cennetin mantığına bakarsak bir hayal ürünü olduğunu rahat görürüz. şimdi hepimizin arzuları var ve bazen bunlar kaplan şeklinde dışarıya fırlamak istiyor.
bunları toplum içinde tek taraflı elde etmek mümkün pek değil. o yüzden ne yapacaksın?
tabi ki hayal kurup kendini orada tatmin edeceksin. işte cennette bu dünyada olan insanların hayallerini tatmin ediyor. onları dizginliyor, yaptıklarına bir ödül olduğu için anlam katıyor.
bunların hepsinin altında baskı vardır, bilinçaltımızda olan hayvani duyguların giderildiği bir ütopya hayal ediyoruz ve orada her şeyin masumca olduğunu söylüyoruz.
burada zevk almak için bir şeyler yapsan günah ama orada gırla veriyorlar. hemde orada meşru da oluyor. bir sapkın beyinin kendini onaylatmak için kurduğu fantezilerden başka bir şey değildir bu.
huri diye bir şey yok. unut onu, git savaş cariye al en azından.
ayrıca tanrı gibi sonsuz bir gücün birilerini tatmin etmek için bir şeylere ihtiyaç duyması beklenemez.
şunu diyorum: benim tatmin olmayı istemem için bir şeyi arzulamam lazım, eğer arzulamam gereken bir şey yoksa karşısında bir şey olmasına da gerek yoktur.
tanrı insanı tatmin olmaya ihtiyaç duymayacak şekilde var etse cennete gerek olmaz da denebilir.