boğazda olusan yumruk ile konusma güçlügü yaratan hadisedir ilk başta. tüm gücünüzü toplar tamam konusabilirim artik dediginiz anda bu sefer gozlerden yas gelir yine konusamazsiniz. tek huzur buldugunuz yer sevdicegin yani iken o size gelir ben seninle huzurlu degilim der ve yıkım hızlanır. solucan deligi falan aramaya baslarsiniz diger boyutlara atlamak icin ama bok bulursunuz. sonra mal gibi yasamaya devam edersiniz. sonra gelir bunlari sozluge yazarsiniz cunku anlatacak birileri de yoktur etrafta ya da vardir ama kendinize bok surdurmeye cesaretiiz yoktur. oyleyken boyle iste.
bunaldım hemde çok bunaldım ne doğru dürüst tahsil yapabildim ne bir meslek sahibi olabildim samimi olduğum arkadaşım bile yok 16 yaşımdan beri ekmek davası uğruna 3 kuruş paraya it gibi orda burda çalıştım 2 kere intihar ettim zar zor bizimkiler hastaneye yetiştirdi bende isterdim güzel bir okulum olsun bakarken karşısında utançtan terlediğim bir sevdiğim yarim ve askere gidiyorum geldi çattı inşallah şehit olurum zor geliyor bu hayat bunaldım her şeyden yaşam kaygısından işsizlik korkusundan bir lokma ekmeğe muhtaç kalmaktan.
salla gitsin ya hayat dediğin her türlü geçiyor. Yine de çok güzel bir dönemde yaşıyoruz. Genel görelilik ispatları filan güzel şeyler. En azından yaşanmaya değer bir dönem.
heeehhhh benim başlığımdır.
ulan gurbette 20 sene yaşayıp da ara sokakta akrabamı görmüş kadar sevindim bu başlığı görünce.
hayattan bıkmaakkkkk evetttttt.
bıktım sırf hayattan da değil.
iki yüzlü, kahpe, yüze gülüp arkadan gıybet eden, kötü kalpli, senin mutsuzluğunla kendine pay biçip mutlu olabilen ve
kötü kalpli insanlardan da bıktım ayrıyeten.
yaşadığım bu karmaşık ve keşmekeş ülkeden de bıktım.
iş yok güç yok
huzur yok
ailede bahtiyar ve mesut dolu günler eskide kalmış.
ölen ölene.
daha ne olsun ki?
aslında bıkmak için bir sürü sebebimizde varmış.
Her insanın mutlaka tadacağı bir durumdur. Gün gelecek ölmek isteyeceksiniz ama ölümünde çare olmadığını anlayacaksınız. Geceleri uykusuz kalacaksınız. Gündüzleri yorgun, bitkin olacaksınız. Ailenizle olan iletişimleriniz kötüleşecek. Belkide sessizce ağlayacaksınız. Tek başınıza sahil kenarı olmasada bir parkta veya her hangi bir yerde oturup derin derin düşüneceksiniz. Ve daha fazlasını da yazmak isterdim. Fakat Spoiler vermek istemiyorum.
(bkz: haha çok komik)
Peki nasıl kurtulursunuz?
Hayattan zevk almaya bakın, hayata karşı savaşmayın, sevişin!
Bir şekilde yaşamaktan zevk ve amaç dışı kalmak. Bu ızdırabını siktiğimin dünyasında. Birçok kişi hayattan bıkmış şekilde yaşıyor.
Kimisi çevreye belli ediyor, kimisi etmiyor. Etsen ney etmesen ney. işte güçlü düzenin güçsüzleri yendiği bir sistem dünya denilen velet yurdu. Adalet aramak mı ? Boşversene sen, boşver. Siktir et gitsin.
Bazen şarkılar dinliyorum. Öyle duygu dolu ki, yarıda kapatıyorum. Biliyorum dolan gözler taşımayacak ki, Şarkı devam etse o göz yaşlarını.
Ağlamakta çare değildi çünkü bu kalleş dünyada.
Hiçbir şey eskisi gibi değil. Çocukluk yıllarında olanlar, orada kaldı. Uzaktan el bile sallamıyorlar ne yazık ki. Ne yazık değil mi ?
Adeta çocukluk günlerine bir mahkum edasıyla demir Parmaklıklar ardından bakıyorum. Beni tutsun ve yakalasın, yeniden çocuk olayım istiyorum. Ama olmuyor, gülüyor ve geçiyor mazi , senden geçti diyor.
O çocuğu bulmak birkaç şey söylemek istiyorum. Ama yapamam. o çocuktan geriye bu kaldı işte.
Sözün kısası amaçsız kalmak varmış bu hayatta. Gitmek kolay ama inanç olmasa.
Şu halde boşverdik hayatı çoğumuz. Öylesine yaşıyoruz işte.
Genel anlamda soğumak ve isteksiz davranma ile devam eden ruhsal dengesizlik dönemidir.
Soğudum, bıktım, usandım artık ulan sabah karar alıyorum diyorum ki bana yapılanı kimsenin yanına bırakmayacam.Yazdığıma cevap vermedin ve beni aptal yerine koydun artık benim senin için çabalamamın anlamı yok diyorum akşam oluyor bir mesaj geliyor ve ben ben olmaktan çıkıyorum kendimden nefret ediyorum amk dünyasında öyle seviyorum ki bir mesajı bile bütün nefretimi siliyor.Bir daha yazma diyemiyorum, konuşmayalım diyemiyorum.Ben kullanılmak ve zaman geçirilen birisi olmak istemiyorum.