her şeyden ve herkesten bıkmak

    1.
  1. garip bir duygudur. bıkkınlık, kırgınlık, küskünlük, öfke, boşvermişlik kaplayıverir her yanınızı. etrafınızda duvarlar örülmüştür ve zaman aktıkça nefes alamadığınızı düşünürsünüz. aldığınız her nefes gibi, her şey de tükenmiştir; ya da kişiye öyle geliyordur. hiçbir şey yapmak gelmez içinizden, sevilenler, sevenler daha bir yabancı gözükür gözünüze. boştur hayat...kaçıp gitmek, yeni başlangıçlara yelken açmak gelir içinizden. ona bile mecali yoktur çoğu zaman kişinin. arada sırada olur insana böyle haller; farkeder insan bu zor zamanlardan sonra yeşilin güzelliğini, havanın maviliğini ve içe çekilen her nefesin eşşizliğini. elbette geçer bir gün...
    10 ...
  2. 39.
  3. bir alt level: ben yoruldum hayat
    bir üst level: kafama sıkar giderim

    iki level arasında sıkışıp kaldım, yardım edin.
    5 ...
  4. 36.
  5. işte bu şu anda tamda istediğim başlık. çevremde o kadar fazla yalan dolan insan var ki artık sessiz çığlıklarımın içinde boğuluyorum. arkadaşım sen 22 -23 yaşına gelmişsin artık bırak bu çocuk tavırları. bir insan her şeyle mi dalga geçer. hayır yani eğer gariplik bendeyse gel söyle. bazı anlarda karşımda beni insan yerine koyduğunu hissettiğim insanlara ihtiyacım oluyor. takdir edersiniz ki çoğu insan gibi. ama ne hikmetse benim bulunduğum(bu ortamda bulunmamı zorunlu hale getiren okuluma da sevgiler saygılar)ortamda hepsi böyle. bakıyosun adam seneye mezun olcak patronuyla toplantıya gircek ama alakası yok. özetle başlığa geri dönecek olursak. sıkıldım sizden sevgili insanlar. cümbür cemaat sürü halinde dolaşmanızdan, sahte gülüşlerinizden, birbirinizi yağlayıp ballamanızdan, sizin varlığınızdan.. bana her şeyin sahte olduğunu hatırlatarak hayat enejimi çalıyorsunuz. sizden kurtulmak dileğiyle.

    evet bu bir iç döküştü, haykırıştı ya da herneyse işte. ama dediğim gibi tam da istediğim şeydi.
    6 ...
  6. 8.
  7. aglayarak geldik
    aglayarak gidiyoruz
    sicarim boyle dunyaya
    ben altin mavnayi bulmayi gidiyorum.
    *
    4 ...
  8. 7.
  9. fakat nedense zamanin butun yaralara ilac oldugunu dusunurler ama birde cekene sorun . yelkovanlar ilermez akrep ise sabit durur. cunku hic bir suprizi yoktur. herseyin harikulede gozuktugu iyi ve kotunun net siniri olan dunyada hergun yeni seyler olur. cocuklugumuzda her insan safiyidir. kotu adamlar ve kadinlar sadece masallar da bulunurdu. her dogan gunu sabirsizlikla bekler ruyalarimiz ise masumdu. ama yasaya yasaya (ergenlikte bir kayip zamani hepimiz yasadik heryer kapkaranliktir hani) aslinda yasamin birbirini takip eden gece gunduz oldugunu farkederiz. gun dogar gun batar ... daha sonra hayatin acimasiz bir kavgadan ibaret oldugunu insanoglunun verilen fiyatin karsiliginda her halti yemeye muktedir oldugunu ögreniriz. idalistce bu carka karsi dövüsürüz...sonra mi yeniliriz tabiki ... ve en sonunda canavarlarin yiyecegi kendimizin anlamadigi ve anlamayacagi cocuklar peydahlariz... konustugumuzu zanneder konusmayiz... agladigimizi sanar aglayamayiz...sadece icimizde bir bosluk vardir...onu doldurmaya calisiriz...ama dolmadigini gorunce sasiriz...saskınlık gecmeden bu dunyadan arazi oluruz gider...en fazla kirkimiza kadar hatirlanir ve imi unutulmu bir mahzun tasimiz kalir...belki bitecekse varolan varolmak en buyuk sansizliktir. deniz kıyısında kumlara yazi yaziyoruz ama dalgalar alip goturuyor. kimseler bilmese bile deniz ve kumsal biliyor ya...dus kurmaktan vazgecmeyin ve insanlari her halti yiyecek mahlukatlar oldugunu kabul edin...bir bakarsiniz dusler hakikat olur. dusunup susmak icinize dert olursa feryat edin...icinize atmayin cunku bunun sonucu kendizi parcalamak olur ve kimse de arkanizdan bir damla gozyasi dokmeyecegi gercegini iyi kanıksayin. ne yapalim hayat bu...
    3 ...
  10. 25.
  11. hayatın monotonluğundan hafif sıyrılıp, yaşamımıza uzaktan baktığımızda içine girdiğimiz ruh halidir. sevgilerin, aşkların, merhametin, iyiliğin yapmacık olduğunu düşünüp, her şeyin hep bir çıkar çarkı içinde döndüğünü gördüğünüzde her şeyi bırakıp gitmek gelir içinizden. yapamayacağınızı bilirsiniz, göze alamazsınız her şeyi bırakıp gitmeyi. arkanızda bıraktığınız yıllar gelir aklınıza, yeniden başlamak istersiniz: keşke ile başlayan cümleler kurarsınız ama acı vermeye başlar bunları düşünmek. önünüzdeki zamana bakarsınız; bazı şeyleri değiştirmeye gücünüzün olmadığını farkedince de çıkış kapınız kalmaz. zaman yavaşlar; yorgunluğunuz daha da artar. ama bilirsiniz insanoğlu unutkandır; yarın yeniden her şey olduğu gibi devam edecektir. hayatınızda böyle duraklar olmuştur; ama durakta kısa süre beklersiniz sonra tekrar yolunuza devam edersiniz. kimi zaman bulutların üstüne çıkarak, kimi zaman durakta bekleyerek bir ömürlük misafirliğinizi geçirirsiniz.
    Can yücel'in dediği gibi: Ben her bahar aşık olmam ama Her bahar gitmek isterim.gittiğim olmadı hiç,Ama olsun... istemek de güzel.
    2 ...
  12. 40.
  13. Erdem level: dünya s.kime minare götüme.
    2 ...
  14. 14.
  15. insanların hiç görmediğiniz yönlerini görüp hayret edersiniz bu süreçte, yüzleri tek tek incelersiniz sonra durup tebessümlere verirsiniz kendinizi. hepsi de sanki yeni tanışıyormuşsunuzcasına uzaktır, size olanları anlayamazsınız, hayatın denklemi 3. sınıfta çözmeye çalıştığınız havuz problemlerindende zordur artık. Yaptığınız iyilikler, kat ettiğiniz yollar bu insanlar için midir? siz neden en enayi olmak zorundasınızdır ve siz neden herkesin yükünü omuzunuzda taşımaktasınızdır? Tüm bu sorulara cevap arayıp bulamadıktan sonra hayata geri dönersiniz ve artık yeni parazitlere açıksınızdır.
    3 ...
  16. 46.
  17. 26.
  18. özellikle kriz dönemlerinde yurdum insanının dışarıya haykıramasada, içinden günde en az 5 defa geçirdiği isyankar tavırdır.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük