fransız sosyolog raymon aron'un görüşüdür. şöyle diyor:
"milli irade kavramı özgürlüğe de despotizme de götürebilir. önemli olan hukukun milli iradeden üstün olduğunu benimsemektir".
söz konusu alim, bu görüşü, bizim cumhuriyet kurulduğundan beri yaşadıklarımızı tam yüz yıl yaşadıktan sonra durumu düzeltebilen fransa'nın deneyimlerini esas alarak serdediyor.
kimisi diyebilir ki "efendim hukuku da yapan milli irade değil midir?"... tam olarak değildir efendim... bir kere taraf olduğumuz, anayasamızdan bile üstün olduğunu kabul ettiğimiz uluslararası sözleşmeler var. ikincisi anayasa var... anayasa, dünyanın her yerinde olduğu gibi türkiye'de de mecliste %50'yi geçmekle değiştirilemez. bunun sebebi demokrasinin bir uzlaşma rejimi olmasıdır. muhalefet bölünmüş bile olsa, az bir iktidar fazlalığı muhalif kesimlerin haklarına tasallut etmek için kullanılamaz.
peki anayasa referandumla değiştirilebilir mi? elbette değiştirilebilir. fakat o değişikliğin içeriğinin de uluslararası alanda kabul görmüş anlaşmalara ve teamüllere uygun olması icap eder.
velhasıl "milli irade" adı altında, şekil şartları yerine getirilerek yapılmış görünen her kanun, anayasa veya anayasa değişikliği hukuka uygun değildir. ona bakarsak hitler almanya'sının anayasası, kanunları yok muydu? vardı!.. milli iradeyi temsil etmiyor muydu? ediyordu!.. almanya yükselirken alman halkının hitler'e duyduğu hayranlık herkesin malumu...
peki ardında milli irade olan söz konusu anayasa ve kanunlar hukuka uygun muydu? tabi ki değildi!.. böyle olduğu için nürnberg mahkemesinden yargılanan nazi yargıçların "biz kanunlara uyduk" savunması geçerli kabul edilmedi...
tabi bir de fransa'nın 3. napolyon deneyimi var... yaptıklarının çoğunu kanunlara uygun olarak ve de kanunları amaçlarına uydurarak yaptı. seçim seçim, referandım referandum ilerledi.. sonunda aynı yolla imparatorluğunu ilan etti. peki 3. napolyon düzeni hukuka uygun muydu?
evet üstündür ve her zaman da üstün olarak kalmalıdır. milletin % 80 i tecavüzü serbest bırakan bir yasayı onaylasa milli iradenin üstünlüğü diye kabulmü edilecek. hayır o % 20 duruma el koyacak, sorumluları cezalandırıp diğerlerini adam edecek.
nitekim bu ülke milli irade bokuna çok saçma sapan şeylere maruz kalmış ve hukuk üstünlüğü olmadığı için müdehalede bulunulmamıştır.
ilkokuldaki toplama işlemi eğitimlerinden, elmayla armutun toplanmayacağı gerçeğini bile öğrenememiş yandaşların, kendilerine göre doğru buldukları, doğru olsa bile alakasız olan bir takım iddiaları öne sürerek, hırsızların yargılanmasına karşı çıkmasına vesile olan mevzudur.
işte yandaşlar böyledir... mümkün değil hiçbir konuyu kendi çerçevesi içinde analiz edemezler.
söz konusu bakanlar hırsızlık yaptı mı yapmadı mı? başlığın meselesi olmasa da kendi ileri sürdükleri mesele budur. karar vermesi gereken yargıdır... doğru veya yanlış konuyla alakasız gerekçeler bu gerçeği değiştiremez.
görüleceği üzere yandaşlar bırakalım başlık çerçevesi içinde kalmayı, kendi değindikleri, başlıkla alakasız bir meseleyi bile o meseleden alakasız konuları araya katmadan değerlendiremiyorlar. sebebi şu olabilir: (bkz: başkanlık sistemi için okullar kapatılmalıdır).