söz konusu olaya arapçada şakk-ul kamer adı verilir. kamer suresine dayanılarak muhammed'e atfedilir. ay'ın dolunay halindeyken muhammed'in el işaretiyle ikiye ayrılması olarak tanımlanır.
dinlerde yazılanı ve söyleneni olduğu gibi kabullenmek esastır, bu nedenle bunun gerçek olup olmadığı dindar biriyle tartışılmaz.
bilim böyle bir şeyin mümkün olamayacağını onlarca kez ispatlamıştır. arap çöllerinde aşırı sıcaktan görülen bir seraptır efendim.
rabb'imizin varlığını ve yüceliğini kullarına gösterdiği insanüstü eylemdir.
olay inanmak veya inanmamaktan geçer. yani itikat meselesi.
nefs asidir, şüphecidir ve yönünü hep, "ben ben" le çizmiş bencil bir egodur.
benim nacizane düşüncem: tüm kalbiyle inanan biri için; yaratıcının, yüce bir kulu ve aynı zamanda habibim dediği peygamberimize lütfedilen bir durumdur.
Kitabın en iyi bölümü. Okurken, vay be, dedim. yazar adeta coşmuş. Okuyucuyu şaşırtmayı iyi yapmış, ancak tabii biraz saçma gelişen bir olay olmuş. puanım; 8/10
dünyanın diğer memleketlerinde kayda geçmemiş olması ilginç değil midir? böyle bir hadise gerçekleşiyor ve çin, hint avrupa ya da neden başka bir ülkede bunun gibi büyük bir olay hakkında hiçbir veri geçmemiştir?
Arş,levh,kalem,Kürsi,sıdre,cennet,cehennem uğruna yaratılan biri için ay'ı ikiye bölmek nedirki?
Ebu cehil'in aklı almamıştı. Torunlarının ki nasıl alacak?
Yanlış bilgidir efendim.
Ebu seyyid hacı hüsrev kıytırık hazretlerinin naklettikletine göre efendimiz ayı ikiye bölmemiş, ayı baklava dilimi şeklinde 40 eşit parçaya bölmüştür.
Sonrasında gökyüzünden bir tepsi baklava indiği ve sahabelere ikram edildiği belirtilir.
Bu sebeple baklava tepsilerinin ay gibi yuvarlak ve kesim şekilleri eşkenar dörtgen olduğu rivayet edilir.
Hz Muhammed sav efendimizin
En büyük mucizeleriden biridir
Ama yine de müşrikler inanmamıştır
Bilimsel olarak ay da böyle bir
Yarığın olduğu gündeme gelmiştir.
Gerçekten böyle bir olay olsa islamiyet dışındaki kaynaklarda da geçmesi lazım. Mesela o dönemde Avrupa, Çin yazıyı kullanıyor. Böyle bir olay vuku bulsa muhakkak bunu yazanlar, o günün tarihini kaydedenler olurdu.
Yaşı ilerledikçe Ebu cehil e felan hak vermeye başlayan insanların inanmadığı safsata. O devrede araplar için ay nurdu. Onun bir kütle olduğu bilinmiyordu. Zaten Kuranda ayı nur olarak tarif ediyor.