hayati onemi olan acilar

entry4 galeri0
    ?.
  1. küçük iskender'in muhte$em $iiri..

    bir elmanın armuda dönüşebildiği yıllardı
    çocukların bir azarla arızalandığı yıllar,
    yağmurlardan sözederlerdi
    aynalar emziren kadınlardan sözedercesine,
    -küskün kırçiçekleri ölümcül bir talihsizlikti..-
    kimi sözcükler kimi sözcükleri gizlerdi içinde
    örneğin devrimci, örneğin güzel
    sözcükler büyüydü
    sözcükler düğümdü
    gökçekimine maruz martılarla gelirdi akşamüstü
    o martılara takılıp giderdi sevinç ve huzur,
    aşkın soyadı intihardı
    yaşamın soyadı yorgunluk,
    yeryüzünden militanlara, haklı şelaler akardı..

    bir elmanın armuda dönüşebildiği yıllardı
    sokakların bir kahkahayla kırılıp ağladığı yıllar
    askere giden delikanlının hüznü gibiydi sevişmeler
    teskere almış bir delikanlının gözleri vardı yataklarda
    ters dönmüş bir tırnağın ağrısını duyardık konuşurken
    susmuş bir kuş rengi o kahverengi fotoğraflarda
    yarım bıraktırılmış bir şiirden sözederlerdi
    bıçaklanmış bir komiserden sözedercesine,
    -suyu kimse suçlayamazdı- -
    - -su, çok çözümlü bir cebir sorusu-
    bir kedi ansızın kendi kendini tırmalardı

    bir elmanın armuda dönüşebildiği yıllardı
    bir diş doktoru bütün dişlerini çekerek ölebilirdi
    yani o kadar zor bir zamandı
    herkesin saati vardı ve ölüm arta kalandı
    bir fıkra anlattı mı -açık saçık bir şeydi-
    biri fıkra anlattı mı -abartısız gülüşülürdü-
    soluk bir serinlik serilirdi ortalığa!

    ut çalan bir oğlandan haber getirmişti tüm ömürler
    o ömürler 'defol! ' denmiş ölü postacılar gibi
    o ömürler tay kokardı, sıpa kokardı, ten kokardı
    korkardım seni özlediğimi itiraf etmekten
    korkardım işte, bana ne, korkardım
    -yunus koleksiyonu yapan ipek bir öğretmendim
    dersimin adı: ölmek istemiyorum psikolojisi
    artık ayaklansak burjuvazisi
    öğrencilerin ise: toprak ve ruh, eylem ve sis-
    o kızlar boklu sakız çiğnerken
    o yoldaşlar savaşır ve hüngür hüngür ağlardı

    bir elmanın armuda dönüşebildiği yıllardı
    hatırlarsın, seniha'nin çocuğunu düşürdüğü yıllar
    seniha bir hoş hatıranın lakabıydı
    hem insan kendisiyle ne kadar barışık kalabilir
    televizyonda gökkuşağı belgeselleri
    okul kaçamakları belgeselleri yayınladığı yıllar
    ellerin dudaklarla pastanelerde buluştuğu yıllar
    dizlerin titrediği, dizkapaklarının kandığı yıllar
    o yıllar, hatırlarsın!

    bir piyano çalmıştık gece yarısı mezarlıktan
    beyaz tuşlar devrim sabahıydı, siyah tuşlar
    kaybedilenler
    ve chopin koymuştuk beslediğimiz kedinin adını
    chopin aşağı chopin yukarı
    yani kedilere asansör muamelesi
    velakin mondros mütarekesi yürümüştük
    ne kadar güzeldi mustafa kemal
    sen de severdin hatırlarsın

    bir elmasın altına dönüşebildiği yıllardı
    sağanaklardan sözederlerdi
    bir gazetecinin fotoğraf makinesini kırarcasına,
    küçük odamızın pencereleri günlük gazetelerle örtülüydü
    -köşe yazarımız: hüzün, magazin ekimiz: umut! -
    yerdeki kilimi bir ayrılıkla yakmıştın
    buğulu bir ahu gözü müydü o delik? bir hain gözü?

    duvarlarda ütopyamızın posterleri
    ve çocukluğunda bir çete reisiyken
    giydiğin eldivenin teki
    çitlenbik kokardı hala
    tay kokardı, sıpa kokardı, ten kokardı
    korkardım seni sevdiğimi itiraf etmekten
    korkardım işte, bana ne, hayata ne, ölüme ne!
    binbaşı annenin, babanın kurbağaya dönüştüğü yıllar
    sen bana küçük prens derdin ben sana benerci
    sen bana mayakowski ben sana che
    sen bana werther ben sana tom sawyer
    hem insan kendisiyle öpüşebildikçe artardı
    yani o kadar zor bir zamandı
    sözcükler büyüydü
    sözcükler düğümdü
    hatırlarsın
    suyu kimse suçlayamaz!

    kimi sesler kimi sesleri gizlerdi özünde
    kimi yüzler kimi yüzleri istemsizce,
    doğada tik halinde bir dinginlik vardı
    yaradılışımıza katılmış bir ikonanın varlığı
    renklerimizi, davamızı rahatsız ederdi
    evsahibemiz: tanrının ta kendisi
    kasvetli şey, alışılmış şey, şıllık şey!
    göğüs kafesimize takılmış bir broş
    değildi yüreklerimiz
    allahın her günü sevdalarla dolar dolar boşalırdı
    bir elmanın armuda dönüşebildiği zor yıllardı

    duydum ki
    armut ihraç ediyormuşsun şimdi mut-dışına
    bense, elma topluyorum yine
    komşu bahçedeki darağaçlarından?
    0 ...
  2. ?.
  3. yılmaz erdoğan'ın,
    " yeniliyorum en galip yerlerimden " diyerek açıkladığı acılardır bunlar. en beklenmeyen, en umulmayan, en sağlam ve yıkılmaz sanılan taraflardan gelen yaralardır.
    0 ...
  4. 1.
  5. 2.
  6. küçük iskender'in en güzel okuduğu şiirlerinden biridir.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük