ergenlik çağımda muhafazakar bir liseliyken ahmet günbay yıldız okurdum. özetlemek gerekirse kendisi islami romantik romanlar yazardı ve beni hayaller aleminde yüzdürürdü. bu dizi de o romanların içinden bir roman sanki karakterler, konu gidişat birebir örtüşüyor.
acayip bi dizi. kitabının verdiği huzur yok imiş. bir de içinde feyza ve şükran var ki dindar erkekleri ahh şöyle feyza gibi bir kız da bizim gibi munis erkeklerin peşinden koşsa vah vah gibi hallere sokmuştur. dizi ayrı dert dindar arkadaşlar ayrı dert. lan çevrendeki kızlara şükran profilinde olması için baskı yapıp feyza nın peşinden koşmak yakışıyo mu size? ha ama feyza sonra başını kapatacak tabii. çok etkileyici. heh. sonra bu erkekler derler ki şükran tipinde kızlara dini karalıyosunuz rujunuz dar pantolonunuzla. senin o arzulu kafan belki pardesülüye dönük olsa o rujda gider dar pantolonda kim bilir. sonuçta eşeyli üreyen canlılar yaşıyor bu doğada. kur yapmaya odaklı bir erkek ve kadın alış verişi. anladın? her neyse izleyebilmek için dindar bir erkek olunması gereken dizi. diğer türlü çekilir değil. amatör bir uyarlama.
atv'nin bir kez daha kendisini sorgulaması gerektiğini gösteren dizi. aziz ahmet, süper baba, baba evi, bir istanbul masalı, avrupa yakası, asmalı konak, ikinci bahar, canım ailem, sıcak saatler, beyaz gelincik, zerda, aliye, gibi önemli işer yapmış ali kırca ile haber saatini parsellemiş kanalın geldiği duruma bak. iki dönemdir tutan işlerin altında kenan imirzalıoğlu'nun imzası var. şimdiki dizileri yanlı yada ucuz işler krem ne allah aşkına ya bi gidin amk.
gençken okuduğum, o zamanki kafa yapımla etkilendiğim tırt kitap.
sonradan anlıyor tabi insan bazı şeyleri. gerçi hala anlamayanlar var ama neyse, ben başka şeyler yazacaktım.
bu kitaptan aklımda kalan en acayip diyaloglardan biri şuydu:
adamın biri eşiyle birlikte bir halı mağazasına girer. tüm halılara bakar ama bir şey beğenemezler. tam çıkacakları esnada gözleri duvarda teşhir edilen bir halıya takılır ve bunu almak isterler. satıcı o halının satılık olmadığını, sadece teşhir için orada olduğunu söylese dahi adam "teşhir edilen malın satılık olması gerektiği" konusunda ısrar eder.
bunun üzerine satıcı adama dönerek "madem ki teşhir edilen mal satılıktır diyorsunuz o halde sizin eşinizin fiyatı ne kadar" diye sorar.
19/10/2012 tarihinde yayınlanan 7. bölümüyle dahada bağlandıgım dizi. özelliklede Selin demiratar rolünü güzel yapıp yapmadıgı tartışılır fakat ışığı oldugu ve ekrana yakıştıgı tartışılmaz bir gerçek.
Kutsiyi universiteli bir herife kadar dusurmus- ki doktorlarda da yeterince dusuktu - saf oglanin zengin kizina asik olmasini anlatan dizi. kitabi da vardir bunun. ayrica turkan şoray'in oynadigi bir yesilcam filmine de cok benzer.
muhafazakar kesimi temsil edenlerden biri olan sukranin annesi, yani guven hoknanin canlandirdigi karakter ile, muhafazakarlarin ne kadar hosgorusuz, gorgusuz, anlayissiz olduklarini gostermeye calistiklari hissi var icimde. huznu zan mi yapsam simdi ne yapsam...