bunun önüne geçmek için de ekmek gramajını yükselttiler. önceden 5 ekmek alıyordum yetiyordu. şimdi 5 alamıyorum 3 alıyorum. ekmek ikili olduğu için 6 ekmek ediyor. o bir tane yenmiyor kalıyor. ben olsam ekmek gramajını küçültürdüm.
mesela adam yemekhaneye küçük poşet ekmeklerden koyuyor. adam iki tane alıp gidiyor. normal ekmek koysan bir tane götürür direk.
sonra da diyorlar ki bayat ekmekten şunları yapabilirsiniz. iyi de dediğin şunlar zaten ekstra külfet oluyor. insanların işlerini kolaylaştırıcı şeyler düşünmek lazım.
gerçi hükümetimizin politikaları da pek acayip. yerli üretimi arttırmak için yabancı ürünlere ekstra vergi koyacaklarmış. yersen.
lokantalarda yarım kalan ekmeklerin yenmemesi ve kıçını kırıp bayatlamış ekmeği tost yapmaya aciz kadınlar sebebiyle ortaya çıkmış durumdur. israfın gözüne gözüne vurun şerefsizler.
geçen cuma namazında imamın hutbesinde bahsettiği olay.haklı tabi ama bu konuya paralel olarak kendi ülkesinde onca aç varken suriyeli mülteciler için yardım istemesi gücüme gitmiştir.
Bugünkü Cuma Namazı Hutbesinde değinilen konudur. Kesinlikle daha dikkatli olunmalıdır. Hatta bizim hoca 6 milyon demişti. Her 10 kişiden birisi günde çöpe ekmek atıyor günde 1 tane en az. Bu durum çıkıyor ortaya.
ekmek dediğin şeyin yapımında kullanılan bütün materyaller doğadan geliyor. Daha sonra da "çöp" ' e atılarak yine aynı ortamda bulunuyor. Fırıncı parasını kazanıyor, ekmek alan adam da ekmeğini yemiş oluyor. Sonuçta hiç bir şey değişmiyor. Yok efendim bu kadar ekmek, bu kadar su boşa akıyor palavralarına hasta oluyorum. Giden bir şey yok, boşa panik yapmayın. Buradaki tek mantıklı argüman "tutumlu olmak "olabilir. Yemeyeceksen para vermeyeceksin, yoksa heba olan bir "madde" yok doğada.
diyanet işleri başkanlığı, başbakan' ın bir adım gerisinden ilerliyor. hafta içi başbakan' ın gündeminde ne var ise, cuma günleri hutbe olarak görünüyor.