islam dininin kurtuluş reçetesi, evreselleşmesinin en büyük güvencesi ve hazreti muhammed'in peygamberliğinin ebede dek sürmesinin ismidir hazreti imam ali.
ilkokul din kültürü derslerinde öğretilenden çok fazladır. islam'ın mihenk taşıdır.
Soru:
Hilâfetin, öncelikle Hz. Ali`nin (ra.) hakkı olduğu halde, bu hakkın gasp edildiği iddiasına ne dersiniz?
Bu iddia Yahudi ibn-i Sebe`nin ortaya attığı bir fitnedir. Şunu hemen belirtelim ki, dört halifeden hangisinin diğerlerinden daha faziletli ve hilâfetin öncelikle kimin hakkı olduğu, ibn-i Sebeyi asla ilgilendirmezdi. Onun asıl gayesi, ashâba karşı saygıyı kırmakla islâmiyet&e şüphe düşürmek ve Müslümanlar arasında ayrılık çıkarmak ve bunu devam ettirmekti.
Ortada, çok sinsi ve neticesi itibariyle de çok tehlikeli bir Yahudi oyunu vardır. Hilâfetin, gerçekte, Hz. Ali`nin hakkı iken Hz. Ebubekir tarafından gasp edildiği iddiasıyla bütün sahabelere hata isnat edilmektedir. Çünkü, Hz. Ali dahil, bütün ashâb-ı kirâm, Hz. Ebubekir Efendimize biat etmişlerdir.
Bazı kimseler, Hz. Ali Efendimiz (ra.), Müslümanların birlik ve beraberliğini dikkate alarak kendi hakkını bilerek feda etti.” diyorlar. O zaman şöyle düşünmek lâzım gelmez mi: Hz. Ali Efendimiz islâmın birlik ve dirliğini bu derece düşündüğü halde biz hangi akılla onun yolunu terk ederek çekişme ve ayrılık yolunu açıyoruz?!... Müslümanların birlik ve beraberliğe en çok muhtaç oldukları bu zamanda, 1400 sene önce geçmiş birtakım hâdiseleri gündeme getirip Müslümanları birbirlerine düşürmeye çalışmak hangi akıl iledir ve bunda hangi maslahat ve fayda vardır?
Ayrica ,hikmetlerden birisi sudur ki,
Hz. Ali (ra.) ilk halife olsaydı, başta Emevîler olmak üzere çeşitli kabile ve ailelerde rekabet damarının uyanması, bu yüzden Müslümanlar arasında birlik ve dayanışmanın tehlikeye düşmesi kuvvetle muhtemeldi. Bu ise islâm’ın gelişmesine büyük bir darbe vururdu.
Diğer taraftan, islâm âleminde çeşitli ayrılıkların ortaya çıktığı bir dönemde, Hz. Ali Efendimiz ve Âl-i Beytten başka hiçbir kuvvet, o fitnelere karşı durup dayanamaz, hakkından gelemezdi.
Halifeler devri araştırıldığında görülür ki: Çâryâr-ı Güzin Efendilerimiz hiçbiri hilâfete, bizzat arzu ederek talip olmamışlar, fakat o makam onlara verilmiştir. Onlar o görevi istememişler fakat hilâfet onlara lâyık görülmüştür. Şöyle ki:
günün birinde tehlikeli olduğunu düşündüğü için yolun sağından değil de solundan gitmesi üzerine "allahın kaderinden mi kaçıyosun?" diyen haricinin birine "allahın kaderinden yine allahın kaderine gidiyorum" diyerek ayar veren hazret.. kader konusunda bugüne kadar en aydınlatıcı cevaplardan da biri olmuştur bu cevap.
mezardan kalkıp gelse bugün tarafından çok sevildiği! söylenen bir kesime yüzünüze tükürsem cok şükür dersiniz diyecek olan peygamber akrabası dava arkadaşı. ebu talip in oğlu.
islam peygamberi hazreti muhammed'in allah'ın yanına göçmesiyle kapanan peygamberler faslını ebedileştiren, peygamberden sonra o'nun davasını kıyamete kadar götürecek olan ismin adıdır hazreti imam
sünni mezhebinden olanları; "aleviler kendini müslüman olarak tanımlıyorlar, eyvallah ama muhammedi mi yoksa aliyi mi allahın resülu görüyorlar" şeklinde derin bir sorunsalın içine sokan kişidir hz. ali.
müslümanların gözünde ahlakıyla, ilmiyle ve cesaretiyle yüce bir kahraman. Haksızlığa boyun eğmeyen bu büyük adam için 'halifelik onun hakkıydı ama çekindiği için bunu söylemedi' demek saçmalıktır.
islamı en düzgün yorumlayan dört halifeden biridir.islam aleminin gelmiş geçmiş en zeki halifesidir.Hz. ali, gerek yaptıkları, gerekse yaşamıyla, islamiyet'in gerçekleştirmek istediği insan tipinin örneği olmuştur. islam tarihinde Hz. Ali'den daha mükemmel bir Müslüman örneği bulmak mümkün değildir.Alevi felsefesinde Hz. Ali, peygamberlik makamının içyüzü sayılan imametin başlangıcıdır.Bu nedenle adı, Peygamber Muhammet Mustafa ile birlikte anılır.Lakabı arslan anlamına Haydar, Murtaza, Allah'ın arslanı anlamına Esedullah veya Şiriyezdan'dır. Ayrıca Emirülmüminin, Mevlalmuttakıyn gibi birçok lakabı vardı. En meşhuru Murtaza'dır. Anadolu'da, Şah-ı Velayet, Haydar, Murtaza diye anılır.muaviye ile girdiği adalet mücadelesi sonucu muaviye tarafından katledildiği rivayet edilir.
Hz. muhammet,Hz Ali için yaptığı konuşmada;"Ey Müslüman toplumu,bu, benim kardeşimdir,amcamın oğludur, damadımdır.Bu,Allah'ın arslanıdır.Yeryüzünde, düşmanlarıma Allah kılıcıdır.Allah'ın laneti,lanet edenlerin lanetleri,buna kötülük edene olsun.Allah,buna kötülük edenden uzaktır;ben de uzağım.Allah'tan uzak olmayı, benden uzak olmayı seven,Ali'den uzak olsun;burada bulunan,bulunmayana bildirsin";diye ifade eder.
önderimiz hazreti muhammed mustafa'yı sevmek için lazım olan kapının adıdır hazreti ali. hazreti ali muhammed sevgisinin ve tevhid dininin kapısıdır.
islam'ın bölünmemesi için çok uğraşmıştır. ancak alçaklara karşı yiğitlik kifayetsiz kalmıştır. aslında ümmetten hazreti ali peşinden gidenler dinin bölünmesini değil, temiz ve pak kalmasını sağlamışlardır. o'nun peşinden gidenler sadece şia'lar da değildi, imamı azam ebu hanife de aynı yoldan gitmişti. diğer tarafta islam içine eski putperest örflerinin hepsini dolduran ve böylelikle o'nu yok eden münafık ebu süfyan soyu vardı.
yanlış anlaşılmış insandır. islam da bölünme gibi bir isteği olmamış bugün kü şii lik yada şia lık yolunda herhangi bir çalışması olmamıştır.
hayatını genel olarak bugün kü sünniliğe yakın ya da eşdeğer yaşamıştır.
alçakça söylenen bir söze karşı sakın cevap vereyim deme. çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice düşük sözler vardır. cevabınıza yine o bayağı ifadelerle karşılık verirler. cahil ile sakın latife etmeye kalkma. dili zehirli olduğundan gönlünü yaralar...
hazret-i ali
hz. muhammed'in yeğenidir, ilk müslümanlar arasında yer almıştır. ayrıca sonradan damadı olmuş ve hz.muhammed'in soyunun devam etmesine vesile olmuştur. 4. halifedir. ihlası ve yiğitliğiyle islam tarihinde en çok anılan ve övülen kişilerdendir.
4 halifenin dördüncüsü...ilk üç halifeye biat etti...ümmetin 4 üncü kıdemlisi olduğundan başa geçirildi...fakat susuz bırakılarak hayvanca şehid edilen hz. osmanın kanının peşindeki hz. muaviye tarafından suçluları cezasız bıraktığıyla savıyla hilafeti tanınmadı...hz. ayşe ve taraftarlarıda hz. osmanın katillerine verilecek ceza konusunda anlaşamadıklarından hz. aliye itaat etmediler...en büyük(hz. ebubekir)en öne çıkmış(hz.ömer) en mağdur edileni(hz.osman)değilsede üstünde en çok tartışılan raşid halifedir...şiiler hz. alinin biat ederek öptüğü kutsal ellere söverek; hıristiyanların aşırıya kaçarak hz. isanın yolundan uzaklaşması gibi hz. alinin yolundan uzaklaştılar...
bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum, bu gün allah için ne yaptın? gibi aforizmalarıyla beni benden alan cesaretine hayran olduğum, bugün yüz yaşındaki atatürkçü dedem tarafından hazreti ali nin soyundan geldiğimiz ve seyit olduğumuz iddia edilen yüce şahsiyet, kutsal kişilik. (bkz: son yeniçeri)
hz. muhammed'den sonra en sevdiğim, derdime derman olan insan. hz. ali bugün yaşasaydı kendini putlaştırıp adeta ona tapanları da, kendisini inkar edip nefret besleyeni de helak ederdi. allah,muhammed,ali üçlemesini iyi idrak etmek gerekir. hz. ali efendimizi sevmek peygamberimizi sevmek demektir, çünkü peygamberimiz hz. ali'yi o kadar çok severmiş ki; " ben ilmin şehriyim, bu şehrin kapısı ali'dir " buyurmuştur.
şianın kah ilahlaştırıp,peygamberleştirip(gulat),kah imanı zatına bağlayacak ve peygamber dostlarını küfürle itham edecek kadar ifrata(aşırılık) kaçtığı,harici ve aşırı emevi fırkaların nefretleriyle tefrite düştüğü ehl-i sünnetin kararınca muhabbet beslediği 4.halife,büyük sahebe .ama asla ne allah ne peygamber ne peygambere denk ne yaratılmışların en üstünü nede faziletsiz,mürted,yoldan çıkmış,fitneci...insanlar içinde bir insan ve eşsiz bir sahabe...
hazreti ali insanlığın efendilerinden. ashabın büyüklerinden. onu sevmemek terbiyesizlik onu sevdiğini söylerek islama dil uzatmak başka bir terbiyesizlik. anadolulu hadi adını koyalım türk olma iddiası ise bu toprakların en eski hastalıklı geleneklerinden biridir. osmanlı halifeliği aldıktan sonra padişahların soylarını hz. ibrahim'e(a.s.) dayandırmaya çalışırdı. akif bekinin başbakanın soyunu hz. musa'ya (a.s.) dayandırma çabasını saymıyorum bile.
hz. ali [r.a.) cehri zikir çeken tarikatların silsilesinin hz. peygamberden(s.a.v) sonraki ismidir. nakşilikte hz. ebubekir [r.a.] ve hz. selmanı farisi(r.a) den gelirken silsile, kadiriliklte hz. ali(r.a.) ve hz. hüseyin(r.a.) den gelir.