hiç bir vasfı olmadığından, kendini sahiplenilmiş hissetmediğinden, baba, abi ve erkek arkadaş sevgisi/aşkı tatmadığından, meslek/kariyer/iş konusunda bir isteği olmamasının normal olduğunu düşünüyorum. hayat algısı farklı, beklentileri farklı. sorgulanması gereken nokta, kadının nedenleri değil sonuçlarıdır. kendinden ibret almalı ve değişmek istemelidir. ama istememektedir.
"benim paris hiltonla ne alakam var allah aşkına. o uyuşturucu kullanan aptal aptal gezen bir kız. ben bu benzetmeden hiç hoşlanmadım, benim için gelenek göreneklerimiz çok önemlidir! hemen ilişki yaşayamam. her gece yatmadan önce kuran okurum. hafta içi içki içmem. asla kimsenin evinde kalmam o yuzden en geç sabah 04.30 da!! evde olurum" gibi sözlere sahip iq seviyesi einsteinı kıskandıracak kadar yüksek olan medyatik kişilik.
Helin Avşar' ın yazısının konusu kadınların orgazm olamama nedenleri. Avşar, Orgazm Olamamak Bütün Kadınların Kaderi mi? başlıklı yazısında ;Kadınların birçoğu orgazm olamamaktan şikayet ediyor. Geçenlerde tanıdığım bir kız doktora gitmiş, orgazm olamadığını anlatmış, doktor şöyle bir bakmış "işi bilmiyorlardır demiş". Bu olay bana anlatılınca önce çok güldüm. Sonra da başladım araştırmaya diyor..
Helin yazısını şöyle bitiriyor: 'Hanımlar eşinizle yataktayken tüm takıntılarınızdan sıyrılın, kontrollü olmayı da bırakın. Bakalım hayatınız değişecek mi...'
yazarın notu: helin buna da el attı ya artık "orgazım" olmayan kadın kalmayacaktır. türk kadının tek derdi orgazm olmaktı zaten. yok aile içi şiddetmiş, yok ikinci sınıf muamele görmekmiş, yok hiç bir kararını kendin alamamakmış. yok öyle dertler nerden uydurdun sayın yazar. kıçından dert uydurma. işte bak helin aramış bulmuş. hem derdi hem de çaresini. allah razı olsun helin' den. takıntılarımı bıraktım sözlük. sen de dene bakalım ne olacak?
tv'nin önünden gelip geçtikçe, "bu kadın biri, ama kim?" diye kafa yorduktan sonra, araştırmacı yazar kimliğiyle birisinden öğrenilen, beyaz show konuğu, hülya avşar'ın kardeşi. tornadan çıkmış gibi herkes aynı kardeşim. tanıyamadık işte. iyi de, oraya niye geldiğini anlayamadık. ne yapmış da, anlatmaya gelmiş ki? saç rengi koyulaştı diyedir belki. bir icraat ya da değişiklik göremedik başka da, o yönden şey ettik yani. ama lazım tabii, bacak bacak üstüne atarak oturacak birisi oraya. piyon konuklar vardır, bu tarz programlarda. ne söylense, hazmedecek ve sırıtacak bir konuk.
barbie bebeklerin ete ve kana bulanmış hali... (çok vahşi bi cümle oldu sanırsam)
iq kardeşi olan, bizim meşhur uzaylının oğlu ile aynı programdadır an itibariyle...
(bkz: beyaz show)
ne diyelim;
(bkz: iq iq ya karşı derler)