kendine ait tarzı ile kendine ait bir kulvar oluşturup bu yönde kendi halinde ilerleyen bir gariptir. kendi tarzına yakışır şekilde kendine ait bir hayran kitlesi vardır. *
siyah arkaplan, siyah kostüm, siyah bere içinde parlayan bir çift göz ve sazıyla müteşekkil afişi dikkatimi çeken ve beni güldüren sanatçıdır. sanatında başarılıdır ama imaj meselesine çok kafa yormuş gibi görünüyor.
müzisyen kimliğinden ziyade enteresan bir vakıa olarak ele alınıp incelenmesi gereken bir durum/şahıs.hatta isviçreli bilimadamlarından da yardım istenmelidir
adı müjde getiren anlamına gelen Diyarbakır' lı halk sanatçısıdır.
HOZAN BEŞiR'iN AĞZINDAN :
"73'ün Newrozunda doğmuşum.
Babamın eski bir kağıttaki yazdığı nota göre...
Bi de Amed'de doğmuşum ama yazmamış babam bunu...
Ben de sonra öğrendim Amed'de doğduğumu...
Neyse doğum çok sancılı olmuş ki daha doğamadık bi türlü...
Ama acısını çıkaracam ta üniversite yıllarına atlayarak...
Bölgedeki üniversitelerde biraz bocaladıktan sonra
beceremeyeceğimi anlayıp tamamen bıraktım,
zaten hiç tam olarak başlamamıştım...
Sonra ileride hayat hikayem çok uzun olmasın diye 13 yıl
müziğin dışında hiç bi şey yapmadım.
Evet bugüne kadar tam 13 yıl...
Umarım yanlış bir yolda olmadığımın kanıtı olursunuz "
kafasına taktığı kadın çorabi mıdır, başka bişiy mi tam anlayamadığım türkücü.
bir de kol ve bacakları çok kısa sanırım. oturduğu sandelyenin üzerinden yere ayak ucu zor yetişiyor
çırpınıyor, bi tabure felan yok mu be abicim otur öle rahat rahat.
siyasi duruşu ne olursa olsun, farklı yorumu çok etkileyicidir. özellikle "gelmişi bahar" yorumu şu günlerde, ankara trafiğinde, tekrar tekrar dinlediğimdir.
şimdilerde dinlediğim vakit içimden "keşke içki içtiğim zamanlarda bilseymişim bu adamı" pişmanlığı geçer.. tabii ne zamanı geriye alabileceğiz ne de ben tekrardan içkiye başlayacağım. ne yapalım biz de kuru kuruya dinleriz bu muhteşem sesi..