hiç yoktan kırıldı kanatlarım.. uzandım bulutlara doğru, ışıklar yaktım gözlerimde.. ama uçamadım. bu kadar yaklaşmışken gözlerinin pırıltısına ve bu kadar yaklaşmışken hayaller gerçek olmaya, bir adım yeterken mutlulukta boğulmaya, öylece kalakaldım. uzatamadım ellerimi, sana dokunamadım.. karanlıkların en koyusunda kalmışken ben sabah olmayı bilmez gecelerde ve hatta güneş de öyle uzaktı gündüzlerde.. sana bir sarılmak yeterdi belki de.. kokunu çekerdim ya hani ben hücrelerime.. omuzlarımda tarifi mümkünsüz yükler, nasıl çıkmaz anlatamam, sarılamadım sana.. başımı yaslayıp göğsüne ağlayamadım.. dedim ya; uçmak lazımdı beraber gökyüzünde ama... her yanıma ağır çaresizlikler yapışmış. ve belki inanmazsın sen, anlatması da öyle zor.. hiç yoktan kırıldı kanatlarım..
ve şimdi olan onca şeye karşı bakıyorum yüzüne, gözlerinin tam da içine.. biraz daha çabalasam, bir kaç kırık dökük kelimeyle yalvaracak dudaklarım.. "gitme içimden" diyerek, yeni anlamlar yükleyeceğim cümlelerime.. avuçlarına bir parça mutluluk bırakacağım, sen öyle inanmazken hayallere.. gözyaşlarımı kenara bırakıp kocaman gülümsemeler oturtacağım yüzüme ve kahkahalarım yırtacak karanlıkları.. biraz daha çabalasam olacak sanki hepsi.. ama işte attığım her adım giderek daha bir gömülüyor yere.. sen ise gitmekte ısrarcısın ve yanımdayken bile öyle uzak.. umutlarım sessizce can çekişmekte.. ve şimdi olan onca şeye larşı -her şeye inat hem de- bakıyorum yüzüne, gözlerinin tam da içine..