ihtiras başrolde oynamaya başlamadan önce herkes biraz insandır. Lakin roller değiştiğinde düşünme yetisi kaybolur, sırada hayvanlık olarak tabir ettiğimiz düşünmeden hareket etmek vardır.
her insan bir hayvandır Ya da her hayvan biraz insan..
--spoiler--
ne yani, Sokakta gördüğün itten daha mı değerli sanıyordun kendini!
keşke çöplükler arasında onlardan biri olabilseydim.
--spoiler--
hayvanlar hayata genelde siyah beyaz bir gözlükle bakarlar insanların çoğunda ise renkli görme duyusu mevcuttur fakat onlar da hayatın renklerini algılayamazlar ondan boğanın kırmızıya saldırması gibi farklı şeylere aşırı tepkiler verirler.
hayvanlar seksi çoğalmak için insanlar ise zevk için yapar sonucunda yine insanın tatmin duygusu vardır.bunu doğada yapan tek canlı insandır.
ayırca gorunen o ki; gittikce azalan farklardır. "insanlar mı geriliyor, hayvanların mı zekası ilerliyor?" diye soracak olursanız; ikisi de olmaktadır ancak insanlar gerileme acısından oldukca basarılı son donemde.
tanrı insanlara olan öfkesini gösterdiğinde nuhun tek yapabildiği bazılarını kurtarmaktı. öylede oldu..sonra eline aldığı güvercini salıverdi. birzaman sonra geri döndü.tekrar gönderdi.budefa gagasında zeytindalıyla döndü.evet bir kara vardı..fakat daha önemlisi bu aslında tanrının insanlarla barıştıgınıda göstermişti.gagasında zeytindalı olan güvercindir barış simgesi...nekadar tuhaf insanlar daim kırıcı ve yıkıcı tarafta olmuş ve olmakta.neden bukadar mahvetmeye tutkuluyuz..hayvanlar tanrıyla aramızdaki barış elçisi.kucukken gökyüzüne baktıgımda ucan kuşları sayardım ve hemen dilek tutardım.bu yıllarca böyle devam etti,etmekte.şimdi kimse gökyüzüne bakmıyor , kibirlerinden burnunu göremediğim insanları saymazsak..bunun tarifi yok.hayatında ucurtma ucurmayan insanlar gördüm .çoğuda bize sunulan gösterişli mesleki gruplarından tahsilli...Salaksınız..bunca yıl salaktınız.okuduğunuz ilk kitaplar bile size cevap veremez durumdasınız.pahalı oyuncaklarınızın hiçbirzaman ipi kopup herhangi bir ağacın dalına takılıp o heyecanı yaşayamayacaksınız.ağaçlara çıkmayan insanlar gördüm.çıkacağınız tekyer uğruna ruhunuzu bile teslim edeceğiniz o afilli kariyerler olucak.böyle kalabalığın arasında nasıl yaşanır? nasıl ukulele çalınır?nasıl yeşil çay içilir?Milenaya nasıl şiirler yazılır?Nasıl kitap okunur? sanırım depresyondan çıkmaya hazır değilim.uslu ve solgun...
hayvanlar cesitli yeteneklerle donatilmistir, insanlar beyin dedigimiz mukemmel guce sahiptir. biraz olsun esitlik versin diye sanirim. bir balik gibi suda yasayamayiz mesela, bir kus gibi ucamayiz, bunlari yapabilmemiz icin beynimizi kullanip bize dedigim yerlerde belirli sureler gecirtecek bize destek olacak ucaklar, parasutler, dalis tupleri yapariz. fakat onlarin ozgurlugune yaklasamayiz bile. bir kusun ozgurlugune asla ve asla ulasamayiz. yemisim normal parasutunu de yamac parasutunu de. ozgurce ucmak nasil bir duygudur acaba. bir kartal olacaksin, kanatlarin hafif beyaz tuylerle bezenmis, siyah ve beyazin aski gibi. ve ozgurce ucacaksin, tum heybetinle. besiktas bir sevgidir.
yuval noah harari'nin yaptığı açıklama beni tatmin etmişti. 17 dakikalık bir video fakat çok şey katabilme özelliğine sahip.
ayrıca hayvanlardan tanrılara - sapiens kitabını da okumanızı öğrenirim.