pasaportları yoktur. ayrıca bok mu var yurtdışında? koşa koşa gidersiniz, sonra vay efendim memleket hasreti, aman da gurbet zor diye ağlarsınız. "yurtdışında azınlık olduğun için eziyorlar seni" diye de ekleyenler mevcuttur. ne diye gittin peki yarram? iş yok, o yüzden. vay amk. "orada kızlar teklif ediyormuş" diye olmasın sakın? 300 kilometre ötende iş var, üşenirsin gitmeye. ama binlerce kilometreye gitmekten çekinmezsin. değil mi? toplu olarak hassiktir diyoruz.
önemli not: gerçekten önemli sebeplerle ve zorunlu olarak yurtdışına çıkanları şiddetle tenzih ediyorum.
ben de çıkmadım, çıkmamayı bir eksiklik olarak görürüm , ilerde napalım o zamanlar gidilmiyordu deme durumumuz da yok, ama bu zavallı olduğumuz anlamına gelmez, nasip deyip geçelim.
Yurdumun vatandaşıdır, kendilerine biçilen hayatı kabullenmiş ve aldığı üç kuruş ile aç kalmamaya, haram yememeye çalışıyordur. Bunca olumsuzluğa rağmen yüzü güler ta ki kendisine zavallı insanlar yakıştırmasını yapan bir o.ç çıkana kadar.
yurt dışına millete hava atmaya çıkan bir piç olacağına, yurt dışına çıkmamış bir zavallı* olmayı tercih eden insanlardır. kim bilir.. belki de, elin yabancısının memleketinden önce, kendi ana vatanını dolaşmak istiyordur.
Hayatinda yurticine girmemis birinden zavalli degildir. Belki de hic degildir, mutluysa sorun yoktur. 50 ulke gezipte mutsuz olan biri daha zavallidir..sonuc olarak zavallilikla yurtdisi arasinda korelasyon yoktur..
Vizyonu dardır. imkanları el verdiği sürece gitmelidir. 2 yaz muğlaya gitme de bir defa avrupaya git. Hiç değilse değişik bir dünya görüşüne sahip olursun, yıllarca anlatabileceğin anılara ve inanılmaz bir havaya. Gerçekten çok farklı, giden anlar.
sosyal gelişimi zayıf kalmış insandır. farklı hayatlar, farklı kültürler...
aynı zamanda cesaretsiz insandır. yersiz korkularla ömrünü geçirir.
ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturur.
biz beyaz türkler gibi üç öğününü farklı şehirlerde yiyemez.