hz muhammed

entry1362 galeri121 video3
    125.
  1. yüzyılın trollüdür. insanları etkileme yeteneği olan liderdir.
    1 ...
  2. 126.
  3. Göt büyükmekten başka bir işe yaramayan kişiler tarafından kıskanılıp eleştirilmektedir. Eğer gerçekten peygamber olmasa bile onun başardıklarının yanından bile geçemezsiniz. bunun için bile saygı göstermelisiniz.
    0 ...
  4. 127.
  5. saygı göstermediğim kişi. göt büyütüyorum ama 11 yetimi sikmiyorum bizim komşu oğlu gibi.
    1 ...
  6. 128.
  7. Tanrının son yalvaç'ıdır Araplar hizaya girsin diye ve tüm insanlara müjdeleyici olsun diye gönderilmistir.
    2 ...
  8. 129.
  9. 130.
  10. islamda sadece o akrabasıyla evlenme hakkına sahiptir. doğru herkes için aynı değil diyor kuran.

    (bkz: dinde tölerans olur mu)
    (bkz: boşluğa düşmemek için inanmak)
    2 ...
  11. 131.
  12. 132.
  13. "Sizin davranislariniza bakipta, muslumanliga ozenen kimse yoksa...
    Imaninizi gozden gecirin"(hz muhammed s.a.s)
    2 ...
  14. 133.
  15. rahmetullah, nebilerin nebisi ulu önderdir. kelimeler yetersiz kalır o yüce sevgiliyi anlatmaya.
    5 ...
  16. 134.
  17. yüce allah'ın kulu ve elçisidir. ayrıca ;

    "size iyilik yapanlara karşı iyilik yapmak, fenâlık yapanlara da fenâlık yapmak meziyet değildir. asıl meziyet, size fenâlık yapanlara karşı aynı şekilde mukâbelede bulunmayıp iyilik yapabilmektedir.”

    sözlerinin sahibidir.
    2 ...
  18. 135.
  19. "Ben su iki zayifin hakkini yemeyi size haram kildim,
    Yetim ve kadin".(hz muhammed s.a.s)
    5 ...
  20. 136.
  21. yil 2014, her turlu bilgiye ulasimin saglandigi zamanlardayiz artik ve cogu insan az cok pozitif bilim goruyor kiyisindan kosesinden.
    yani gercekten anlayamiyorum ya, abi elinin altinda internet var sayfa sayfa sure mure zart zurt hikaye okuyacagina git bilim ogren azcik amk.
    saka gibi gercekten.

    arap yarimadasinda yasamis insan.
    5 ...
  22. 137.
  23. allahın varlığı yada yoklugu muamma , kuran-i kerim in varsa (!) allah tarafından yoksa da kim tarafından yazıldıgi bilinmiyorken bunların üstüne yeryuzune indirilen 3 kitap ve 2 din varken insanoğlunu düzeltmeyen bir tanrı (!) hepsinin üstüne de son peygamber diye yolladığını kisidir.

    edit : bu dönemde biri çıkıp ben son peygamberim dese ve üstüne de doğa üstü gücü olduğunu soylese hangimiz dönüp buna itibar eder bi düşünün.
    muhammed çok zeki bir adamdı ve araplarin cehaletinden faydalandi. araplar iQ bazında en aptal ırktir. gidip araştırın isterseniz. neticede adam dönemin kurallarına göre güzel bir oyun oynamış ve bunda da başarılı olmuştur.
    1 ...
  24. 138.
  25. zekasına mükemmel atıflar yapılarak dini kurguladigi fikrini insanlara alttan alta empoze etmekten bikmayan insanlar var. hz. muhammed bir peygamber olarak diğer insanlardan avantajlı yönlere sahipti tabii ki.zeka da bunlardan birisi fakat onun da bir sınırı var.

    bireysel özelliklerini de kullanarak yaptığı devrim hala sıradan bir devrim olarak görülen bir insan.kendi çağındaki insanlar neden acaba onu takip etti,bir insan nasıl iç içe yaşadığı diğer insanların gözüne bala baka bu kadar profesyonel olabilir? tıpkı şimdi ki gibi arapların da kendi bir din anlayışı vardı. bugün ıslamiyet i kaldırmaya yeltenmek ne kadar zorsa o dönem ki pagan inanışını da yok etmek o kadar zordu.

    çıkın bakalım en yakininizdan başlayın,ilan edin peygamberliginizi ne kadar tutarlı olabileceksiniz ve çevrenizdeki insanların ideolojisini nasıl degistirebileceksiniz,nasıl yikacaksaniz ideoloji putlarini ve nasıl yerlestireceksiniz hakim putunuzu?

    inanirsiniz veya inanmazsiniz sizin bileceginiz iş. bence asıl önemli nokta şu ki dünya tarihine gelmiş ve gelebilecek en önemli liderdir.

    altın taçlar giyen hükümdarlara bile,kendi eliyle yamadığı hırkasının içindeki bu adama olduğu kadar itaat edilmedi.
    4 ...
  26. 139.
  27. '' o, allah'ın birinci ve en büyük kuludur. o'nun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. benim, senin adın silinir; fakat sonuca kadar o, ölümsüzdür. "

    mustafa kemal atatürk
    3 ...
  28. 140.
  29. "Cani yanan sabretsin, cani yakanda yanacagi gunu beklesin".
    Hz.muhammed(s.a.s)
    2 ...
  30. 141.
  31. ateistlerin muhammed bey,muho abi diye çağırdıkları islam peygamberi.
    0 ...
  32. 142.
  33. Insanlara merhamet etmeyene, allah merhamet etmez.( hz. Muhammed s.a.s)
    1 ...
  34. 143.
  35. Nasil yasarsan oyle olursun,
    Nasil olursen oyle dirilirsin.hz. muhammed(s.a.v)
    2 ...
  36. 144.
  37. Ahh peygamberim ahh... parçalanmış ve zulme sessiz kalan bu Ümmetin lidere ihtiyacı var; senin gibi bir lidere... Dün Aksa, Yarın Kâbe...
    2 ...
  38. 145.
  39. uzunca bir zamandır kendisi hakkındaki fikirlerimi dile getirmek istiyordum ama bir yerden başlamak gerçekten zor... çok uzun yıllar hayatını, kişiliğini irdelediğimi hatırladığım ikinci bir kişi hatırlamıyorum muhammed dışında. bunun bir sebebi yok aslında. belki de bir ''insan'' arayışı bu. o insan da muhammed'dir. müslüman bir toplumda yetişmiş olmanın herhangi bir etkisi yoktur muhammed hakkındaki düşüncelerimde. dersimi çok iyi çalıştım ve bu yazıyı sanırım son bir aydır defalarca güncelledim. eksik kalmamalı hiçbir şey...

    muhammed'i müslümanlardan dinlerseniz olumsuz bir görüş elbetteki duyulmayacaktır. bir hristiyan ya da musevi'den dinlerseniz elbetteki de onun bir yalancı olduğundan başka bir şey duyulmayacaktır.

    bir de oldukça ortada gezinen birinden dinleyin muhammedi;

    öncelikli olarak söylemek gerekir ki, insanlık tarihinin en dürüst karakterlerinden biri de muhammed'dir. bu adamın hayatını adam akıllı okuyan biri görecektir ki, muhammed; şu günümüzde çoğu insanın edinmek istediği bir dost modelidir. neden mi? çünkü muhammed'in vefakarlığı, babacan sıcaklığı onu ''muhammed'ül-emin'' yapmıştır. tek neden elbetteki bu değil. binlerce neden var ortada. şayet anlatılan tarih doğru ise. doğruluğu islam'ın ilk 400 yılı boyunca görülebilir. tarihin kayda geçtiği dönem açısından yani.

    benim itikadıma göre elbetteki muhammed bir peygamber değildi. peygamberlik olgusuna inanan biri değilim öncelikle. buna rağmen o bir yalancı da değil . olay aslında şundan ibaret; muhammed sonuç olarak sami ırka mensup bir arap. sami ırk köklü bir geleneği olan yapı. peygamberlik ise adeta ata sporudur samilerde.

    sami halklarına bakıldığında, toplumu şekillendiren ana unsurun inançlar olduğu görülecektir o dönemde. elbetteki muhammed'den önce de peygamberlik iddiası ile ortaya çıkanlar olmuştur. onları başarısız, muhammed'in ise bu iddia da başarılı olmasının ana sebebi muhammed'in kişisel ve ya kabilesel çıkarını değil de insan olmanın, insaniyetin onurunu nazara alması yatmaktadır. yani muhammed'in hakperest biri olması. muhammed bir yalancı değildir, bir ''yöntemi'' iyi kullanabilmiş bir fikir adamıdır.

    müslüman olun ve ya olmayın olaya şu nazarla bakın; bir insanın düşünün ki 23 yıllık tebliğ süresi boyunca en çok kendi akrabaları ile savaşsın, kan bağı olan insanları kılıçlarının altında inim inim inletsin ve onlardan alıp düşkünlere, yetimlere; ezilenlere dağıtsın. bedir günü ebu cehil ellerini havaya kaldırıp ''allahım aramızda ikilik çıkaran bu müfsidi helak et'' diye boşuna dua etmemiştir. muhammed en çok kendi kabilesi ile yani kureyş ve haşimoğulları ile savaşmıştır. işte bunu yapan kişi muhammed'dir. muhammed bu yüzden müthiş bir adamdır.

    muhammed'in içinde bulunduğu toplumun değerlerinden önce, kendisinin mensup olduğu ailenin de iyi irdelenmesi gerekir.
    muhammed'in mensubu olduğu kabile, diğer arap kabilelerinin nazarından soylu ve de kutsal sayılan söz sahibi bir kabiledir. özellikle muhammed'in doğumundan önce gerçekleşen fil vakasından dolayı kureyşten olanların ruhani bir koruma altında olduğuna inanılırdı. kureyşlilerde kendilerini kutsal soydan gelen biri olarak addederlerdi. ayrıca muhammed'in soy şeceresine bakıldığında, hicaz'daki dağınık arap kabilelerinin bir araya getiren kusay bin kilab gibi bir adamın soyundan geldiği bilinir. dolayısı ile muhammed o dönemde ''elit'' denebilecek bir kabileye mensup biridir, sıradan ve fakir bir bedevi değildir. şayet öyle olsaydı zaten çoktan katledilirdi. özellikle dedesi abdülmuttalip mekke'deki en nüfuzlu adamlardan biriydi.

    dolayısı ile bu kadar maddi ve siyasi imkana sahip biri peygamberlik iddiası ile ortaya çıkıyor, kureyşteki ensesi kalınların kölesi olan bedevilerin dikkatini çekiyor ve bir mücadele başlatıyor. buradaki amaç ne olabilir ki? para deseniz, şan şeref makam deseniz zaten yeterince muhammed'de bunlar mevcut. zaten muhammed ilk peygamberlik iddiası ile ortaya çıktığında kendisine kureyşin en iyi kadınlarını, en iyi kervanlarını vermeyi teklif ediyorlar, muhammed ise ''bir elime güneşi bir elime ayı verseniz ben davamdan vazgeçmem'' sözüyle adını tarihe altın harflerle yazdırmış biridir bu yüzden.

    mesela muhammed hakkında çok yanlış bilgiler mevcut özellikle müslümanlar arasında. örneğin kendisinin yetim kaldıktan sonra bir süt anneye verilmesi, kimsesiz, fakir bir yetim olarak lanse edilip ajite edilmesi asla ve asla doğru değildir. aksine muhammed amcası tarafından evlat edinilmiş, çok iyi şartlar da yetiştirilmiş biridir. zaten sonrasında amcasının suriyeye kadar uzanan ticaret kervanlarının başına geçmiştir

    muhammed'in sonrasında hatice ile olan evliliği... genelde burada da şu hataya düşülür, özellikle islam düşmanları tarafından. muhammed hatice ile parası için evlendi düşüncesi... bu da tamamen yanlış, neden parası için evlensin ki? muhammed zaten yeterince zengin biri. bayağı bayağı zengin hem de. şahsi kanaatime göre hatice ile evliliğindeki asıl amaç haticenin abisi varaka bin nevfele yakın olma düşüncesi olabilir. varaka muhammed'in hocasıdır. muhammed'e aramiceden, ibraniceden hikayeler anlatılar aktarmış biri olduğu düşüncesi vardır, ne kadar doğru bilinmez. sonuç olarak muhammed'in hatice olan evliliği maddi ya da siyasi nüfuz sahibi olmak değildir. kim bilir, belki de muhammed gerçekten 40 yaşıdndaki hatice'ye aşık olmuştur bilemeyiz.

    bizim tarihten ilk öğrendiğimiz şey, muhammed'in elit tabakadan biri olduğu ve fakir olmadığı özellikle de ''ümmi'' olmadığıdır. çünkü kur'an'daki ümmi kavramı muhammed'in okuma yazma bilmediğine işaret etmemektedir. neden böyle anlaşıldığı da aşikar, muhammed'i yüceltmek. kur'an'daki ümmi kavramı ''içinizden biri'' ya da kur'an'ın bir diğer ifadesi ile ''sahibikum'' dur. bir diğer kur'an'daki kullanımı ise ''kitap nedir bilmeyen, kitap ehli olmayan''dır. kelime anlamı ise anasından doğduğu saflığı ile temiz olan demektir. bu ayrıma dikkat etmek gerekir. buna dikkat etmek için kur'an'a inanmak değil, az okumak gerekir. anlaştık mı cemaat-i müslimin? *

    kişisel anlamda bakıldığın muhammed bugün için entelektüel bir birikimi olan prezentabl bir adamdı demek doğru olacaktır. bunu da yine kur'an'dan anlıyoruz, çünkü kur'an'ın dili, o günün yazılı edebi eserleri ile karşılaştırıldığında fasih, gayet açık ve avama hitap eden ama aynı zamanda politik bir özellik taşıyan yapıdadır. muhammed bırakın okuma yazma bilmemeyi, aramice, ibranice gibi dillere de hakimdi. hatta ve hatta o zamanın süper gücü sasani pehlevicesini bildiğini söylemek abartı gelse de, oranın politik durumunu, bizans'ın karşı cephedeki konumunu çok iyi analiz ettiğini söylemek doğru olacaktır. bunun ispatı ise rum suresi'nin ilk ayetlerine bakıldığında muhammed'in arap yarım adası dışındaki gelişmeleri de kendi mücadelesi açısından mühim gördüğünü söylemek mümkündür.
    bir ikinci delil ise sasaniler ile bizans savaşının dünyayı çalkalayan bir süreçte olduğu sıralarda yani II.Hüsrev, başa geçen Herakleios ile de savaşı daha çetin şartlarda sürdürmeye devam ettiği sıralarda muhamemd'in peygamberliğini ilan etmiş olmasıdır. tahmini olarak 610'lu yıllar. bunlar hiçbir şekilde tesadüf değildir. gayet planlı bir hareketin ürünüdür.

    dolayısı ile muhammed rum taraftarıdır yani bizans. çünkü fars körfezinden başlayıp yemene kadar devam eden sasani siyasi ekonomik ve kültürel kuşatmasını kırmak için rum siyasetine yakın olmak durumundaydı. dikkat edilirse müslüman orduları ilk olarak bizansla savaşmış olsalar da büyük çaplı operasyonlarını hep sasaniler üzerine yapmıştır. muhammed'den sonra gelen halifeler her zaman ilk saldırıları sasani sınırlarına yapmışlardır. çünkü muhammed'in de stratejisi bu idi. tabi ki arap yarım adası temizlendikten sonra. ama ömrü yetmedi.

    muhammed'i tüm bunlardan ayrı kılan şey ise muhammed'in bir insan olarak kendi özelinde hak üzerine kurulu bir savaş başlatmış olmasıdır. o dönemdeki mekke'nin sosyal yapısına bakıldığın çok ciddi bir sömürü sisteminin hakim olduğu görülecektir. habeşistan'dan yani bugün ki etiopyadan getirilen zenci köleler ile mekke'nin dışında çölde yaşayan bedeviler (sonradan hariciler olarak ortaya çıkacaklardır) muhammed'in de mensup olduğu kimi sözü geçen kabileler eliyle sömürüle gelmekteydi.
    habeşli köle bilal muhammed'in ilk davetçisi oluyor düşünebiliyor musunuz?

    kadın ticareti, kölelik; aşiret davaları, faiz, angarya zulüm, yetimin düşkünün yok sayıldığı, dahası köle olarak görüldüğü, güçlü haksızın mazluma olan zulmü...
    soyla kabile ile övünmek ki kur'an ayetlerinin çoğunda bu konuda tenkitler gelmektedir mekke toplumuna.

    örneğin tekasur suresi ilk iki ayeti;

    --spoiler--
    çoklukla övünmek sizi oyaladı, ta ki kabirlere gelene kadar...
    --spoiler--

    gibi ayetlerde mekke toplumun genel yapısı ortaya çıkmaktadır ve bu ayetler birer toplumsal tespitler hükmündedir. işte muhammed'in temel savaşı da budur; zulme eşitsizliğe dur demek...

    bana göre muhamme kendi toplumunu çok iyi analiz etmiş, çıkarımlar da bulunmuş, mücadeleyi nereden başlatacağını gayet iyi bilen biriydi.

    muhammed'i bir çok noktadan irdeleyebiliriz. özellikle kendisine en çok eleştri getirilen konular hakkında. şuna emin olmalısınız ki muhammed ne uçkuruna düşkün bir adamdı ne de mal mülk sevdalısı biri. hani genelde çok eşli olması durumu eleştirilir ya; sanıldığı gibi değildir esasen. bu; o dönemin sosyolojik şartları gereği, özellikle muhammed'in mücadelesi sırasında olması gereken, en etik tavırdı.
    çünkü muhammed kendisi ile birlikte yola çıkan dostlarına söz vermişti. eğer onlar ölürlerse, onların çocukları muhammed'in çocukları, namusları muhammed'in namusu olacaktı. öyle de oldu. hep diyorum, muhammed müthiş bir adamdır. diyeceksiniz ki evlenmese olmaz mıydı? olmazdı. çünkü bu o toplumun bir bug'ı olarak değerlendirilebilir. ama olmazdı muhammed o kadınlara ilişmeksizin onlarla evlenmek zorunda idi. muhammed'in kaç kadınla evlendiğini hesap etmeden önce kaç yetime bir ömür boyu baktığını, yetiştirdiğini hiç hesap ettiniz mi? hiç sanmıyorum...

    muhammed'in mekke'in ileri gelenlerine karşı;

    --spoiler--
    sizlerle, şu yetimlerin dulların düşkünlerin hakkını almak için kanımın son damlasına kadar savaşacağım, ettiğiniz zulme karşılık gövdeleriniz üzerinde baş bırakmayacağım her yetimin aç karnına karşılık!
    --spoiler--

    sözleri karşısında vicdan sahibi akl-selim her birey muhammed'in nasıl biri olduğunu çok çok iyi anlar.

    kısacası kur'an'da özellikle ahzab suresinde sizlere ''ters'' gelen ayetlerin o döneme ilişkin sosyolojik bir sebebi var. yani kur'an'da mantık olarak yani muhammed'in hakperest davası açısından mantıksız ve etik olmayan tek bir durum dahi yoktur.

    şu noktayı da açmak da fayda var, genelde müslüman olanlarla müslüman olmayanlar muhammed'i savunduğumu hatta kendisinden hayranlıkla bahsettiğimi duyduklarında uzaylı görmüşçesine o aptal ifadeyi yüzlerine konduruyorlar.
    biliyor musunuz, ateistlerle müslümanlar birçok noktada birbirine benziyor bu bakımdan.

    şunu söylüyorum kısacası; bir şeye ''inanmak'' ile ''doğruluğunu, insani etik standartlara göre kabul etmek'' arasında dağlar kadar fark vardır. ben yaradanın bir peygamber göndererek ensemize şaplak attığına inanmıyorum. ancak muhammed'in kur'an'daki tüm toplumsal savaşımının insani ve etik normlara göre incelendiğinde gayet ilerici bir toplum modeli ortaya koyduğunu, haksızlığı zulmü bertaraf edip refahı toplumun tüm katmanlarına yaydığını söylüyorum ve bunun doğruluğunu kabul ediyor; muhammed'in dürüst bir toplum önderi olduğunu söylüyorum. olayın kısa özeti bu.

    muhammed, gerek kişiliği, gerek insanlara olan yaklaşımı, alçakgönüllüğü; babacanlığı, vefakar bir dost oluşu ile hayran olmaya değer biridir.
    bir insan yalnızca muhammed'in yetimlerle ilgili yazdıklarını okusa; yani müslümanların değimi ile yetimlerle ilgili ayetleri okusa muhammed'e hayran olur. mesela bir örnek;

    --spoiler--
    Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur. (nisa suresi 2. ayet)
    --spoiler--

    yetimin malının tozunu bile düşünen muhammed... muhammed müthiş biridir.

    sonra ise kur'an'ın en önemli ayetleri; maun...

    dini yalan sayanı gördün mü?
    işte yetimi itip kakan odur!
    Yoksulu doyurmaya da teşvik etmez.

    kur'an'daki yetimlerle ilgili ayetleri defalarca ve defalarca okuyun. işte muhammed o kimsedir. bir kez daha yazıyorum, muhammed müthiş biridir.

    çok şey yazabilirim muhammed hakkında, hatta bir kitap bile yazabilirim. çünkü o'nu çok çok iyi tanıyorum. muhammed'in kimi sözleri hayatımda düstur edindiğim şeyler oldu hep. kimileri konfiçyüs'ün sözlerini sağa sola asarken benim çalışma masamda her zaman muhammed'in sözlerinden biri var oldu. en çaresiz kaldığım anlarda, karanlık odamda muhammed'in duvara asılı bir sözü hep vardı. herkes martı jonathon'ı okuyup aydınlandığını sanarken ben muhammed'in hayata dair sözlerine göz gezdirir oldum hep. ama gel gelelim muhammed'e inanmadım hiç. peygamberliğine yani. bundan bahsettim, bu çok başka bir konu.

    ama bir şeye hep inandım; muhammed'in mükemmel bir insan olduğuna, babacanlığına, ana yüreği misali her haline.

    yetimin saçlarını okşayan muhammed'in sıcak elleri...
    6 ...
  40. 146.
  41. bu başlığı kelimeler cümleler kitaplar anlatmaya yetmez onun için hiçbirşey demeyip içimden bol bol zikir çekiyorum.
    1 ...
  42. 147.
  43. 148.
  44. hani diyorlar ya islamı kullanıyor bu adam beş para etmez diye. muhammed olsaydı bunları küpe atardı diyorlar bir de utanmadan bazı dengesiz müslümanlar. bir kere dinler tarihini okuyun önce. islam pat diye olağanüstü bir durumla ortaya asla çıkmadı. birikimlerin sonucudur islam diğer dinler gibi. semavi dinlerin hepsi bu şekildir aslında. burada gidip islamı filan eleştirmeyeceğim. tam tersine dinlerin temelinde olan yaratıcı arama olgusunun samimiyetine atıfta bulunmak istiyorum. muhammed'den sonra derlenen yazılar bütünü yıllar sonra kitaplaştırılmıştır. muhammed tak diye yazmamıştır kitabı. vahiy olgusu çok karışık bir durum ama asla olağanüstü bir durum yok. hiçbir şeye kesin diyemeyiz o açıdan %99 vahy olgusu sembolik desek yanıltıcı olmaz...

    evet, muhammed de dini o günkü şartlara göre kullanmıştır. akhenatonun ulu güneş tanrısına yazdığı şiirle kuranda geçen suredeki veya kısaca islamda yer alan kült sözler birebir uyuşmaktadır. buradan hemen denilebilir ki, akhenaton da muhammed gibi o sözleri arakladı. tabi ki olabilir. neden olmasın? herkes bir öncekinden alıntı yapıyor. zaten zamanında muhammed kendi yazdıklarına rakip olabilir diye arapların destansı şiirlerini yasaklattırıyor. o zamanki arap mitolojisi işte. araştırın görürsünüz. muhammed bunu güç kazanınca yapıyor. muhammed dini kullanmıştır ve bu çok net açıktır. yok alemlerin rabbi, yok kainatin efendisi gibi kavramlar tamamen insanların ona kutsallık atfetmesinden kaynaklıdır. bu yüzden hiçbir dine bağlanmamak gerekir körü körüne. kuran-ı kerim'deki dinsel motifleri ele alıp tanrı arayışı içine girmek makul bir seçenektir ama gidip muhammed'i inanılmaz biri gibi göstermek bildiğin cahilliktir.

    istediğiniz kadar eksi verin durum böyle. dinler tarihi olgusu zamanla şekillenmiştir değişik biçimlerde... dünyada şu anda yaklaşık 4300 tane din var ve semavi dinler hep hak din diye öne sürülür bazı kesimlerce ama bu sadece bazı kesimlere göredir. tüm dinleri bağlamaz. hak dinden kasıtları, akla makul, tanrı figürünü daha net ve açıklayıcı şekilde ele almalarından dolayıdır. buna ek olarak da eskiye yönelik bağları diyebiliriz. kuran-ı kerim'de gereksiz çok sayıda toplumsal, sosyolojik ve ekonomik olay geçer. bunlar o zamanın olaylarıdır ve kitaplaştırılmıştır. asıl tanrıya ulaşmak için gerekli olan manevi kısım hep atlanmıştır bu nedenle. insanlar muhammed'in davranışlarını anlatan yazılara bile kutsallık anlamı yüklemişlerdir. kısacası, muhammed de dini kullanmıştır kendinden öncekilerden bilgi toplayarak.
    0 ...
  45. 149.
  46. "üzuntuye ugrayan beni hatirlasin..."

    Hz muhammed(s.a.s)
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük