agladıgını hiseder gibi oluyorum