Şuan metrobüste hissettiğim duygu bir saatte Maltepe'den Kadıköy'e gelebildim sonra metrobüsle ayakta gitmeyeyim diye baya sıra bekledim ve ilk bindim oturdum tam o sıra omzuma el değdi yaşlı adama yer verin ulan ilk durak daha binmeyin ya bu yaşlılara saygı değil ama kalktım işte şuan ayaktayım deli gibi yorgunum ve aÇım etrafa bakıyorum telefonlarında şekerleri kaydırarak oyun oynayan insanlar kabilesi. Biz bu coğrafyayı hak etmiyoruz öyle plansız mantıksız cahil bir toplumuz ki.
iş, çevrende sürü ile bulunan cahil ve saygısız insanlar, trafik, geçim derdi, bütün bunlar yetmiyormuş gibi sevgilinin "bana zaman ayırmıyorsun" vb. söylemler de bulunması. Bu gibi durumlarda insan her şeyin, herkesin kendinden uzak durması gerektiğini düşünür. Hatta daha da ilerisi başkalarına zarar verme isteği uyandırır. Sorunun kendisinde olduğunu düşünür. Kısa kafa yoracak olursak;
- iş yerinde hakkının yenmesi ve baş kaldıracak olursan işsiz kalacak olman gerçeği. El de var 1.
- Evinden çıkıp güzel bir günün hayalini kurup, adımını toplu taşıma aracına atmak. Buraya kadar her şey normal. Peki o araç suratı asık insanlar, her an sinirlenip seni öldürebilecek kadar sinirli, tartışmaya girsen "sensin o" tarzında karşılık aldığın ve sonucuna ulaşamadığın bir eylem. Ne kazandırabilir sana ve başkalarına? El de var 2.
Bu maddeler gibi, bir sürü stres yaşayabilirsin. Ne kadar insan, o kadar sorun ve kaos.