anne bir yandan görüşme der babanla.
bir yandan baban arar.
abin istediğini yap der.
kalırsın öyle bildiğin ortada. telefon çalar açamazsın kapatamazsın. annen söylenir tamam diyemezsin.. dolarsın dolarsın. onlar bağırır dökerler içlerini rahatlarlar. mutludurlar içlerini dökerler çünkü. işte o an göç etmek istersin buralardan.. hatta en uzak gidebilceğin en uzak yerlere gitmek istersin.
ama şöyle bir düşündüğün zamanda sen hiçbirşeysindir. gidebilceğin en uzak yer sanal alemdendir. sözlüğe girersin yazarsın içini dökersin. rahatladığını sanarsın.. **
cenazeler de yankılan o agıtlardır. bazen hıçkıra hıçkıra aglarsnız bazen içinizden yankılanır o acı. ama sevdiğiniz canınız kanınız gidiyorsa. dönmeyeceği bir yolculuğa çıkıyorsa. bir daha bir daha dokunamayacaksanız. işte o an hakroluyor insan.
hüzün fışkırır bu toprakların her santimetrekaresinden. neredeyse bacası tüten her hanenin ekmeğidir hüzün. ana konusu hüzün olan bir filmin reklam araları kadar kısadır bu topraklarda mutluluk. bana hüzünlü anımımı soruyorsun. kısaca cevaplayayım. dün bu gün ve yarın.