oysh böyle çarpıtma görmedim. 6666 ayet içerisinden 4 tanesini evirip çevirip dini çökertebileceğini sanan salaklar var ne yazık ki. allah '' onlara de ki'' , '' onlara söyle ki'' diye başlayan ayetlerinde olduğu gibi peygamberinin ağzından konuşup bu konuştuklarını ümmete anlatmasını istemiştir bu kadar basit.
bu başlığın amacı ne bilmiyorum ama hala kur'an'ın "insan"lar tarafından yazıldığını düşünenler varsa Abese suresinin 1den10 a kadar olan ayetlerini incelemesini öneririm.
Kısaca şöyle bir olay yaşanmıştır.
hz.muhammed bir grup munafığı islam'a döndürmek için onlarla konuşuyordu. bu münafıklar ise o günkü müşriklerin başlarıydı. konuşma esnasında kör bir müslüman gelir ve ona kur'an dan öğütler vermesini ister. hz.muhammed ise "zaten o müslüman" diyerek başını başka yöne çevirir ve konuşmaya devam eder. daha sonra allah ona abese suresinde yazıldığı gibi ikazda bulunur. ayetin tam meali şöyledir:
(Peygamber), yüzünü ekşitti ve geri döndü,
Âmânın kendisine gelmesinden ötürü.
Belki o temizlenecek,
Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,
Sen ona yöneliyorsun,
Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Fakat koşarak sana gelen ,
Ve (Allahtan) korkarak gelenle ,
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
bu ayette en önemli olan ise allah'ın tüm insanları müslüman yapmak gibi bir isteğinin olmamasıdır. o'nun "herkes müslüman olacak" gibi bir gayesi yoktur. o'nun istediği müslümanların tam anlamıyla iman dolu olmasıdır.
azhab 53 diyanet vakfının en güncel çevirisi.
"Ey iman edenler! Siz, bir yemeğe çağırılmadıkça, zamanını gözetmeksizin, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah'ın Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah)tır."
azhab 50 diyanet vakfının en güncel çevirisi.
"Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allahın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer müminlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygambere bağışlayan, Peygamberin de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mümin kadını da (sana helâl kıldık.) Müminlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
azhab 51 diyanet vakfı güncel çevirisi.
" Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır."
azhab 30
"Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık bir hayâsızlık yaparsa, onun azabı iki katına çıkarılır. Bu, Allaha göre kolaydır."
azhab 36
"Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur."
Sad 86- De ki kısmının ne zaman eklendiği bilinmemektedir.
"(Ey Muhammed!) De ki: Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim."
Mücadele 12
"Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Mücadele 13(hadi hadi yine iyisiniz.)
"Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allaha ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
eğer bir kitap, kusursuz bir yaratıcı tarafından yazılmışsa, bu kitapta hiçbir kusur bulunmamalıdır. ama bakıyoruz, malesef...
inanmıyorsan da saygı duy diye mesajlar gelecek. size ayetleri söylüyorum, yazan şeyleri söylüyorum. saygısızlık etmiyorum ki. ne yazıyorsa onu söylüyorum arkadaşlar, yorum sizin.
kuranın bozulmamış olduğunu söylemek cahilliktir.elinizde tutmuş olduğunuz kuran,''gerçi duvardan alıpta ele almak kolay değildir o kitabı dimi abdest lazım'' eksik bir kitaptır.birçok defa yakılmıştır.