meyhane/restoran gibi mekanlarda; yeterince alkol alınıp, gecenin sonuna gelindiğinde ve hesap istendiğinde gerçekleşen türk adetidir. herkes hesabı ödemek için yanıp tutuşur.
havada "ben ödüycem"lerin uçuştuğu bu anları cevval olan kişinin hesap defterine saldırıp arasına tomarları sıkıştırması son verir.
mecburiyetten girilen iki ucu b.klu değnektir. bu muhabbetlere fazla karışmasan bir süre sonra "yiyo içiyo hesap ödemiyo p.venk" diye arkandan konuşulur. sanki 10 dakika önce "ölürüm de ödetmem abijim" diyen o yavşak değildi. adım "beleşçi" çıkacağına bu komik ritüele ortak olayım desen, bir süre sonra kendinden tiksinir, hayat enerjini kaybedersin. bünye bu krize dayanamaz. her hesap ödeme anı yaklaştığında ter basar. bazen "s.kimde değil, kim öderse ödesin" deyip yerinden kalkmazsın, diğerlerinin boğuşup durmasını garip duygularla seyredersin. bazen de, 1000 yıl önce yaşayan bir ortaçağ savaşçısı gibi yerinden fırlayıp "vallahi olmaz, ben varken size düşmez" nidalarıyla kasanın önündeki kalabalığın ortasına uçarak dalarsın. daha da ilerleyen süreçte, ortamlardan soğur, arkadaşlarla kahveye bile gitmeyi bırakırsın. çünkü her gün böyle bir mücadeleyi, böyle bir stresi kaldırmaz bünye. yorulur, kırılır, düşer soluk bir yaprak gibi...
ücreti alacak kişiyi içinden çıkılmaz bir probleme sevk eden olaydır. bir süredir ankara'da bir markette kasiyerlik yapmaktayım. ve bu olayla defalarca karşı karşıya geldim. ama biri en fenasıydı. 5 kişilik kadınlı erkekli bir grup marketten alışveriş yapmışlardı. ve benim kasama doğru yöneldiler. ürünlerini okutup 80 tl olan ücreti talep ettim. işte olay orda koptu. önüme 3 adet kredi kartı, 2 adet de 100'lük banknot geldi. ve bir tartışma başladı. "yok ben ödeyeceğim.", "hayır abi olmaz, ben ödeyeceğim." nidalarını almış başını gidiyordu. gruptaki kadınlar erken pes etti ve ürünleri poşetleyip dışarı çıktılar. ben, üç adam, iki kredi kartı ve bir adet 100 lira hala aramızdaki problemi çözmeye çalışıyorduk. takribi 5 dakika sonra, bunların olayın içinden çıkamayacağını anlayarak ortaya bir öneri attım. "ortak ödeyin efendim, hepinizden eşit alalım." dedim. demez olaydım. ne yazık ki 80 üçe bölünmüyordu. takribi 1 dakika da bunun için boğuştuktan sonra diğer kasiyer arkadaş da ortaya bir fikir attı. "birinden 30 al, diğerlerinden 25." dedi. hay o da demez olaydı. bu sefer de büyük pay olanı 30'u ödeme mücadelesi başladı. kendi aralarında kavga ediyorlar fakat arada bir de bana bir kart veya para uzatıp "bakma onlara al sen şundan." diyorlardı. tam ben karta veya banknota uzanırken diğerlerinden biri hemen uzanıyor "olur mu abi hiç? aaa!" diyerek kartı almama engel oluyordu. arada birinin kartını ya da parasını bi kapsam hemen alıcam ondan da. alamıyorum ki! bu mücadele en az 15 dk sürdü. son dakikalarında iyice bıkmışken bu olaydan dışarda bekleyen kadınlardan biri geldi. ve üçlü grup hala "olmaz ben", "hayır ben" diye kavga ederken, o gizlice kartını bana uzattı ve 80 liranın hepsini oradan aldık. sonra bu sürprizi eril varlıklara söyleme şerefi de bana düştü. "hanfendi ödedi efendim!" dedim. çok şaşıracaklarını hatta kızacaklarını düşünüyordum ben. ama üçü de "iyi tamam." deyip gitti. yalandan mıydı o kavga dövüşler, anlamadım. ama bi hayli ilginç olduğu kesin.