şovenizmle benzer olarak küçük yaşlarda görülmesi normal olan fakat yaşın ilerlemesiyle beraber azalarak bitmesi gereken durumdur. tabii, geçiş döneminde homofobik olup olmama durumu ikili bir durum değildir. yani dün homofobik olup bugün homofobik olmamanız gibi bir durum söz konusu olmaz. eski düşünceyi reddi temel alan her konuda olduğu gibi yavaş yavaş homofobik düşüncelerinizden uzaklaşırsınız ve en sonunda homofobik olmazsınız. buna rağmen kırk yaşına varıp da hâlâ eşcinsellere düşman oluyorsanız "iğreniyorum yeaaa!" gibi bahanelerle kendinizi savunmaya çalışıyorsanız lütfen bu konu üzerine birazcık düşünün.
Yani gidip kendilerine karışmam, herhangi bir müdahalede bulunmam, öyle bir şey yapılması da saçma zaten ama başıma bir şey gelmeyecekse beni çok rahatsız ediyor. Niye rahatsız oluyorum onu da bilmiyorum, bakamıyorum yani.
Suç sayılmıyor olması gerçekten büyük suç. Devletler artık bu konuda bir şey yapsa iyi olur. Kimse sırf siz sevmiyorsunuz diye özgürlüğünden canından ve yaşam tarzından mahrum kalamaz. Trans cinayetleri başta olmak üzere işlenen eşcinsel cinayetlerin sebebi homofobik olmaktır. Nefretinizde boğulun..
Siz kendinizi karşıt cinsinizden kişilerle birlikteyken iyi hissedersiniz, bunu doğal ve çekici bulursunuz; bir başkası ise bunu kendi cinslerinden insanlarlayken hisseder. Dolayısıyla, ama bana iğrenç geliyor o yüzden homofobiğim diye bir açıklama olamaz. Zaten sana iğrenç gelen şeyi yap demiyor ya da sen de öyle ol demiyorlar. Demek ki sen heteroseksüelsin ancak ben homoseksüelim diyorlar. Bu kadar, yani saçma fikirlere kapılıp yanlış sonuçlara varmayalım: homofobik olmak gibi. Çünkü hayat nefretle yürümez, o hayatın tüm güzelliğini gittikçe çürütür bir şey anlamazsınız.
inceden bünyemde olan bir özellik. normal gay yada lezbiyen insanlar konusunda sıkıntım yok, hatta çevremde var ama böyle transeksüeller falan inanılmaz ürkütüyor beni, hem de öyle böyle değil....
nedense utanılması gereken bir şey gibi lanse ediliyor bu. eşcinselleri, gayleri, lezbiyenleri, transeksüelleri sevememek bir haktır. onları sevmek bir mecburiyet değildir. abartılı halleri ve zoraki özendirme inatları yüzünden pek sevmem bu vatandaşları.
olmaya ki birisiyle bir miktar göz teması kurasınız hemen potansiyel partner gözüyle bakıyorlar size. acaba beni siker mi diye iç geçiriyorlar. iticisiniz kardeşim. her boka homofobik misin diye anırmanız daha da itici. umarım bir gün yaptığınız saçmalıkları anlayabilirsiniz.
şunu da ilave edeyim ki; hiç ummadığınız kişiler sizden hazzetmiyor. seslerinin çıkmaması sizi onayladıkları anlamına gelmiyor.
Hastalıktır tedavi edilmesi gerekir. Sözde ahlak bekçiliği yapan kimin kiminle birlikte olacağına karar karar verici merci olarak kendini gören akıl yoksunu iğrenç sorunlu yaratıklardır.
çevremde bolca rastladığım durumdur.
bence oldukça sevimliler, insanların olayı kendi arasında.
doğrusu arada bir hafiften yazılanları oluyor ama olsun, genellikle hassas insanlar oluyor bunlar.
birkaç eşcinsel arkadaşım vardı, hatta lezbiyen bir sevgilim vardı.
evet lezbiyendi kendisi, benden ayrıldığında anlam verememiştim, meğer bir kıza aşık olmuş, ondan ayrılmış.
gülsem mi üzülsem mi bilemedim, bunları yazarken hala gülüyorum.
öte yandan ciddi ciddi aşık olduğum kadın bana "keşke gay olsan" demişti.
meğer ben deli gibi sevip yakın davranırken kendisi beni ciddi ciddi en iyi arkadaşı olarak görüyormuş.
alkoliklik, boşvermişlik, mekanlarda takılmak ve gay arkadaş 4lüsü, jackpot yapacaktı kendisi benimle.
sen dünyada bi ton kötülük varken git milletin sevişmesiyle ilgilen. nefret et, tiksin. sana zararı ne? ahlakı bozuyor. hangi ahlakı? olmayan. off off.
içerisinde çoğu zaman gizli eşcinsellik barındıran, yaşanılan psikolojik baskı yüzünden ortaya çıkan durumdur. Fakat oldukça ağır ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. insanın insana şiddet uygulaması hastalıktan başka bir şey değildir.
bir ülkede ki homofobik sayısı ne kadar yüksekse homo sayısı da o kadar düşüktür. Ters orantı vardır yani.
Homoları hoş görüp devam edersek homoların sayısı artar, kızlarda bize kalır. **