edit: bakiniz, ben onun hocalarini has babalarini da severim. ancak orada yaptigi fasizm. bi insan bisiyler soyledigi zaman boyle tepki verirseniz kisi kendini aciklayamaz. keza aciklayamadi da. konu kapandi gitti. ben yancilik ya da partizanlik yapmiyorum. kendisine yakistiramadim bunu. bu ona da yapilda ayni tepkiyi verirdim. ki verdim de. enver aysever sevan nisanyan'a aynisini yapti ekran karsisinda cildirdim ben. tweet manyagi yaptim ama bisiy olmadi. usluplu tartismak gerek.
üslubunu sevdiğim, samimiyetine inandığım yazıları takip edilesi gazeteci yazar. anlaşıldığı üzere afedersiniz ermenidir kendisi. farklı olan her şey gibi farklı olan herkes gibi tahammülsüzlüğümüzle yüzleşmiştir. bol bol koruma polisli anısı vardır bu yüzden.
severek takip ettiğimiz menşurlardandır.
golliktir ayrıca gb
Hiç kendinizi kandırmayın millet. Aha bu adam ilk başta Etyen mahçupyan yolundan giderken her gün ülke tv olsun tvnet olsun boy gösterirken bir anda muhalif oldu. Her açılımda, her sempozyumda akp lehine konuşan adam şimdi oldu sana muhalif. Aslında muhalifliği de etnik bir muhalefet. Öyle hamaset olsun diye bir iki sosyal sınıf muhabbeti yapar oradan tehcire kitler lafı. Sivri dilli olduğunu sanan, siklenmeyen biridir. Cnnturk'ün Abdülkadir Selvi gibi kadrolu elemanıdır.
Benim güzel halkım da hemen yer, önce sırrı ağbee vardı şimdi bu. He amk he hayko, kızlara yürü etkilemek için düşünmeden bunları savur ağzından.
bu ülkede müslüman olmadan islamcı olan (bkz: etyen mahçupyan) ermenilere inat muhalif duruşuyla saygı duyulan gazeteci-araştırmacı yazar. hem sempatik hem bilgili oluşu karşısındaki insanın kendisini dinlemesi için başka sebep bırakmıyor.
rüyama girmiş şahsiyet. kendisine sempati duymam ve twitterda sürekli insanlarla yaptığı muhabbetlerin sayfama düşmesi neticesinde oldu sanırım. fazlaca zeki bir insan olduğunu düşünmemekle beraber kendisi çok şey, normal hayatta tam arkadaş olunabilecek bir insan tipi gibi sanki.
verdiği bir röportajı aynen paylaşıyorum. tanımanızda çok faydası olacaktır.
seni gazeteci olarak biliyoruz ama farklı bir mesleğin daha var. nedir?
babadan gelme matbaacıyım ben. istanbul üniversitesinde türk dili ve edebiyatı tarihi okudum ama bitirmedim. bir ermeni olarak türkiyede tarih okuduğunda ne olabilirsin? mesela bir öğretmen olmak istersen yapmıyorlar zaten veya tarihçi olsan yine mümkün değil. üniversiteyi bırakıp askere gittim. savaşın en yoğun olduğu zamanlarda tuncelide 18 ay yaptım askerliğimi. geldiğimde de matbaacılığa devam ettim.
gazeteciliğe ve radyoculuğa başlaman nasıl oldu?
2000li yılların başında agos gazetesi, aras yayıncılık gibi alanlar ermenilerin konuşabilirliğini ortaya çıkarmıştı. ben de bu dönemde yeni kurulmuş olan yaşam radyoda türkiyede ilk defa ermeniler üzerine yayın yapan ermeni programcı oldum. ama profesyonel bir iş değildi yaptığım.
teklif kimden geldi?
cengiz abazdan gelmişti. metin göktepe üzerine çektiği belgesel ile ödül almış olan cengiz abimiz teklif etmişti. o zaman radyo temsilcisiydi ve yaşam radyonun da başına geçmişti. fakat ben o zaman ermeni taklidi yapan bir gençtim.
ermeni taklidi yapan bir genç nasıl oluyor?
yani işte, herkes gibi solcu molcu takılıyordum. çok fazla etnik kimliğimi vurgulamıyordum ve kendi kimliğimin kurumlarını falan bilen bir adam değildim. bu nedenle de bir sürü komik şey gelmiştir başıma. çünkü türkiyede ermeni programı yaptığını var sayıyorsun, diasporada bile etkileri duyulmuş, programın cdleri filan diasporaya gitmiş, türkiyede nasıl olur da böyle bir radyo programı olabilir, nasıl olur da bu şarkılar çalınabilir soruları doğmuş ama ben bu arada patrikhanenin yolunu bilmeyen bir adamdım.
patriğin annesine nasıl hitap edildiğini bile bilmiyordum
başına gelen en komik hatıran ne oldu bu süre içinde
inanç turizmi için 30-40 kişilik bir grubun gezisi sırasında otobüs devrilmişti ve kaza geçirenler arasında patrik mutafyan da vardı. ben o sırada canlı yayına çıkmak üzereydim. ali hergel ile yapıyorduk programı. oradaki arkadaşları aradık patriğin ve birkaç kişinin yaralandığını söylediler. ben de patriği yayına almak istedim, kabul edildi. fakat şöyle bir durum var, cemaatin bir takım gazeteleri vardı o zaman, agos, marmara ve jamanak. ben marmarada köşe yazarlığı yapıyordum. patrik ile telefonda konuştuğumda burnum ve ayağım kırık, ameliyata gireceğim, allahtan kimseye bir şey olmadı dedi. biz patrik ile telefonu kapattıktan sonra telefonlar gelmeye başladı. bir kadın aradı dedi ki, merhaba ben diramayr, kaza için çok üzgünüm, sizin bazen çaldığınız modernize edilmiş bir ilahiniz var onu istiyorum, çalar mısınız dedi. ben de neden bilemiyorum ama telefonla istek müzik yapan bir program formatı gibi algıladığımdan diramayr hanım çok mümkün değil ama bakarız, çalmaya çalışırız dedim ama galiba da çalmadım. daha sonra telefonlar ve maillerle sen acaba ermeni programı yapmasan mı, çok bilmiyorsun tepkileri aldım. bu tepkilerin neden olduğunu da sonra anladım ki, diramayr bir isim değil, bir sıfatmış. yani buyurun ayşe hanım gibi kullanabileceğimiz bir isim değilmiş. diramayr patriğin annesine denirmiş yani arayan patriğin annesiymiş. bu tip pot kırmalarım çok olmuştur, patriğin kendisine bile yapmışlığım vardı.
hrant abiden gereken ilgiyi görmüyordum
peki, ermeni taklidi yapan bir genç olmaktan nasıl çıktın?
türkiye ermeni toplumunun kurumsal yapısını öğrendim, zaten okul ve dernek geçmişim vardı. aras yayıncılıkın, agosun açtığı sivillik üzerinden ermenilik anlatımı bana daha da heyecanlı gelmeye başlamıştı. birçok vakıf yöneticisinin devletle ve devletin resmi politikası ile uğraşamadıkları daha doğrusu bunu çoktan kaybettikleri bir durum söz konusuydu. amatör olarak köşe yazarlığını ve radyoculuğu devam ettirdim. daha sonra hrant abiyi kaybettiğimizde hrantın arkadaşları ekibini kurduk. tüm bunların aslı şu, biz konuşan ermenileriz. ne söylediğimizin çok önemi var mı bilmiyorum ama hrant abinin kaybından sonra toplasınız 7-8 isim sayabileceğimiz kadar, yeni jenerasyonun da dâhil olduğu bir konuşan ermeniler grubu var artık.
radyoculuğun döneminde hrant dinke kırgınlığının nedeni neydi?
ben gazete yazarlığı yaparken, kendi gençlik algımda hep, ben solcu bir adamım, parlak bir adamım niye hrant abiden gereken ilgiyi görmüyorum duygusuna kapılmıştım. onunda ilgi göstermediği, hala kızgın olduğum tarafları vardır. ben isterdim ki, el vererek yeni jenerasyon içinden biraz daha parlayanların ve çabalayanların yer bulabilmesini. hrant abinin de ben kötü bir yöneticiyim. çok gelen oldu ama çok giden de oldu diyerek yaptığı bir özeleştirisi vardır. son dönemlerinde de zaten bana agos gazetesinde yazmamı teklif etmişti. ve ben o zamana kadar ki kızgınlıklarımı hemen unutup kabul etmiştim. ama tabi bu kısmet olmadı. birçok alanda mesaimiz oldu. özellikle o dönem bir ermenice radyo yapılsın projesi vardı. patrik ile hrant abinin arası açıktı son dönemlerde ve tek ortak projeleri bu olmuştu. ben de bir radyocu olarak o projenin heyetinde yer almıştım.
profesyonel ermeniyim
radyoculuktan imc tvye geçişin nasıl oldu?
önemli günler ve haftalar vardır ermeniler için. büyük toplumun merak ettiği zamanalardır bunlar. 19 ocaklar, 24 nisanlar, fransız parlamentosundan bir yasa çıkacağı zamanlar ya da sevag balıkçı gibi ırkçı bir cinayete kurban giden bir gencimiz olduğu zaman bir ermeni lazım olur insanlara. bunu anlayışla karşılıyorum. insanlar yüzleşmeyi şöyle anlıyor, bir tane ermeniyi, bir rumu, bir kürdü, bir romanı, bir trans bireyi, toplumda ötekileşmiş bütün kimlikleri çağırıp, bir masa etrafında söz hakkı vererek, onların anlattıklarını dinleyerek bir yüzleşme olacağını düşünüyorlar. bu mantıklı bir şeydir, ben bunu yadsımıyorum ama hep aynı sorular soruluyor: sana ne oldu.? ve sen de ne hissetiysen, ne yaşadıysan anlatıyorsun. bütün anlattıklarından sonra oturup sen de anlayıp anlamadıklarını ölçmeye başlıyorsun.
nasıl ölçüyorsun?
yüz ifadelerinden anlıyorum. uzmanlaştık. profesyonel ermeniyim dememdeki espri işte bundan kaynaklanıyor. şöyle bir şey düşün, 1915 ile ilgili hissettiğin bir şey var diyelim, ya ailenle ilgili var, ya bir yakınınla ilgili ve sen bunu bütün samimiyetinle anlatıyorsun. sonra bir daha anlat diyorlar ve bir daha anlatıyorsun, sonra yine, sonra yine ve sonra artık otomatiğe geçmiş anlatıyorsun. yavaş yavaş duyguna tecavüz edildiğini fark ediyorsun? bu durum samimiyeti, duyguyu azaltan bir hale geliyor. bir gün bir panelde bana anlat diyorsunuz, peki size ne oldu diye sordum. mesela, 6-7 eylülü görmüşseniz, yanı başınızda yaşanmışsa, bundan sizin etkilenmemeniz mümkün mü? size de bir şey olmuş olması lazım. herkese ortak bir şey olmuş olması lazım. sadece ölenin hikâyesi değil, kalanında hikâyesi ilginç olabilir.
televizyona çıkıp soykırım diyorum sonra dönüp kartvizit lazım mı abi diyorum
son olarak bir not da ben iliştireyim. twitterdan falan sakın takip etmeyin, adamdan boşu boşuna soğumayın. benden demesi yani. sade siyasi yazılarını okuyun yeter. keşke o da sadece o tarz yazılar yazsa ama neyse işte.
buraya hakkinda yazilanlari okuyunca aaaa.. ulan! diye bi dusundugum kisidir. bence gayet net tavirlarla ortaya koyuyor ne demek istedigini ve ne hissettigini. turkiyeye dair gercekleri acikca soylemesi hosuma gidiyor. sanki daha once bu kadar pes pese siralayan net konusan biri dinlememistim. yakisikli adam. ha bir de twitterda irkci soylemlere cok uzuluyorum onun hakkindaki. ben farkli kokenden olup turkiyede yasasam kotu hissederdim cok uzulurdum bu tarz yaklasimlara vicdan azicik ya :(
ayıptır söylemesi 1-2 puan farkla deklere ettiğim tahminlerim tuttu.
bütün bu olan bitenden sonra akp tabanının partisinden vazgeçeceğini, büyük bir sürpriz yaşanacağını düşünen kesimler hayal kırıklığına uğradılar.
o işler öyle kolay olmuyor maalesef.
yaşadığımız baskılar, gençlere reva görülen zulüm, devlet dersinde öldürülmüş çocukların ahı, tehdit altında olan gelecek algısı çevremizdeki herkesin gerçekliği haline dönüşmüyor hemencecik.
sesinizi herkesin duyduğunu, vicdan ve hak adına buna itiraz edeceğini düşünmeniz biraz da acemi öteki olmanızdan kaynaklanıyor sanırım.
hırsızlığın, gaspın, yağmanın, cinayetin, katliamın kalabalık kitleler tarafından onaylandığı bir iklimde kapısını çalacak devlet bulamama haline hoş geldiniz.
teröristliğe, bölücülüğe, vatan hainliğine, dış mihraklığa, ajanlığa, dinsizliğe, allahsızlığa hoş geldiniz.
balkonlara çıkıp meşrebinize, itikatınıza, geleneğinize, gençlerinize, önderlerinize küfür eden, her birinizi açıkça tehdit eden siyasetçi ağzına hoş geldiniz.
kalabalık kitlelerin sloganları arasında hak adına attığınız çığlıkların duyulmamasına, o kitlelerin kapınıza gelmesi korkusuna, polisin, askerin, zabıtanın o kalabalıklardan yana durmasına hoş geldiniz.
tribünlerde hepimiz ogün samastız diye bağrıldığını duyan ermeninin sabrına sığınınız.
çocuğunun bindirildiği beyaz torosun peşinden koşan kürt anasının öfkesine sığınınız.
bu devlet senin değil diyenlerin karşısında ata toprağınızın sıcaklığına sığınınız.
bir daha asla bu devletin sizin olmasını istemeyiniz.
bu devletin sahibi olan zalimlere karşı halkınızın arasına karışınız.
tüm kimliklerin taşıdığı insanca, eşit, özgür, onurlu bir gelecek hayaline ortak olunuz.
konuşacak çok konu, sorulacak çok soru, hesaplaşacak çok mesele var aramızda biliyorum.
ama devlet tehdit ederken niye geldin diye sorulmaz bizim buralarda.
zamanı geldiğinde çaresine bakarız.
belki de hayırlısı olmuştur.
yeni cumhurbaşkanını kürtler seçecek
bu seçimin sadece yerel seçim olmadığını söylemeyen kalmadı herhalde.
hükümet adına bir güven oylaması, yolsuzlukların sandıkta aklanması, tayyip erdoğanın siyasetteki yeni rolünün belirlenmesi, muhalefet liderlerinin konumu, yeni siyasi figürlerin ortaya çıkışı ve en önemlisi cumhurbaşkanlığı seçiminin provası gerçekleşti diyebiliriz.
oy oranlarına baktığımızda chp ve mhpnin kazanma umudu olan adaylar etrafında birleştiğini görüyoruz..
bu ittifakın ki turlu olarak yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir ortak aday etrafında sürdürüleceğini öngörebiliriz.
peki ortaya nasıl bir matematik çıkıyor?
oy oranlarına göre akp adayı = chp+mhp adayı gibi bir tabloyla karşı karşıyayız. (%43) hdp+bdpnin (ahmet türkün aldığı bağımsız oy da eklenirse) oy oranı %7 civarı.
%51i alan adayın cumhurbaşkanı olacağı bu seçimde bu yüzde %7lik oyu hanesine yazdıran kazanacak.
chp ve mhp, kürdün de oy verebileceği bir ortak aday bulabilir mi dersiniz?
barış sürecinin hatrına kürtler akp adayını destekler mi dersiniz?
yıllarca terörist damgası vurularak dışlanmış bir hareket ülkenin cumhurbaşkanını seçecek gibi duruyor.
oy kullandıktan sonra "Bu seçimden çıkacak sonuç AKP'nin Cumhurbaşkanı adayının kaybedecegi şeklinde olacak. Bu düşüşün ilk raundudur. Fazlasını beklemeyiniz." açıklamasını yapan adam.