insan hakları ve kişi hak ve özgürlüklerine dayanan evrensel hukuk kurallarına göre yapılan yasaların, yönetim görevini üstlenen kişi ve organları da bağladığı devlettir.
Tam üstteki entry'nin yanlışlığına bu bahiste dikkati çekmek gerekir. Zira hukuk,üstteki iddianın aksine devletin gücünü sınırlandırma,bu güç karşısında zayıf olan bireyi güçlendirme;dolayısıyla adalet idealide ulaşmayı hedefler.Gerçekten hukuk devletinin esas özelliği devletin karşısında bireyin özgürlüklerini kuvvetlendirmek,keyfiliği önlemek,kanunilik ilkesiyle hukuk güvenliği sağlamak ve ahlakları yaşanabilir kılmak falandır.Elbette devlet birtakım yetkilere sahiptir ve şiddet(zor) kullanma da buna dahildir.işte bu özgürlüğün sınırlarını katı şekilde hukuk çizecektir.Şayet sadece çizmekle kalmıyor ve bu yargısal denetimle uygulanabilir kılınıyorsa ve hatta toplumsal bir teamül haline gelmişse o zaman hukuk devleti vardır,denilebilir.Ayrıca hukuk devleti kavramını doğal hukuk anlayışıyla ele almak lazım gelir ki,kanun devletinden ayrılsın.Zira her kanun hukuka uygun değidlir.
politikacıların sığınağıdır. gündüz vassaf, nükleer yalanlar yazısında demişti, "Bilin ki devlet adına konuşanlar, 'Biz hukuk devletiyiz' demeye kendilerini mecbur hissediyorlarsa bir gün başlarına iş gelir diye korktuklarından." hukuki olan şeyin itibarını sorgulamış yazısında.
Hatırlatalım; köle sahibi ve köle olmak da hukukiydi. Suudi Arabistanda kadınların araba kullanmasının yasak olması hukuki. Meclis kararıyla Adnan Mendereslerin, Deniz Gezmişlerin, Erdal Erenlerin devlet tarafından öldürülmeleri hukuki. Fazıl Sayın Ömer Hayyamın rübaisini paylaştı diye mahkemece çarptırıldığı ceza, hukuki. Kürt belediye başkanlarının hapse atılması hukuki. Ergenekon hukuki. Pınar Selekin adaletin kurbanı olması, hukuki. Ayasofyayı camiye dönüştürme çabaları hukuki. Nükleer santrallar inşa edilsin diye antlaşmalar imzalamak.. Onlar da hukuki.
görünen o ki, türkiye gerçekten bir hukuk devleti.
Yönetimsel anlamda piramidin en üstünde hukukun olacağını belirten ilkedir. Bu hukuk da millet iradesidir; ancak sandıktan çıkanı değil! Hukukun üstünlüğünü temel alır ve idari işlem yapanların -ister sandıktan çıkmış olsun isterse torbadan çıkmış olsun- hukukun karşısında eşit olacağını ve yaptıkları tüm işlemlerde hukuka bağlı kalmak zorunda olduklarının ilkesidir. Güvencesini Anayasa'dan alır. Uygulamada ise kendisine pek rastlanılmaz.
Ülkede "hukuk üstünlüğünün" tek bir durum dışında kendisini bağlamayacağının tek istisnası vardır. Bir kişi vardır ki, anayasa'dan aldığı temelle yaptığı işlemlerde hukuka bağlı değildir; o da Cumhurbaşkanı'dır. Cumhurbaşkanı'nın yaptığı işlemlerdeki hukuki sorumluluk ilgili bakanlara aittir.
Hukuk devleti'nin ne olduğu merak ediliyor ise son günlerdeki Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına ve tavrına bir bakın derim.
"Hukuk, adalet, demokrasi deyince çalışan, askere giden, vergi veren, milletine ve devletine karşı vazifelerini ifa eden sessiz milyonlar değil de teröristler, iltisaklılar, milleti ve devleti kemiren kemirgenler aklınıza geliyorsa ya AHMAKSINIZDIR yada başka hesaplarınız vardır. "