"tam eşitlik" diye bir hadise zaten yoktur. herkesin eşitlenmeye çalışıldığı bir kriter vardır. mesela, "herkes yasalar önünde eşittir" hükmünü ele alalım. pratikte bunun mümkün olmadığını biliyoruz. ancak bu ilke ya da hedef "acaba insanların yasalar önünde eşit olmasının önündeki engeller nasıl aşılabilir" şeklinde çalıştırılırsa buyrun işte cins, yaş, statü, vs. yüzünden haksızlığa uğrayan kesimlerin durumu iyileştirilir.
ha, sen aynı "herkes yasalar önünde eşittir" ilkesini aslında toplumda var olan eşitsizlikleri saklamak için örtü olarak da kullanabilirsin, kim engel olacak? niyetin, kültürün ve sistemin elbette. nihayetinde bunlar hep insan evladının uydurduğu kavramlar...
Tam esitlilik isteyen zaten yoktur..sistem adil olsun, hak yerini bulsun yeterlidir.. Sen bir yerde ezilsen bile allah (veya sana göre doga, veya tanri) sana bir kapi daha acar..yani biraz pesimist ve fazla detaylara takılı kalmış bir teoriden yola cikarak edilmiş bir sözdür..zaten birbirinden farkli mesleklerin türemesinden sonra tam esitlik istemek yanlistir..
--spoiler--
zamanında rusya'da kominizmi tam anlamıyla yaşatmak için aynı gün doğan bebekleri bile takas etmişler. her insan toplumdaki çocukları kendi çocuğu olarak görsün her çocuk toplumdaki ebebeynleri anne babası olarak görsün diye. bu bile tutmadı. neyden bahsediyorsunuz.
--spoiler--
insanın özüne aykırı bir şeydir eşitlik. çünkü zaten zayıf olan taraf eşitlik ister. güçlü olan zayıfla aynı kategoride olmak istemez. insanları eşitlesek, (hak, fırsat, mülk vs.) bu eşitliği insan nefsi kaldıramaz biraz fazlasını ister. bu yüzden düzen tekrar bozulur liberalizme kayar.