yağmurlu bir günde balkona battaniyeye sarılıp içinde limon kabukları yüzen ıhlamuru yudumlarken annenın gel içeri üşüteceksin çocuğun olmuyacaak demesidir.
işten eve bitik halde döndüğümde kedilerimin miu miu diyerek kapıda karşılaması. tabi birde annemin ben kapıdan girer girmez bol köpüklü enfes türk kahvesini elime tutuşturup "hoş geldin kuzum benim" demesi.
Huzur, şartlar ne olursa olsun vicdanın rahat olmasıdır. Zevkler, eğlenceler geçicidir ve ilerde size hüzün verir. Sabır, sebat ve doğru olanı yapmak vicdan rahatlığı dır ve huzur verir. Çekmiş olduğunuz sıkıntılarda vicdanınız rahatsa onlar bile ilerde size huzur verir. Gerçek huzur gönlün Allah ile olmasıdır. En huzurlu kişi Allah a en yakın kişidir.
Yaratılışımız kusurlu bir defa, huzur insanoğluna lüks. Dünya tarih akışının herhangi bir kesitinde evrensel huzuru bulabileceğiniz tek bir an yokken sadece bireysel huzur için bile kendi türünüzden olabildiğince uzak olmanız gerekiyor. Huzur imkansızlıkla eşdeğer bir kavram. Ya dünyanın her yerinde devşirilen hırstan, ranttan, sürekli daha iyisini elde etmek çabasından yahut tek şekilde yükselen o "medeniyetin" insanına benzemek yarışından korunmak için Kör olmalısınız ya da kendinizden, kendi türünüzden kaçmalısınız ki ikisininde imkanı yok. Topluluğuna muhtaçsın, onsuz eksiksin. işte huzur tam olarak burada olması gereken eksiksizliktir ve eksiksizliğe ulaşmak imkansızdır.