hissizleşmek

entry130 galeri2
    54.
  1. böyle bir durumun mümkün olduğuna inanmıyorum. bazı durumlara alışmak veya tepki vermemek farklı bir şeydir. hissizleşmek kavramı kaÇış yönteminden başka bir şey değil.
    2 ...
  2. 53.
  3. hissizlesmek o kadar garip ki...
    sabah uyandigin da mal mal tavana bakiyorsun.
    bekledigin bir mesaj yok.
    uykusuzlugun sebebini bilmiyorsun.
    bir seyler anlatmak istiyorsun anlatamiyorsun.
    aglamak istiyorsun agliyamiyorsun.
    gulmek istiyorsun gulemiyorsun.
    boktan bir sey iste...
    9 ...
  4. 52.
  5. Yaklaşık 3 yılımı kaplamış derin bir karanlık. Çıkamıyorum, nefes alamıyorum. Sevdiğimin insanların bile bana olumlu bir etkisi yok. Sahiden ben ne ara böyle oldum. Nasıl el birliğiyle yaraladınız kalbimi? Kim beni böyle karanlığa itti. Ben çok sıkıldım böyle olmaktan. Artık eski ben değilim, en çok ta bir daha öyle biri olamayacağım için üzülüyorum. Ben yine de iyi biri olmaya çalışıyorum. iyiyim ben ya... Şimdi okula gidip samimiyetten uzak içi boş bedenlerle vakit geçireyim.
    1 ...
  6. 51.
  7. Yaklaşık 4yıldır yaşadığım durum.

    Her tarafım yara bere olmuş, ruhum paramparça.
    O kadar bitkinim ki, bir düşüş daha koymaz bana.
    Eyvallah der; giderim.
    O kadar dipteyim ki,
    Birisi gel gidelim dese kalkacak gücüm yok
    Onları beklemeyecek kadar da umutsuzum artık
    Hissizim o yüzden
    Hissizlik,
    Güzel şey.
    1 ...
  8. 50.
  9. bir insana yahut bir duruma yönelik belli aşamalardan geçerek tavan yapmış hissin zamanla beklediği karşılığı bulamayıp sönüvermesidir.
    2 ...
  10. 49.
  11. 48.
  12. Bende bu aralar hakim olan. Hislerimi doğru yer, doğru zaman, doğru kişi üçlemesi için saklıyorum sanırım. Çok israf etmişim onu anladım.
    0 ...
  13. 47.
  14. her şeyin normalleşmesi hastalığı. şaşırmamak, üzülmemek, kızmamak, sevmemek, özlememek, gülüşlerin veya gözyaşının yüze çizim olması tipik belirtileridir. ha bir de vazgeçmek, kaybettiğini dahi fark edememek.
    1 ...
  15. 46.
  16. hissis olduğunu farkedemeyecek kadar hissizleşmek.
    3 ...
  17. 45.
  18. 44.
  19. Günlerce hiç bişey hissetmezsin. Heyecanlanmazsın mutlu bile olamazsın. Canın bile sıkılmaz.
    0 ...
  20. 43.
  21. 42.
  22. Bela gibi bir şey diye düşünülebilir.
    0 ...
  23. 41.
  24. zamanında fazlasıyla hissetmekten mütevellit başa gelendir. her şeyin fazlası zarar tabi.
    2 ...
  25. 40.
  26. ağır bir duygusal darbe sonucu sosyal çevreye olan güveni kaybetmek.
    1 ...
  27. 39.
  28. Uyuşturucu etkisinde olmak gibidir. Tek farkı hiçbir keyifin alınmamasıdır.
    3 ...
  29. 38.
  30. Aynı heyecanı, üzüntüyü, duygu durumunu bir kaç defa yaşama sonrası oluşan psikoloji hasaridir.
    1 ...
  31. 37.
  32. asosyallik ve uyumakla desteklediğim, etrafındaki olaylara -ne kadar süper hiper sevindirici/üzücü olsa bile- tepkisiz kalma, sürekli olarak boşlukta hissetme ve yine sürekli olarak o anki hislerini bilmeme durumu.
    2 ...
  33. 36.
  34. kalbinin sesini artık duyamamaktır. hatta bir kalbin olduğunu unutmak, kendini boşlukta hissetmektir. kafanın içinde beynini kemiren düşüncelerle baş başa kalmak, bu düşüncelerin seni yiyip bitirmesine göz yummaktır. elinden artık bir şey gelmemesidir. pişmanlıklar denizinde boğulmak fakat artık umursamamaktır.
    4 ...
  35. 35.
  36. insanın ruhu da kendi gibi canlıdır.

    nasıl bedene fazla acı verirseniz ölürse, hislerde böyledir. fazla acıdan hissizlesirsiniz.

    bu hem iyidir hem kötü. Kötü olan kısım tahmin edileceği üzre kalpten mutlu olamamaktir. Iyi yanı ise, hissiz olacağınız için hayatta bi çok şeyi yapabilirsiniz ve kaybedecek biseyiniz olmaz..
    2 ...
  37. 34.
  38. sevgilimin yada neyim olduğunu bilmediğim bir kişinin söylediğine göre, bende çok önceden olan yerleşen bir durummuş.

    bir şey hissettirememiş filan ona göre mazareti buydu tabi, ama bana göre hissetmesem eğer hissiz olurmuyum?

    hatta ona göre "seçilmişim" bunları yaşadığım için.

    bir nevi yanlış kararların cezasını çekmektir hatta kısacası boşlukta olmaktır.

    "seçilmiş" filan değilim, kendisi dengesiz olduğu için bana öyle anlam yüklüyor ve tersini yapmakta sakınca görmüyor.

    yani böyle "seçilmiş" olmayı kim isteyebilir?

    belki canımı yakarak seviyor, belki sevmiyor ama ben her şekilde yolun başına tekrardan dönüyorum.

    hatta tekrardan aynı şeyleri yaşıyorum kendi kör vicdanım yüzünden.

    gözüme her şey sıradan gelmeye başlıyor.

    aşk ve sevgi cümleleri duyduğunda her seferinde kemik bekleyen kuçular gibi sevinçten titriyorsun.

    ama her seferinde biraz daha insanlığını kaybediyorsun ve farkındalık kazanıyorsun hatta mantıkla zehirliyorsun kendini.

    aslında beni kurtarmadı ve olduğum yerde bıraktı.

    istese kalbimi heyecandan yerinden çıkartabilirdi ama yapmadı.

    niyesini bile soramadım.

    niye hükmedemediğin kişiden korkuyorsun ve kaçıyorsun?

    niye hükmettikten sonra her şeyinden faydalanmıyorsun?

    niye sadece uzaktan tanrıçasın?

    niye sadece uzaktan patronluk taslıyorsun?

    neden sadece zayıflara hükmedebiliyorsun?

    hissizlik yanında bir sürü sorgu getirir ama cevaplarını ne karşı taraf verebilecek cesarettedir, nede kimse düzeltme ihtiyacı hisseder.
    3 ...
  39. 33.
  40. acı çekmiyor olmak anlamına gelmemektedir.
    0 ...
  41. 32.
  42. bir çeşit bitkisel hayat sendromudur; ruhun bedende intiharıdır.
    1 ...
  43. 31.
  44. etrafta sevdiğin kişilerin olmaması, kimseyi sevmeye değer bulmamak. buna ek olarak çevredekilerin iki yüzlü olup insanların kuyusunu kazması, bir de bu insanların utanmadan "biz seni çok seviyoruz sen bizi yanlış anlıyorsun." demeleridir.
    2 ...
  45. 30.
© 2025 uludağ sözlük