1)Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir.
Önce emeklemeyi sonra yürümeyi öğretmen gerekir.
2)Bazen hiç başlamaması bir gün bitmesinden iyidir.
Çünkü beraberlik yaşlanırken bir terkediş gençleşir.
3)Aslında dostluklar da kardan adam gibidir.
Eriyecekleri bile bile inşa edilir.
4)Yalnız kalmak bir ilaç mıdır yoksa hastalığın ta kendisi mi?
5)Bir şeye çok uzun süre bakarsan onu görmemeye başlıyorsun.
6)Hayat, keşke bu kadar etobur olmasaydı...
7)işte sen! Kurbanlarından korkan kanlı zalim bıçak...
Sen! Kendi gölgesinden bile korkan bir paranoyak...
Sen! Kırık cam üstünde yalınayak ve çırılçıplak...
Kalbi çoktan iflas etmiş kimsesiz bir kardiyak !
herkesin içinde kendine dair bir şeyler bulabileceği,kimi eski kimi yeni aşklarınızı,dostluklarınızı,akıp giden hayatı...
ama en çok da kendinizi sorgulamanıza neden olan;
333'e kadar akıp giden sayıların,
-Kalbindeki sütü tüketmediler mi?
-Seni hiç terketmediler mi?
-Kapım neden hiç çalmıyor artık?
-Fotoğraflardaki insanlar hatırlıyor mu beni? isimleri neydi? Bunların yüzleri çok tanıdık...
-Siz ikiniz siz ikiniz benim hakkımda ne konuşuyorsunuz?
-Senin...Senin ismin neydi? tarzı soruların,
hipokondriyak-paranoyak-kardiyak tekrarlarının,ağız şapırdatmalarının
ve özellikle ve özellikle 4.10'ncu saniyede ilk girişini yapan ciddi anlamda rahatsız edici gitar sesinin
amacına ulaştığı,kişiyi bütün hücreleriyle kendine bağladığı,müthiş bir zakkum şarkısı.
ayrıca yalnızca kulak dolgunluğunuzun olduğu bazı kavramları sorgulatması açısından öğreticidir de.
(bkz: hipokondriyak) (bkz: paranoyak) (bkz: kardiyak)
zehr-i zakkum,anlıyorsun,ağlat beni gibi müthiş parçalara sahip bu grubun,hipokondriyak tarzı şarkılar yapması durumunda yerinin çok farklı olabileceğini düşünüyorum.
"bazen hic baslamamasi, bir gun bitmesinden iyidir.
cunku beraberlik yaslanirken, bir terkediş gençlesir." sözleriyle biteceğini bile bile kendini aşkın masum sandığı kollarına atan saf, temiz, hafif polyanna bünyelere seslenmektedir. lakin ortada tek bir gerçek varsa; kişi kendini ateşe atmaya gönüllü olduğunda, ne bu şarkı sözü ne de başka bir şeyin, bile isteye yanmak isteyen bünyeye engel olamayacağıdır.
ruh haline göre, mutlu anlarda grubu çok sevenin bile sonuna kadar dinleyemediği ama şarkıdaki ruhsal boşluğa yakalanınca da hiç bu grubu sevmeyen adamın bile saatlerce dinleyebileceği zakkum şarkısı.
zakkum'un şuana kadar yaptığı en iyi parça. evet en başarılardan biri dersek hipkondriyak'a ayıp etmiş oluruz beyler. ama sanki videosu o kadar uymamış şarkıya keşke video yapmasalardı da zihinlerde kendine daha iyi bir yer bulabilseydi.
dinlerken karanlığa gömüleceğin bir şarkıdır. mükemmeldir. paranoyak düşünceler damarlarından hızla akıp sonra 1984 yerden beynine dökülür. eğer kulaklıkla dinliyosan solistin ağız şapırdatmaları bir süre sonra sinirlerini tavana çıkarabilir. artık bakırköye yakınsan bir ziyaret yerinde olur.
insanın bütün hücrelerini tam tersi bir etki yaratarak inadına yaşama sürdürdüğünü düşündüğüm,lezzetinden ve keyfiyetinden vazgeçilemeyesi zakkum şarkısı.
dinlendiği sürece bir, iki, üç, dört ... üç yüz on dört, üç yüz on beş, üç yüz on altı.. diye psikopatça saydıran, zakkumun yapabileceği en güzel şarkı.bir de şarkıya uygun klip çekmişler, güzel olmuş.
Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp sürtekli tedirgin olması durumu. hastalık hastalığı.
kişinin vücut belirtilerini abartılmış şekilde yorumlamasıdır...
örneğin her başı ağrıdığında kafasında bir ur olduğunu, öleceğini düşünüp , buna yönelik senaryolar kurar..
veya kendisi gibi ağrıları olan komşusunun annesinde bu ağrıların nedeni habaset lehine çıkmıştır, hasta * doktor doktor dolaşıp bütün radyolojik tetkikleri yaptırır, hatta doğruluğuna inanmayıp aynı tetkiki birkaç yerde yaptırır...
böyle hastaları tanımak çok önemlidir zira bazen yanlış bir yaklaşım hem doktora hem de hasataya kabus yaşatabilir. nasıl mı? çok basit, normalde hastaya hastalığının bir şey olmadığını söylerseniz sizin hastalıktan anlamadığınızı düşünüp bir daha uğramaz.
veya..
hastaya başınız da ağrıyor mu? diye sorduğunuz anda evet ağrıyor sanki, kötü bu değil mi der? siz hayır, ama ağrı şöyle şöyle olursa görüşelim tekrar dersiniz, o da ne , hasta akşam yatmış, sabah kalkmış ve ağrısı o şekilde gelişmiştir.
özet olarak bu durum hem hasta hem de doktor açısından azaptır, bütün vaktini ve parasını doktorlara ve radyoloji- biyokimyaya döker, ama hiç bir sonuç alamaz..elinde sağlıklı raporları bulunsa da bir kuşku içini yer bitirir, hayatı kendisine zehir eder...
kısacası: ruh sağlığını kolla, gerisini nihayete yolla..
bir iki üc dört diye baslayan sarki. Zakkumun Zehr-i Zakkum albümünde en iyi sarki.
her birliktelik, kalbinin emzirecegi bir yeni bebektir.
once emeklemeyi, sonra yurumeyi ogretmen gerekir..
diyerekdende beni kendine asik etiren grup *