dinler üstü olarak betimlenir ve bu kavram, dinî gruplar arasında kendilerini kutsal metne ve din kurucusunun gösterdiği yola en uygun davranan gruplar tarafından azınlıkta kalan gruplar için kullanılmıştır.
Dinin ana yolundan saparak daha farklı felsefeler ve mitolojiler benimsemiş kişilerdir. Mesela islamda nusayrilik, kızılbaşlık, bahailik vs. Hristiyanlıkta bogomillik, katharizm tapınakçılık gibi.
Asıl kullanım sentez amacı teolojik olmayan fakat daha sonralarda ana akım dini temsil ettiğini iddia edenler tarafından sapmışlığı temsilen kullanılmıştır.
Eski yunanca (h)eteros "farklı" anlamına gelse de bu farklılık kelime anlamı olarak sapmış olarak ayrılık ya da bütüne ters anlamına gelmez. Dediğim gibi bu anlam bağlamı din iktidarı tarafından gözetilir.
En temelde bu kavram ana öğretiden kopmuşu değil, farklı yöntemle aynı amaca farklı yol inşa etme anlamını temsilen tercih edilmiştir.
Ancak patristik dönem Hristiyan felsefesinde ağır yeni platoncu etki nedeniyle - bu etkiyi idea ile anlamak gerekir. Biricik olduğundan farklılığa izin vermez- heterodoks bir sapmışlığA işaret etmek için kullanılmıştır. Tıpkı kelimeyi kullanmadan da olsa aristotelesçi islam felsefesine Gazali tenkidi gibi.
dinin bireysel boyutuyla; gereklilik yerine getirmeyle ilgisi falan yoktur. Kişiyi, kişileri değil öğretiyi ifade eder. Terminoloji kelime anlamını bilmekten çok daha ötede bir şey.
Ellerim üşümese içimden çok gelmişti uzun uzun yazmak. Bu sözcüğün kullanılmadan ne kadar çok kez anıldığını anlatmak. Ama parmaklarım donuyor.