kesin olarak ne zaman olacağına dair bir bilgi henüz olmamakla birlikte bir kaç gün içinde olacak tören. milliyetçi oylardan nasibimi alamam diye cenazeye katılacak mısınız sorusuna kem küm diye yanıt veren bir başbakana inat faşizme karşı omuz omuza düsturuna inanan ve sayılarının sandığımdan daha fazla olduğunu umduğum anti-faşizm koaliasyonunun tam kadro katılması gerekmektedir zannımca. zira hepimiz ermeniyiz ya da kürdüz diyerek değil bunu artık göstererek, söylemde değil eylemde ortaya koymak için bu cenaze töreni bir fırsat olur belki. hani o, bu ülkeyi çok sevdiğini iddia edenlerin ikide bir öne sürdükleri ama asla inanmadıkları tasada ve kederde ortaklık var ya buyrun işte size tasa işte keder. görelim bakalım ortaklığınızı.her cenazeyi ve anmayı laiklik gösterisine çevirebilenler bunu da faşizme karşı bir gösteriye çevirebilecekler mi acaba? yoksa en fazla milliyetçi benim, kerkük'e bir gecede girerim, gibi sloganlarla milliyetçi değirmene su taşımak daha cazip mi gelecek. ilkokul kompozisyonlarından başbakan demeçlerine kadar sinen ikide bir bu ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğu söyleminin sahipleri, "alın size birlik beraberlik sınavı". ermeni kökenli bir türkiye cumhuriyeti vatandaşının acısından bir birlik ve beraberlik nosyonu türetebilecek misiniz yoksa biz o tarz bir birliği kastetmemiştik mi diyeceksiniz yine. bir kez daha söyleyeyim "hepimiz aleviyiz" "hepimiz kürtüz" sloganlarının işlevine inanmıyorum, kaldıki bu sembolik sözden bile rahatsız olup hayatları boyunca başka kimliklerin yerine kendini koymayı bir an olsun düşünmemiş "vatanseverler" bu semboldende rahatsızlar zaten. öyle ya hayatlarımız bu vatanseverlere daha doğrusu onların çok sevdiği sıfatla söyleyelim "sözde vatanseverlere" kendimizi beğendirmekle, bizim de bu ülkeye sevdiğimizi ispat etme telaşıyla geçti. bir kez olsun bu kör milliyetçiliğe isyan edip hrant'ın acısını milletten,dinden,dilden bağımsız insan olarak hissedelim kalbimizde, bir kere de biz kalabalık olalım kerinçsizlerden, "hepimiz ermeniyiz" korosu "hepimiz kerinçsiz iz" korosundan daha güçlü olsun bir kerede. onun için katılın bu cenazeye hiç değilse...
içine sindiremeyenlerin zaten gitmemesi gereken törendir, zira o coplar o törende belki birilerinin başına elbet inecektir, yenecektir, yenmelidir. bunun yorumunu yapmak ise hadiseyi kritize edecek son insanlar olan bu olayın destekçilerine veya bu hadiseye fütursuzca tepkisiz kalmayı tercih edenlere kalmamıştır, kalmayacaktır. O hayvanların da beynini yıkadıkları çocuğun eline tutuşturdukları melun silahtan atılan şerefsiz kurşunlar da bir şekilde adreslerine iadesiz tahahhütlü geri postalanacaktır.
edit: evet lütfen biraz daha eksileyin, çünkü bu entry her eksilenince ne kadar yerinde bir entry yazdığımı hatırlıyorum. isterse yüz eksi alsın, bu yazı burada kalacak o kadar...
Dünden beri şoktayım, düne kadar Saddam Hüseyinin idamının yanlış olduğunu söyleyen Türkiye bugün bir aydınını bir hiç uğruna yok etmiştir. Her zaman doğrudan yana olan Hrant, kimilerin doğrularına çomak soktuğundan insafsızca öldürülmüştür. işin garibi birkaç gün sonra cinayeti işleyen bir kişi yakalanacak o da "Türkleri aşağıladığı için bu cinayeti işledim diyecektir."Ama ya perde arkasında bir elinde purosu diğer elinde viskisiyle televizyonu izleyen kirli eller ne olacaktır. Bu olaydan önce nice gazetecilerimizi biz yitirmedik mi Ahmet Taner Kışlalının üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen failleri bulunmadı, bulunmak istemedi. Hrant ın son yazısında belirtiği gibi"kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce" diyordu. Ama biz onun dediğini yapamadık biz dün güvercinlere dokunduk, biz güvercinleri kovaladık bahçemizden. Yoksul ama cesur, gerçekçi ama idealist birini ve onun gibi düşünen 61 gazeteceyi kovaladık memlekketten. Ama ne onlar gitti diye güvercinler bizden vazgeçti, ne de biz onlardan vazgeçtik. Dünkü tabloyu unutmayacağım yoksulluğu sadece cebinde hisseden, halkın içinden çıkmış, yurttlarda büyümüş ve dün yerde yatan cansız vücudun ayağındaki delik ayakkabıyı unutmayacağım.Ne ben bir Hrant Dink olabilirim bu saatten sonra nede güvercinler lekesiz uçabilirler gökyüzünde.
büyük olasılıkla katılacağım törendir. bu ülkede sokak ortasında gazeteci vurmak, hele hele fikirleri yüzünden vurmak tepki gösterilmeden geçilemeyecek kadar büyük bir olaydır. türk-kürt-ermeni-çerkez-laz-yahudi-arnavut-çeçen olması fark etmez, o malatyalı bir türk vatandaşıdır.
öldürülmüş bir insanın ardından cenazesine şunlar gidecek, bunlar gitmeyecek, şunlar coplanacak ve coplanmalı tarzında bir sürü hayvani yorumun yapıldığı başlıktır. talihsizliktir. ne orada birileri coplanınca oh olacak, ne de coplanan olursa cop yediği için kahramanlaşacak. bu siyasi bir gösteri fırsatı değil, ölmüş bir insan için yapılacak son görevdir ve sadece insan olabilenler bunu anlayabilir. insan olmanın büyük lezzetinden zerre kadar nasibini almayanların dikkatine.
mecliste çok önemli bir oturumun yapılacağı salı gününe denk getirilen ,
yani meclis erkanının katılımının imkansıza yaklaştırıldığı cenaze töreni.
üstü kapalı bir protesto gibi.
türkiye sevdalısı, barış güvercini, büyük bir insanın sonsuzluğa uğurlanması. bugün hrant dink'in öldürülmesine alkış tutanlar ya da tepki göstermeyenler bu psikopat zihniyetin ateşinin birgün kendi ocaklarını da düşeceğinin farkında değiller mi acaba ?
" ben racon kesmem kafa keserim " diye sanal kahramanlıklarla büyütülen kuşaklar, bugün ermeni diye hrant dink 'i öldürür, yarın galatasaray'lı olduğun için seni. adamın amacı zaten psikopatlık yapmak, sebebi önemli değil.
bu ülkede her yıl onbine yakın insan bireysel silahlardan çıkan kurşunlarla öldürülüyor. niye ölüyor bu insanlar biliyormusunuz? yolda yanlışlıkla birisinin omuzuna çarptıkları için, yanlış takımı tuttukları için, yan baktıkları için, arabayı yanlış parkettikleri için, bir sevinç gösterisini balkondan izledikleri için vb.
bu olayı alkışlayanlar bir kan gölünün içerisinde yüzdüğümüzün farkında değiller mi?
muhteşem bir törendi muhteşem, sakin, sessiz, vakur, halk elele...bir yandan sarı gelin bir yandan bingöl ve bir yandan da fırat türkülerinin eşliğinde.yaşlı genç demeden herkes vardı..güvercinler uçuruldu inanın eğer böyle bir törenle defnedileceksem ölmek için bir saniye bile düşünmem.
edit: maalesef ki üç saat sadece töreni izleyebildim ve yürüyüşe katılamadım sağlık sorunlarından dolayı.
muhtemelen cenaze törenine katılan onbinlerce insan dan sonra bazı tonavida kafalı yazarlar"amma cok vatan haini,bölücü delici, varmıs memlekette.bunlar kursunlamakla bitmez . toplu halde bombalamak gerekir.." gibi düsünceler sarmalamıstır bünyelerini..
bazı sloganlar vardır ki kişilere ottan b.ktan olarak gelir ancak o sloganlar halkların kardeşliğini, barışı ve eşitliği savunan sloganlardır. dink in katili ve katili azmettiricileri de bu sloganlara duyduğu kin ve dink in kişiliğine duydukları olumsuz yaklaşım nedeniyle onu katletmişlerdir.
şimdi bu sloganlara ottan b.ktan diyenlerin katillerden ne farkı var ki sanki.
benimde içinde bulunduğum onbinlerce insanın katıldığı ceneze törenidir. hani derler ya yediden yetmişe herkes vardı işte tam öyleydi bu tören. herkes vardı, işsizi, işadamı, yaşlısı, özürlüsü, üniversitelisi, herkes.. ama olmadı sanki bu cenaze töreni. yani eksikti birşeyler. ne bunu yapanlara veya yaptıranlara hakettikleri tepki verilebildi ne de sözde hrant dink'in vasiyetinde istediği gibi sessiz bir tepki verilebildi.. yani hiç biri olmadı. insanlar toplandı ama ne yapacaklarını ve nasıl davranacaklarını bilmeden toplandı. kimi küçük gruplar sloganlar attı. kimileri gırgırına gelmişti. kimileri gerçekten çok üzgündü ve gözyaşlarını akıttılar şişli yoluna.. ama olmadı.. yani bu kadar kalabalık varken en azından adam akıllı bir tepki verilmeliydi, yapanlara, yaptıranlara, örtbas etmek isteyenlere..bu törenden en karlı çıkan ise hrant dink'i koruyamayan devlet oldu. avrupaya işte bakın bu kadar halk geldi ve tepki verdi bu olaya, demek istiyorlardı ve istedikleri oldu. suçlu olanın suçunu biz hafiflettik. zaten slogan atılmaması sağlanmıştı daha önceden. neymiş efendim hrant dink vasiyetinde slogan atılmasın demiş. bu kadar aptal mı sanıyorsunuz insanlarınızı?? eğer hrant dink bunu söylemişse öldüreleceğini de biliyordu demektir. ve eğer biliyorsa gelip sizden yardım istemiştir ve eğer istemişse neden şu an ölü..haa yok eğer hrant dink normal şartlarda olabilecek ölümü için bunu söylemişse ki söylememiştir;
normal şartlarda ölen bir hrant dink ne kadar .ikimizde olacaktı ve kim gidip slogan atacaktı.. ama burda suç birazda hrant dink'in ailesindedir. olmayan vasiyetin olmadığını söylemeleri gerekirdi. yani lafın uzunu;
türkiye tarihinde bu kokuşmuş düzene verilebilecek en sağlam tepki fırsatı devletin köylü kurnazlığıyla bertaraf edilmiştir. insanlarda koyun psikolojisinde hayatına devam etmeye başlamıştır. olan hrant dink'in patlayan kafasına ve hala gelecek için olan küçük umudumuza olmuştur...
RECEP TAYYiP ERDOĞAN'IN O SIRALARDA MAKAS BiRiKTiRME YARIŞINDAN DOLAYI KATILMADIĞI, ''SiZ GiDiN BEN BiR MAKAS KAPIP GELiRiM'' DeYiPTE SALLAMADIĞI TÖREN, neymiş efendim başbakanlığı süresince açılışlarda kurdeleyi kestiği tüm makasları biriktiriyormuş..sözüm o na bu ülkeyi kim koruyacak, makas koleksiyonun mu?
hiçbir düğünde bu kadar çiçek atılmamıştır.
hiçbir düğün bu kadar kalabalık olmamıştır.
hiçbir düğün bu kadar ses getirmemiştir.
hiçbir düğün için şişli den yenikapıya 8 km lik düşünce halayı çekilmemiştir.
hiçbir düğünde insanlar , tabutun içindeki maktulle bu kadar özdeşleşmemiş , hepimiz hrant dink iz dememiştir.
hiçbir düğünde özgürlügün sembolü olan güvercinler bu kadar rahat ve huşu içinde uçurulmamıştır.
hiçbir düğünde hoşgörü ve birlikte hareket etme eylemleri bu kadar organize gerçekleşmemiştir. (bkz: istisnalar ve kaide)
ve hiçbir düğünde sevgiliye böyle duygu yüklü bir mektup yazılmamıştır.
ne mozaiği ulan diyen aşağlık ırkçılara tokat gibi cevap olan cenaze töreni. hrant dink ölümüyle halkları böyle tek yumruk haline getireceğini bilseydi çok daha önceden canını seve seve verirdi. (hepimiz gibi)
güle güle halklara sevdalı yürek.
güle güle sevmenin en yalın hali.
güle güle ürkek beyaz güvercin.
üçyüz bir bin kez lanet olsun seni bizden edenlere.
mekanın cennet olsun koca yürekli insan.
Her şey bir yana..Bu lanet zihniyet, kullanılış bir yana.. Hıran Dink' in karısının konuşması hayatımda gördüğüm en içten en etkileyici konuşmaydı. insanlık buydu, gazetecilik buydu, vatandaşlık buydu! Ama aşk da buydu..