insan sevgisinden farksızdır. tabiatta insanın ne kadar yeri varsa hayvanın da o kadar yeri vardır. veterinerlere büyük saygı duymamı sağlar. en korktuğum türü ise savunmasız kedi, köpeklere zalimce işkence çektirip öldüren insan hayvanlarıdır.
kimilerinde hastalık boyutunda. komşumuz neriman teyzenin teriyer cinsi bir köpeği var, köpek demeye bin şahit ister. tırnakları ojeli, altında bebek bezi, renk renk elbiseleri. köpeği kucağında bebek gibi tutuyor. köpek öyle tutulmaz, dedim, o köpek değil benim oğluşum dedi. soğuk günlerde virüs kapar, hasta olur diye dışarı çıkartmıyor köpeği, onun için altında bez varmış. bak neriman teyze;
o oğluşun değil, o bir köpek. köpeklerin tırnakları boyanmaz, köpeklere kıyafet giydirilmez, altlarına bez bağlanmaz, korkma dışarıda da virüs kapmaz. o bir hayvan, hayvana hayvan gibi davranacaksın, dedim. suratı düştü kadının. siklemedi bile. apartmanda görünce selam vermiyor artık. hayvan düşmanı oldum gözünde.
bazı tipler de köpeklerine sirk hayvanı gibi davranıyor. otur, kalk, sürün, zıpla. ortak bir hayat paylaşırken düzen için köpeğinize bir şeyler öğretmeniz çok normal. ancak bunu abartıp, millete hava atmak için köpeğe binbir türlü şaklabanlıklar yaptırmalar ne, onu anlamıyorum. ardı ardına on tane şey söylüyor, köpek birini karıştırınca köpeğe kızıp vuruyor. eskişehir adalarda köpeklerin buluştuğu bir park var, orada otururken böyle bir şerefsize denk geldim. tekme tokat daldı köpeğe, fırladım yerimden, girdim aralarına. neden vuruyorsun deyince, sözümü dinlemedi, ben onun sahibiyim gibi bir laf etti. sen o köpeğin sahibi değilsin ilk önce bunu öğren, ortak bir hayat yaşıyorsunuz. o, istedikleri olmayınca seni ısırıyor mu, deyince haksızlığını örtmek için bana da kabardı. bu hayvanın anlayacağı dilden konuşunca normale döndü put oğlu puşt.
neriman teyze gibi, bu puşt oğlu puşt gibi hayvan sevecekseniz hiç sevmeyin, sevginiz eksik kalsın.
"hayvanlarla beraber acı çekmek, kendisine güvenileceğine izin verdiğimiz karakterin yardımseverliğine bağlıdır. kim hayvanlara karşı gaddar davranıyorsa, iyi bir insan olamaz."
aslolan hayvana saygıdır. hayvan sevgisi önem sırasında ikincidir. çocuklara da hayvan sevgisi değil, ilk olarak hayvana saygı duyma gerekliliği aşılanmalıdır. kimi koca götlü anneler, çocuklarıyla köpeklerini kardeş gibi yetiştirirken çocuklarının şeker etrafına toplanmış yüzlerce karıncanın üstüne oturmasında sıkıntı görmemektir mesela. bir insanın bir arıyı, yılanı, karıncayı sevmesini beklemek zaten çok da mantıklı değil. ama sike sike saygı duyacak. dolaysıyla çocuklarınızı böyle yetiştirin, yoksa eyüp camiisinde habire yaptığım gibi kuşları kovalayan çocuklarınıza siz çekirdek çıtlarken acımasızca çelme takmaya devam etmekte sıkıntı görmem.
ayrıca, hayvanseverim ben diyip köpeklerine oje süren, olmadık kıyafetler giydirip fön çektiren orospu çocuklarına sesleniyorum. sizler safi malsınız.
hayvan sevgisi başkadır hayvana merhamet göstermek başkadır kendimden yola çıkayım; ben eve kedi-köpek alıp beslemem yani hayvanlarla o tip bir ilişkim hiç olmadı bilmiyorum bir hayvanı eve alıp beslemek de ne kadar gereklidir (tartışılır) yani bir insanın kendi yalnızlığını bu derece suni bir yolla kapatmaya çalışması bana hep itici gelmiştir her neyse şu orospu çocuğunun malum görüntülerini gördüm de bayağı sinirlendim düşündüm ulan bu hayvan nefreti değil bu zorbalık değil vahşilik bile değil ki hepsinin kendi içerisinde (kabul etmeyebilirsiniz elbette) tutarlılıkları var peki bu orospu çocuğunun yaptığı ne? yani bunun elle tutulur bir yanı var mı? şimdi merhameti olmayan insan hele hele kendinden güçsüz bir canlıya karşı böylesi bir rezilliği -ki doğru kelimeyi bulamıyorum bütün aşağılık kelimeler bu orospu çocuğunun yaptığı yanında hafif kalır- reva gören bir insan ve zerre duygusu, vicdanı, empatisi kalmamış bir insan nasıl sınıflandırılır? hasta demek bile bu adamı övmek olur hasta bir insanın bile patolojik çözümlemesini yapabilirsiniz dersiniz ki (atıyorum) beyninin şu şu bölgesinde bir sorun var ya da saçma da olsa hayatı boyunca yaşadıklarından sonra empati ve vicdan olgularını yitirmiş bu da kendisinde psikopatiye yol açmıştır falan filan ama şimdi bu orospu çocuğuna kalkıp ben böyle bir iyilik neden yapayım? neden bu "canlıyı" -malesef kendisiyle aynı türdeyiz- bulunduğu bok çukurundan alıp mantıklı bir zemine oturtayım bu adam hasta falan değil bu adam hiçbir sıfatı hak etmeyen birisi yani herhangi bir sıfatla bu adamı kategorilendirmek o sıfatı taşıyan diğer bütün insanlara hakaret olur anca.
"siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsinler"
bu sevgi mevgiden öte bir durum hayvanlarla pek samimi olmamak-olamamak gayet normaldir insancadır ve bir eksiklik midir? belki. ama yine de açıklanabilir bir şeydir. ama merhamet? işte bunun öyle affı ya da mazereti yoktur sen "insansan" sözde bir beynin varsa eşşek gibi merhamet edeceksin bu senin ödevin, bu senin vicdanının ta kendisi, bu senin varoluşunun en nadide parçalarından birisi, bu senin benliğinin -sözde- en muazzam özelliği! işte bu özelliğin yüzünden hala; aile, dostluk, aşk, sevgi, saygı gibi kavramların var ve sen işte bu "merhamet" yüzünden hala sistemin çarkını döndürebiliyorsun ama sen kalkıp bu nirengi noktasını kaydırırsan ne olacak? doğadaki herhangi bir osuruk böceğinden ne farkın kalacak (ki özür dilerim onların dahi bu döngüye bi katkısı vardır)? istediğin kadar o maneviyatının gösterişini yaptığın katedralleri, camiileri, sinagogları dik, istediğin kadar uzayın derin noktalarına ulaş ve istediğin kadar ufkunu genişlet neye yarayacak? neye yaracak kendini tanıyamadıktan sonra geriye kalan her şeyi tanımış olman? sen "insan" denilen formdan çıkmış bambaşka bir şeye dönüşmüş olacaksın sen sadece taksonomide herhangi bir yere sahip bir "çok hücreli" olarak kalacaksın.
benim pek insanlıktan yana ümidim kalmadı açıkçası. nereye yüzünü çevirsen başka bir pislik nereye baksan alavere dalavere nereye baksan para nereye baksan din tüccarlığı, silah tüccarlığı, intihar bombacılığı nereye baksan ölüm nereye baksan karanlık. ve eğer oralarda bir yerde tanrı varsa ki hiç sanmıyorum artık anlasın bu insan denilen canlı türünün vahşi, aşağılık, aptal ve gereksiz bir canlı türü olduğunu ve bu oyunu bozsun bu ondan samimi bir dileğimdir. ama tanrı bile bu kadar pisliğe göz yumamaz suçu ona yüklememek gerek. bu tanrısız ve duygusuz bir zaman çok açık... kısa zamanda bitmesi dileğiyle.
ulan nerden nereye geldim neyse hadi hayırlı işler.
hayvan sevgisine sahip olmak için tanrıya yada başka kimseye ihtiyacımız yok ! Hayvan beslemek güzeldir, ona sevginizi vermek güzeldir. Bazen her şeyden daha değerli olurlar bazen herkesten daha yakın olurlar ! Onlar candır can.
hayvan sevgisi ile büyüyen çocuk empati yeteneği kazanıyor, ahlaki gelişimi olumlu etkileniyor, sosyal sorumluluk becerisi kazanıyor.
Bu şekilde büyüyen çocuklar, trafikte kırmızı yeşile döndüğü an kornaya basmıyor, bir kazaya karışsa yada şahit olsa kaçmayıp mağdur olana yardım ediyor, doktor dövmüyor, kadına şiddet uygulamıyor, komşusu biraz fazla gürültü yapsa anlayışla karşılıyor, yaşlılara yardım ediyor, küçüklere sevgi gösteriyor v.s.
çocuklar hayvanlar ile haşır neşir olmalı. ille kedi köpeğe de gerek yok, balık, kaplumbağa, kuş gibi nispeten daha kolay bakılacak hayvanların bakım sorumluluğu verilmeli.
Insanları en iyi tanımanızı sağlayan sevgidir. Bilerek ve isteyerek bir hayvana kötü davranan veya kötülük düşünen insan iyi bir insan olamaz. Bir şehirdeki insanların vicdani yönü hayvanlardan anlaşılır. Eğer hayvanlar sizden kaçıyorsa oranın insanı iyi değildir.