- lan ahmet kaç dakka var zilin çalmasına ?
+ tam olarak 1 dakika 23 saniye...
- iyi tamam... hocam 1 dakka kaldi cikalim mi ? hoca: benim saatime göre 4 dakika var...
- yok hocam ahmet bu konuda eksperdir.
+ 50, 49, 48...
- aha ahmet geri sayımı geçti. hoca: tamam lan tamam çıkın...
mesela 4. ders ve sonrası öğlen yemeği var. son dakikalardan biraz yırtarsak hem iğrenç bir dersten yırtma durumu hem de öğlen yemeğini sıraya girmeden erkenden yemek mutluluğu var işin sonunda.
böyle durumda büyük gerilimler yaşanır sınıfta. sözcü sorunu vardır? arka sıralardan bir dalga yayılır. birinin aklına gelir. arkadaşına "hocaya söyle de erken çıkalım" der fikir babası. karşısındaki "sen söyle" der. sonra sohbet "hayır sen söyle.", "niye ben?", "seni daha çok seviyor.", "yok artık beni mi seviyor, 82'de bıraktı" gibi kolpa cümlelerle devam eder.
bu kolpa cümleler birini isyan ettirir.
ve bu girişken kişi, hayatta büyük yerlere gelmesi olası kişi - ki genelde kız olur- o beklenen soruyu sorar: "hocam yimağa erken gidebilir miyiz?".
aslında her şey bu kadardır. bu basit soru için gereksiz gerilimler yaşanmış, hayattan saniyeler boşa akıp gitmiştir.
işte sonra cevap evresi başlar.
bu evre sorunun hazırlanıp sorulma evresinden bile uzun olur bazen.
hoca uzun uzun bakar, kızdı mı kafayı mı yedi anlayamazsın. ya da bir taktiktir bu. "biraz beklerim, uzaklara dalarım, üzülmüş gibi yaparım, biraz da kızarmış gibi olsam fena olmaz, hem ben beklerken zil çalar" deyu düşünür belki de hoca.
hocalar neden bu basit konuda kıllık yapmaktadır?
çünküm mesela biz sallamasak da hocalardan biraz tırsıyorsak, hocalar da sallamasa da (ki sallayanı da var) yönetici ekipten biraz tırsar. "bu sınıf niye burada ders saatinde?" azarlı sorusuyla karşılaşmak istemezler.
kimi hoca da candır. candan ötedir. anında reaksiyon verir, "tabii çocuklar ne demek" derler. severiz hepimiz böyle hocayı. ararız. ama bulamayız. ben bir kere denk gelmiştim hala sevgi ve saygıyla anarım.
ya da tam piçi vardır. kıl ötesi vardır. süpersonik kılı vardır.
izin vermez bu tip.
"tamam anladık, izin vermiyorsun, sonra niye kızıyorsun mal?" şeklinde bir küfür çıkar hep iç dünyamızdan.
çünkü bu tip. "olmaz" der, durur ve çok ağır konuşur.
türk hocasının genel özelliğidir. küçük bir olaydan bütün hatalarımızı önümüze serer. bir sorudan dersleri sallamamamıza, sınavlara çalışmamamıza getirir ve büyük finali yapar: "sizden adam olmaz".