Peygamber Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi. 16 Haziran 622 tarihine rastlayan bu gün, islâmiyet tarihinin ve Hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. (Hicret'in gerçek tarihi üzerinde çeşitli fikirler vardır. 2 Temmuz 622 - 20 Eylül 622 tarihlerinde olduğu da söylenir.)
Peygamber Muhammed, Mekke'de Kureyşlilerin kendisine karşı durmalarının önüne geçemediğinden ve Medine' de (o zamanki adı ile Yesrib) dostluklar kurmuş olduğundan, Medine'ye gitmeğe karar verir. ilkin kendine inananların, bu arada sonradan halife olacak olan Ömer'in Medine'ye gitmesini sağlar. Kendinde bulunan ve Mekke halkına ait olan emanetleri, Ali'ye bırakarak, Ebu Bekir'le birlikte yola çıkar. Halk arasında yayılmış söylentilere göre, Peygamber Muhammed, kendisinin Mekke'den ayrıldığım kimsenin anlamaması için, kendi yatağına Ali'yi yatırır, Ebu Bekir'le birlikte Mekke'nin yakınındaki bir dağda saklanır. Kureyşliler, Muhammed'in evine girdiklerinde Ali ile karşılaşırlar ve şaşırırlar, Peygamber Muhammed'in saklandığı mağarada onu bulamazlar. Bu mağarada bulunmayışı hikâyesi Cevdet Paşa'nın Kısası Enbiya ve Tevarihi Hulefa adlı eserinde nakledilir: (Cebeli Nurda bir ıssız mağara vardı. Oraya girdiler. Derhal Allah'ın emriyle bir örümcek gelip mağaranın ağzına ağlarını gerdiği. Bir çift yabanî güvercin de gelip buraya yumurtladı.Kureyşin arayıcıları, Cebeli Nurun her tarafı aradılar. Bir kısmı bu mağaranın ağzına gelmişti.
"şu mağarayı da arayalım dediler." içlerinden ümeyye "allah akıl versin, muhammed doğmadan bu örümcekler ağlarını örmüşler" deyince geri döndüler.
peygamber muhammed mekke'ye büyük bir zafer alayı içinde girmiş ve islamiyeti büyük bir din haline getiren çabalarına devam etmiştir.
malum ki detaylari yanlis bilinen tarihi hadise. saniliyor ki hz. muhammed inananlari arkasina katmis, haydin gidiyoruz demis, medine'ye (ki o zamanki adi medine degil yathrib idi) goc etmisler hep beraber. hayir efendim, olay daha kademeli gelismistir. medine'den once etiyopya (habesistan)'ya hicret gerceklesmistir (oradaki hristiyan kral muslumanlari kabul etmistir) -bunu cagri filminden de hatirlayabilirsiniz. medine'ye hicrette ise oncelikle bir oncu grup gonderilmistir, bunlar medine'de hos karsilanmis, mekke'de gordukleri eziyete benzer bir durumla karsilasmamislardir. bunun uzerine diger muslumanlar da medine'ye goc etmisler ve orada ummetin temelini atmislardir.
mekkelilerin baskı ve işkencelerinin artması üzerine ikinci akabe biatından sonra müslüman halkın medineye göç etme durumudur. müslümanlığın daha hızlı yayılasına sebebiyet vermiş bir hadisedir. göç edenlere muhacir onlara kucak açanlara ensar denilir.
I
Damlara bakan penceresinden
Liman görünürdü
Ve kilise çanları
Durmadan çalardı, bütün gün.
Tren sesi duyulurdu yatağından
Arada bir
Ve geceleri.
Bir de kız sevmeye başlamıştı.
Karşı apartımanda.
Böyle olduğu halde
Bu şehri bırakıp
Başka şehre gitti.
II
Şimdi kavak ağaçlan görünüyor-
Penceresinden,
Kanal boyunca.
Gündüzleri yağmur yağıyor;
Ay doğuyor geceleri
Ve pazar kuruluyor, karşı meydanda.
Onunsa daima;
Yol mu, para mı, mektup mu;
Bir düşündüğü var.
tarihleri hep itilip kakılmayla geçmiş müslümanların bulundukları ortamdaki baskıdan kurtulmak, belki bir nefes almak için yaptıkları ilk göç. ama ne yazık ki son olmamıştır. evelsi gün afganistanda, dün bosna da, bugün ırak da yaşanıyor aynı hicret.