bu ülkeye bok atanların sevildiği bir ülkede bu ülkeye bok atması kimileri tarafından özgür düşünce,kimilerince demokrasi diye nitelendiği için,utanmadan sıkılmadan bu ülkeye bok atabilen sonrada çekip gitmeyi göze alamadığı için bu ülkenin vatandaşıyım diyen kanı bozuk bir kimse.ancak öldürülmesini tasvip etmiyorum.
ölümüyle birlikte trabzon'da dönen dolapların yavaş yavaş da olsa aydınlanmasına, vali ve emniyet müdürünün görevden alınmasına sebep olan merhum. ayrıca ne üzücü ki, 16 yaşında bir türk gencinin kafasına koyup yola çıkarak katil, tetikçi vs. olabilme potansiyelinin ne kadar had safhalarda olduğunu bize gösterdi.
maalesef ''turk'ten boşalacak zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan ermeni'nin ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur'' cümlesini bir denemesinde kullanmış ve bunun bedelini bu şekilde ödemiş yazardır . bu yazısından sonra defalarca genelkurmaydan ve istanbul valiliğinden (bizzat istanbul vali yardımcısından) uyarı almıştır ..
bunlar ağır uyarılarda değildir , genelkurmay bir raporla kendisini uyarmış , 'halkın galeyana gelmemesi açısından...' demiştir .. istanbul vali yardımcısıda ofisinde 'hrant bey,siz tecrübeli ve kaliteli bir yazarsınız.söyledikleriniz ermeni ve türk vatandaşlarımız arasında sıkıntı yaratır,lütfen daha dikkatli olunuz' diyerek uyarılmıştır ..
bunların üstüne 6 şubat 2004 tarihinde 'türk kadınlarının sembolü sabiha gökçen ermeniydi' söylemli bir yazı yayınlamıştır ve bu kendisini türk olan vatandaşlarımız karşısında daha da sıkıntılı bir pozisyona sokmuş ..
inanamayanlar,an itibariyle Agos gazetesinin resmi web sayfasına girerek hrant dink'in son iki yazısını okuyabilirler.(12 ocak 2007 ve 19 ocak 2007 tarihli) bu yazılarında yukarda bahis ettiğim hususları kendi ağzından öğrenebilirsiniz..
şimdi eğri oturup doğru konuşmak lazım ; söylediği bazı şeyler (özellikle ilk değindiğim cümle) gerçekten yenilir yutulur değil..kendisininde son derece karşı olduğu 'etnik ayrımcılığı' apaçık yapmış,üstüne bir de hakaret eklemiş..
diğer konuya gelirsek ; diyelimki sabiha gökçen gerçekten ermeni,sen 'ben türkiyeli bir ermeniyim' zaten diyorsun, e o zaman sabiha gökçenle türkiyeli olduğu için övün,neden ermeni kimliğini gündeme getiriyorsun da ayrımcılık yapıyorsun..
ilk cümlesinin ağırlığını bir kenara koysak bile,hiç kimse hiçbir sözü neticesinde öldürülmeyi hak etmez.can,veren tarafından alınır.eğer inanmıyorsanızda doğa alır canınızı,nası bilirseniz öyle olsun.ama sokağın ortasında adamın birine 4 el sıkıpta indiremezsiniz yere sinirinizden dolayı.. keşke aramızda olsaydıda , bizde onu yüzüne bakarak eleştirebilseydik günün birinde , o da açıklasaydı neden bu kadar ağır bi ayrımcılık yaptığını ..
ermeni diasporasına " artık 1915den sıyrılın yoksa halkların kardeşliğini bitireceksiniz" diye seslendiği için ermeni cemaatinden tepki gören rahmetli gazeteci yazar.
ölümüyle bir kez daha 'ne övgümüzde sınır var, ne de sövgümüzde' cümlesini haklı çıkartan ermeni asıllı türk vatandaşı.
o kadar göklere çıkarıldı ki, sağlıklı bir eleştiri yapmak imkansız hale geldi,
o kadar küfredildi ki, söylediği güzel şeyler küfürler arasında kayboldu gitti...
orhan pamuk vakasında olduğu gibi; övenler övgüsünde sınır tanımadı, sövenler sövgüsünde.
zamanında romanlarını -zahmetli olduğu için olsa gerek- doğru dürüst irdelemeyip, eleştirmeyip onu büyük romancı yapanlar, orhan pamuk yazar kimliğinin çok ötesinde roller üstlenmeye başlayınca adliye önlerinde ona domates atmaktan başka çare de bulamadılar.
ne diyelim... ölümü, bu topraklar üzerinde yaşayan insanların kardeşliğine, hoşgörüsüne bir ortam yaratsın umarız...
"Ermeniler soykırım yapıldığına inanıyor ve buna inanmaya da devam edecekler. Türkler de soykırım olmadığına inanıyor ve buna inanmaya devam edecekler. Her iki taraf da, diğer tarafın neden böyle düşündüğünü araştırmalı ve buna anlayış göstermeli. Aslında her iki taraf da sadece atalarını korumaya çalıştığını anlarsa, bir adım ileri gitmiş oluruz"
yazdıkları hep tersten okunmaya çalışılan,bir kaç ay öncesine kadar devletin önemli şahsiyetlerince bile "vatan haini" olarak düşünülen,hakkında "türklüğe hakaretten" hapis cezası verilen,nedense öldürüldükten sonra türkiye yurttaşı olduğu hatırlanan demokrat gazeteci.
"Evet 1915 te olan bir soykırımdı çünkü 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halk ve onun uygarlığı artık yok" şeklindeki açıklamasıyla ermeni soykırımını kabul eden yazar.
edit: yorum var mı? yok.. adamın söylediği lafı adamın isminin altına yazıyoruz eksiliyosunuz sebebi ne? sizinde soykırımı kabul etmeniz mi? soyunuz kırılsın..
türklüğe hakaretten ceza alması durumu gündeme geldiği günlerde yapılan ropörtajında gözleri dolu dolu "ceza almak hapis yatmak önemli değil ama ceza alırsam birlikte yaşadığım insanların yüzüne bakamam, giderim durmam buralarda..." demişti. gidemedi, kalamadı, göremedi içinde yaşadığı halk ile içinden geldiği halkın dost olduğunu. ruhu şad olsun...
türkiye'nin ab'ye giriş sürecinde son derece kritik bir dönemde hain bir biçimde planlanarak öldürülen gazeteci, yazar. herşeyden önce türkiye cumhuriyeti vatandaşıydı, bu ülkenin insanıydı, yazık oldu. öldürenlere iki kelimeyle: yazıklar olsun..
bazen kelimelerin, cümlelerin tükendiğini ve hiç bir anlam ifade etmeyeceğini düşünürsünüz ya. işte , hrant abinin yitirilişi de böyle bir şey. her şeyden önce adam gibi bir adamı, bir yurtseveri kaybetti bu ülke. umarım yarın cenazesine kendini yurtsever hisseden herkes katılır. politikacılar katılmasa da olur çünkü onların samimiyetinden şüpheliyim.
1- goruslerinin bircoguna katilmasam da mucadelesini ve vatanseverligini takdir ettigim, katledilmesine cok uzuldugum, istanbul'da olup da cenazesine katilip cenazesi gecerken uzerine bir karanfil atmayi cok istedigim gazeteci yazar.
2- bazilarinin katledilmesi uzerinden rant elde etmeye calisip saga sola saldirdigi yazar. daha once hrant dink'i elestirmis, onun goruslerine katilmamis herkesi bu cinayetten sorumlu tutmak ne akla ne vicdana sigar.